12.03.2006

 

Robert Crumb The Guardian'da

www.seruven.org

The Guardian gazetesi Mart ayında �60�ların hippilerinden 90�ların film yapımcılarına ve 21. y�zyıl k�ratorlerine, her nesil seks saplantılı, insan d�şmanı Rober Crumb�ı yeniden keşfediyor� diyerek �izerle ilgili bir yazı dizisi yayınladı.

Simon Hattenstone, Robert Crumb ve karısı Aline�le bir s�redir yaşadıkları Fransız kasabasına gidip bir s�yleşi yapmış ve uzunca bir giriş yazısı yazmış. S�yleşide Crumbların neden Amerika�dan ka�tıklarından, modern sanata, Crumb�ın �ocukluğundan, elbette Crumb�ın pek sevdiği ve �izgilerinde �ok sık işlediği koca popolu kadınlara kadar pek �ok konuda konuşmuşlar. Bir başka yazıda ise Robert Hughes 1960�larda �underground� dergilerde pop�ler olup sonra da yok olan onca sanat�ıya karşın Crumb�ın neden h�l� �nemli bir sanat�ı olduğunu anlamaya �alışıyor. Dizi Crumblarla yapılan s�yleşiyle bitiyor. Yazı dizisini kısaltarak �evirdik.

D�rt yaşımdayken garip olduğumu biliyordum
Simon Hattenstone

Crumb kırk yıldır en aşağılık arzularımızı �iziyor. O profesyonel bir sapık, �izgilerinde boy g�steren utanmaz bir canavar. Hep iri yarı, koca kal�alı kadınları arzuladı. Ruhsal y�celme peşinde koşan ama fiziksel ihtiya�larına hep yenilen yaşlı bilge tipi Mr. Natural�ı (Bay Doğal) fazla gelişmiş yeni yetmelerle sevişirken �izdi; �rnek bir �ekirdek ailede ensest ilişkiler konulu (Families That Lays Together Stays Together-Sevişen Aileler Uzun �m�rl� Olur) karikat�rler yayınladı; �izgilerinde kafası olmayan kadınlarla ilgili cinsel fanteziler kurdu. LSD ve esrar kullandı; hayal g�c�ne hi� gem vurmadı. Ancak �izdiklerinde bunlardan fazlası vardı: Onu bu kadar g��l� yapan şey �elişkileri, karışık oluşuydu. Sayfalarını fantezilerine a�arken bir yandan da, kendine karşı duyduğu yoğun tiksintiyi de dile getiriyordu.

Crumb aynı zamanda ne kadar �rkek ve utanga� olduğunu ve dağılmış ailesini de anlatıyordu �izdiklerinde. Bir keresinde kendisinden al�ak g�n�ll� ve k�t� ruhlu bir diye s�z edilmesinden, bu yargıyı onaylayarak bahsediyor. İnsanlar kişiliği hakkında ne d�ş�n�rlerse d�ş�ns�nler, şurası kesin ki Crumb 60�ların �i�ek �ocuklar d�nyasında bir k�lt haline gelmiştir ve o d�nemin sanat ve sanat�ılarını derinden etkilemiştir. Bir anlamda �izdikleri kuşağının umutlarına ve korkularına terc�man olmuştur. �alışmaları hi�bir zaman a�ık�a politik olmamıştır ama toplumsal ve cinsel politikaları irdeleyip, eleştirisinde g�z�n� budaktan sakınmamıştır. Bazıları onun bir dahi olduğunu, bazıları cinsiyet�i ve ırk�ı olduğunu s�yl�yor. Kimileri de s�ylenenlerin hepsinin doğru olduğunu.

Terry Zwigoff sanat�ının hayatıyla ilgili bir belgesel yaptığında Crumb 1990�larda bir kez daha �nl� olur. Crumb�ın ayak fetişi, iri yarı, g��l� kadınlara h�kmetmek ve onların sırtına binmek gibi fantezileri olduk�a sıra dışıdır ama asıl Crumb�ın ağabeylerini g�rmelisiniz. Crumblar kesinlikle tarihin en garip ailelerinden.

Robert Crumb, beş �ocuklu bir ailenin ortanca oğlu olarak Philedelphia�da doğmuş. Baba Charles Crumb, sivil hayata uyum sağlamaya �alışan bir donanma �avuşuymuş. Zaten otoriter bir adam olan babası i�in Crumb �İkinci D�nya Savaşı�nda �arpıştı, bir s�r� adam �ld�rd� ve savaştan daha da sert biri olarak d�nd��, annesi i�in ise �Belgeli, tasdikli bir deliydi. Hatta babam birka� kez onu i�eri tıktırmıştı� diyor. Sefil ve baskıcı bir �ocukluk ge�iren Crumb�ın sığınağı �izgidir. Ger�i �izmek bile, onun i�in uzunca bir s�re zorla yaptırılan bir şeydir: �Abim Charles beni �izmeye zorluyordu. Hayali bir �izgi roman yayınevimiz vardı ve abim yayınevinin m�d�r�yd�. Bazen de benim m�d�r yardımcısı olmama izin veriyordu� Charles, iş�isi Crumb�ı �izmeye zorluyordu. Bu y�zden de Crumb �uzun s�re �izmekten hoşlanmadım, �izmek benim i�in �dev yapmak gibiydi� diyor.

Crumb her zaman ailedeki asıl yeteneğin abisi Charles olduğunu s�ylemiştir. Ama Charles zamanla akıl sağlığını kaybeder. B�t�n vaktini dış d�nyadan ka�arak, erkek �ocuklara olan d�şk�nl�ğ�nden korkarak evde annesiyle ge�irir ve 90�ların başında intihar eder. Diğer abi Maxon ise bir sanat�ı ve seks manyağıdır! Alış veriş yapan kadınlara yaklaşıp donlarını indirdiği i�in bir s�re hapse atılır. Terapi g�r�r. Yirmibeş yıldır aynı otel odasında yaşamakta olan Maxon son on yıldır vukuatsız yaşamakta ve resimleri de fena satmamaktadır.

Crumb dokuz yaşına geldiğinde saplantılı bir koleksiyoncu, saplantılı bir karikat�rist ve saplantılı bir nostaljiktir. Amerika�nın hi� bilmediği bir d�nemine dair g��l� bir �zlem duygusuyla yaşamaktadır. Annesi onun i�in �k���k bir yaşlı gibiydi� dermiş hep. �Peki, siz garip olduğunuzu d�ş�n�r m�yd�n�z?� diye sorduğumda, �Evet, elbette� diye cevap veriyor, �d�rt yaşımda garip biri olduğumu biliyordum. Diğer �ocuklar gibi değildim. Daha korkaktım, diğer oğlanların sevdiği o itiş kakışı sevmiyordum. Hanım evladı olduğumu biliyordum�.

Ergenlik �ağında Crumb daha da sefilleşir. Kendini hi�bir yere ait hissetmez ve on dokuzunda intihar etmeye karar verir: �Hayatta hi�bir amacım yoktu; bu hayatı nasıl s�rd�receğime dair en k���k bir fikrim bile yoktu. İntiharı ciddi olarak d�ş�n�yordum ama o işi yapacak cesaretim de yoktu. İntihar etmek cesaret ister. Pek �ok insan korkak bir umutsuzluk i�inde yaşayıp gider. Kendini uyuşturucu maddelerle hissizleştirmek de yarı yarıya intihardır.� Crumb�ın LSD ve esrarla yaptığı da bundan başka bir şey değildir.

Ağabeyleriyle karşılaştırıldığında Crumb daha sıradan ve normal biridir. Hatta Philedelphia�dan Cleveland�a ka�mayı, bir işe girmeyi ve evlenmeyi bile başarır. Burada Fritz the Cat karakteri ve Keep on Truckin� adlı �alışmalarıyla ş�hreti yakalar ve kendini karşı-k�lt�r�n �nemli bir simgesi olarak bulur. Ona daha da inanılmaz geleni ise kimileri i�in istenen ve arzu edilen biri olmasıdır. Peki, bu hoşunuza gitmedi mi diye sorduğumda, hayır cevabını aldım. Bu onu daha da kinik yapmış. �Herşey o kadar a�ık ki. 1968 sonbaharında birden bire kadınlara �ekici g�r�nmeye başladım. Bir g�n sokakta g�rmeden yanından ge�tikleri bir salaktım, ertesi g�n b�t�n o g�zel kadınlar benimle ilgilenmeye başladılar. Aynı şeyi gazeteler ve dergiler yaptı, şimdi de sanat d�nyası yapıyor.� Crumb, ilgilendikleri �n�m, yaptığım işler değil diyor.

Crumb�la konuşmak garip bir şey- mahzun ve kederli birisi ama bir yandan da keyifli ve sanki varoluş sancısını g�lerek unutmaya her daim hazır gibi. En korkun� hik�yelerde g�lecek ve ağlayacak bir şeyler buluyor. G�lerek en yakın arkadaşlarından birinin d�rt şişe Daksil i�erek intihar ettiğini anlatıyor. Kendi umutsuzluğundan bahsedip kıkırdıyor. Hi�bir zaman b�yle g�zel bir hayatı olabileceğini (kızı Sophie, karısı Aline, sanatsal başarı ve para) ummadığını ama h�l� sapına kadar sefil biri olduğunu s�yl�yor ve yine g�l�yor.

60�lı yıllarda, �nl� olduğu g�nleri hatırlatıyorum. Bir s�re sonra �Amerika�nın en sevilen underground �izeri� yaftasından nefret etmiş. Kendisini daha az sevilen birisi yapmak i�in uğraşmış. En karanlık y�nlerini k�ğıda d�km�ş, en korkun� taraflarını �izmiş ve insanların onu g�rd�kleri yerde tabanları yağlayacaklarını sanmış ama �yle olmamış. �Ben de �izdiklerim konusunda daha cesur olmaya karar verdim. Gizlice �izip attıklarım, tuvalete atıp �st�ne sifonu �ektiklerim vardı. Okurlar nereye kadar anlayışlı olacaklar merak ediyordum. Bir yıl boyunca gittik�e daha garip ve �ılgın şeyler �izdim ve sonunda tamamen garip cinsel fantezilerden oluşan bir dizi �ıktı ortaya: Koca Kı�. Crumb�ın bu �alışmayla pek �ok kadını kızdırdığı kesin ama onu b�y�k bir yergici olarak selamlayan pek �ok da hayran kazandı.

Hik�yelerinde kendini hep �ıplak ve şehvet d�şk�n� olarak �izen Crumb aslında olduk�a �ekingen biri. Karısı Aline�in kendini sadece birka� kez �ıplak g�rd�ğ�n� ve eğer karısı kendisi banyodayken i�eri girerse, hemen �st�ne bir şeyler aldığını s�yl�yor. İlk karikat�r�nde bek�retini kaybedişini anlatan Aline�e �politik olarak hanginiz daha az doğrusunuz?� diye soruyorum. Zor bir soru deyip biraz d�ş�n�yor ve �Avantaj onda,� diyor. ���nk� o cinsiyet ayrımcısı, ırk�ı, Yahudi ve kadın d�şmanı�. Crumb bu fikre katılıyor mu? �Galiba b�t�n bunlardan biraz var i�imde. A�ık�a ırk�ı olduğumu s�yleyemem ya da ırk�ılığın hoşuma giden bir d�ş�nce olduğunu. Ama hepimiz bu k�lt�r�n i�inde b�y�d�k ve b�t�n bu unsurların gerilimi var bizde. Bu bir şekilde başa �ıkmamız gereken bir şey, ben bununla dalgamı ge�erek, insanların hassas ve gergin oldukları noktalara mizah katarak başa �ıkıyorum�. Sonra �izdiği bir karikat�r� anlatıyor. Karikat�rde şirin beyaz bir �ocuk elinde �zerinde �Zenci Kalbi� yazan bir konserve kutusu tutuyor ve �Anne, akşam yemeğinde �Zenci Kalbi� yiyelim mi?� diyor. Crumb karikat�r� ş�yle yorumluyor: �Herkes bunu ırk�ı bir karikat�r sandı ama o karikat�r aslında ger�ek d�nyada yaşanan iğren�, kasvetli şeyleri yansıtıyor. Bu işler biraz karışıktır. Aslında bunlar beyaz insanların, zencilerle ilgili d�ş�nd�kleriyle, onların siyahlara olan tavırlarıyla ilgili. O karikat�r� �izerken, �izilenin bir şeymiş gibi g�r�n�p, aslında başka bir şey olması fikrini sevmiştim�

Kaliforniya�da yaşarken Crumb bir s�re sol eğilimli bir bağımsız gazetede �alışmış. Gazete Crumb�la �alışma fikrini �ok seviyormuş ama Crumb�ın �izdiklerini de bir t�rl� hazmedemiyormuş. �izere sipariş veriyor, sonrada okurlarını g�cendirme korkusuyla karikat�r� yayınlamıyorlarmış. Bu yaptıkları yetmezmiş gibi, yayınlamadıkları karikat�r�n orijinalini satıyorlarmış. Crumb �İdeallerim vardı ve bu y�zden o gazeteye �izerek davaya hizmet ettiğimi d�ş�n�yordum. �ok b�y�k hayal kırıklığına uğradım� diyor. Sonra da insanlara olan d�şmanlığının temelinde idealizmin olabileceğini g�n�ls�zce kabul ediyor.

Amerika�dan neden ayrıldıklarını soruyorum. "Bu Aline�nin fikriydi" diyor, �ben olumsuz bir insanım. Nerede ters bir şey g�rsem manyak gibi s�ylenmeye, bağırıp �ağırmaya başlıyorum. Sonunda Aline beni b�t�n bunlardan �ekip kurtardı.� Amerika�dan neden nefret ettiğini sorduğumdaysa �Neresinden başlamalı� deyip sıralıyor:� Tekelcilik, Coca-Cola, George W. Bush, hoşg�r�s�zl�k, Hıristiyan k�ktenciliği, sans�r, fiyatlar, markalar, doğanın katledilişi, betonlaşma.� �Peki, hi� bir şeyini �zlemiyor musun� diye soruyorum, �Galiba koca kı�lı Amerikan kadınlarını �zl�yorum� diye cevap veriyor.



En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|