05.04.2006

 

Robert Crumb The Guardian'da (2)

www.seruven.org

The Guardian gazetesi Rober Crumb hakkında yayınlanan yazıların ikinci b�l�m�n� yayınlıyoruz.

Crumb Artık M�zede
Robert Hughes

Bu g�nlerde 62 yaşında olan Robert Crumb, Amerika ve Avrupa underground k�lt�r�n�n g�rsel sanatlarda yarattığı tek dahi. 1960lardaki underground dergilerinin g�rsel �zellikleri g�z �n�ne alındığında bu iddia garip gelebilir. Sahi, underground �izerleri g�rsel sanatlarda neden daha başarılı olamadılar? Edebiyata kesinlikle damgalarını vurdular. Ama şu bir ger�ektir ki o zamanlar yazıp �izen onca insanın arasında h�l� gelişen ve ilerleyen tek Crumb kaldı. Diğerleri, ya artık �izdiklerine okur bulamadıklarından ya da t�kenip gittiklerinden, bir k�şeye �ekilmişlerdir.

Ama Crumb-fasulye sırığı v�cuduna rağmen yaşıyor ve gelişiyor. Crumb, Bizzare, Zap, Comix, Motor City Comix, Yellow Dog, ya da Snatch Comix gibi elle zımbalanmış, gelip ge�ici dergilerin tekrar tekrar �retilmesiyle yetinmek yerine ger�ek sanat galerilerine doğru ilerledi. Bug�n Fransa�da �izgi roman tarihinin başkahramanlarından sayılıyor, Paris�ten Angouleme�ye kadar pek �ok yerde sergileri a�ılıyor. 2004 yılında K�ln�deki Ludwig M�zesi ciddi bir bilimsel toplantı eşliğinde bir �d�nden bug�ne Crumb� sergisi a�tı. Amerika�daki sergiler ise h�l� devam etmektedir.

Son yıllarda Crumb�la ilgili, �oğunlukla �izgilerinin toplandığı antolojilerden oluşan pek �ok kitap yayınlandı: Anılarından oluşan, eski ve yeni �izimleriyle s�slenen The R Crumb Handbook bu ay Londra ve New York�ta kitap�ı raflarına �ıktı. Hatta Japonya�da Crumb�ın grotesk karakterlerinin plastik oyuncakları bile yapıldı. Sanat�ıyı hayal kırıklığına uğratsa da, �alışmalarına dayanan filmler �ekildi. Crumb�a g�re en b�y�k fiyasko Ralph Bakshi�nin 1972�de yaptığı Fritz the Cat animasyonudur. �te yandan Terry Zwigoff�un 2001 tarihli Crumb belgeseli b�y�k bir başarıdır. Film sadece Crumb�ın eserlerini doğru d�zg�n anlatmakla kalmamış onların arkasındaki bir yarayı da ortaya �ıkarmıştır: �izgi roman saplantısı sayesinde Crumb�ın �izgi romancı olmasına yol a�an, nevrotik abi Charles Crumb�ın �l�m�.

Crumb�ı Disney�in garip bir benzeri/eşi olarak g�rebilirsiniz - şu farkla, Crumb�ınki tek kişilik bir şov- onun ne �kadrolu hayal m�hendisleri�, ne �inicileri, ne de kaligrafları var. Onunkisi tam bir �kul�be-fabrika�, hem de k���k bir kul�be. Modern hayatın �nemli bir y�n�n� sembolize eden seri �retim zaten onun en b�y�k k�buslarından biri. Dolayısıyla, sperm lekeleri ve dışkı kalıntılarıyla �ağızlarının suyu akan yaşlı adamları ve ergen kukularını unutmayalım- dolu olan �Crumbistan� bir iş kolu haline gelmeyecek.

60 kuşağı �izerlerinin pek azı bug�ne kadar gelebilmişken Crumb kendini nasıl kurtardı? ��nk� o d�nemin yaygın fantezilerine kendini kaptırmadı. İnsanları o dalgaya kattı ama asla kendini dalgaya bırakmadı. Yapısı gereği k�t�mser ve ş�pheci biriydi (ve h�l� da �yledir), yani s�zde-devrimin �akır keyif ve numaracı Mesihlerinin aksine ger�ek�i ve d�r�st biri. Eğer d�nemin �underground� k�lt�r�ne bakarsanız �rock saplantısı, u�uran kimyasallar, doğru politik şartlar oluştuğunda insanlığın gizli doğasındaki dayanışma, sevgi, c�mertlik ve cinsel �zg�rl�k y�nlerinin ortaya �ıkacağına dair �ılgın umutlar-, Amerikan k�lt�r�n�n merkezinde var olan �topyacılıktan başka bir şey g�remezsiniz. Yeni D�nya�da her şeyin m�mk�n olacağı ya da olması gerektiğine dair 17. y�zyıl r�yasında da vardı (Bu inan� ne sağın ne de solun tekelindeydi, b�t�n politik kadrolaşmaların �st�ndeydi) .

Crumb bunlara hi� inanmadı. Ya da belki 10 dakika kadar inanmıştır: Yıl 1967�ydi, Crumb, Cleveland�daki karısından San Fransisco�ya ka�mıştı ve LSD�nin ilk darbesini yemişti. San Fransisco�da yeteri kadar kadınla seviştikten sonra (Crumb azgınlığı, pis fantezileri ve kalın bacaklı ve iri kal�alı kadınlara olan d�şk�nl�ğ�n� hi�bir zaman saklamamıştır), olduk�a kısa bir s�rede b�t�n �topik fikirlerin aslında gazoz ağacı olduğunu anlamıştır. Uyuşturucuyla ya da uyuşturucusuz, insan denen hayvan değişmeyecektir. Hep umutsuz arzularının esiri, aşağılık bir yaratık olarak kalacaktır. İnsan ıslah edilemezdir. Crumb onun ruhsal ya da toplumsal bir yenilenme yaşayabileceğine dair fantezilere pek prim vermez.

Bunun yerine i�indeki canavarlarla y�zleşecek, kelimeler ve resimlerle onları anlamlandıracaktır. Sevilen karakterlerinin �oğu -Mr Natural, Flakey Font, Angelfood McSpade, Eggs Ackley, Vulture Demonnesses- 1966�da ortaya �ıkmıştır ve o zamandan beri de varolamaya devam etmektedirler. Artık g�n�m�z�n commedia dell�arte tipleri olmuşlardır: Onlarda kendimizi, ilişkilerimizi, kaybettiğimiz ebeveynlerimizi ve şu anda tepemizdeki g�� sahiplerini g�r�yoruz. D�hiliğin bir insanın kendi isteğiyle �ocukluğu yeniden canlandırmak olduğu s�ylenir ve bu doğrudur da. Ama �ocukluğun isteklerini ve korkularını da yeniden canlandırmayı gerektirir d�hilik, sadece Polyanna saflığını değil.

İşte Crumb�ın dehası kendini burada g�stermektedir. 10 yaşındaki bir �ocuğun, annesinin bir arkadaşının kovboy �izmelerine bakarken hissettiği cinsellik �ncesi arzularında feci bir h�z�n vardır. Bu �ocuk biziz. Crumb�ın kalın bacaklı kadınlarla ilgili fantezilerini paylaşmıyor olabiliriz ama Crumb�ın �izdiklerinin bize anımsattığı bir ergenlik fantezimiz mutlaka vardır. S�permen gibi X ışınlı g�zlerimiz yok, Dick Tracy kadar kavrayış ve sezgiye sahip olamayabiliriz ama ister ebeveynlerimiz, ister polis ister de k���k Robert�in Katolik okulunda karşılaştığı rahibeler gibi otoritelerin, bizi nasıl ezdiklerini �ok iyi biliriz. Bu y�zden de onun karikat�rlerindeki kanlı intikam planlarını canı y�rekten alkışlarız.

Crumb ortak r�yalar �lemine dalıyor ve bunu yepyeni bir dille yapıyormuş numarası �ekmiyor. Neden b�yle bir şey yapsın ki? B�yle bir numara �ekseydi insanlar neden bahsettiğini bile anlamayacaklardı. Otuz yıl �nceki bir s�yleşide ş�yle diyordu Crumb: �İnsanlar benim �izdiklerimin kaynağını bilmiyorlar. Ben hi�bir şey icat etmedim; her şey yaşadığımız k�lt�rden. Ben sadece kişisel tecr�belerimi klasik karikat�r sterotipleriyle birleştirdim.� Bu y�zden Crumb�ı bir �eşit avantgard akıma tıkıştırmaktansa, inan�lı bir modernist olarak g�rmek daha yerinde olur. The R Crumb Handbook�un sonunda kendisini etkileyen sanat�ıların (ressam ve �izerlerin) listesini vermiş. Listede az �ok belli sebeplerle klasiklerden Bosch, Pieter Bruegel, Rubens, Hogarth ve Goya, modernlerden de Reginald Marsh, George Grosz ve Otto Dix var; ama yaşayan bir tane bile sanat�ı yok.
Crumb�ın �ağdaş sanat ortamıyla ilgili g��l� bir hoşnutsuzluğu var. Sanat d�nyasını ikiy�zl�lerin ve moda d�şk�nlerinin sardığını d�ş�n�yor. Sadece bir ��izer�ken sanat�ı sıfatına layık g�r�lmediği g�nlerle ilgili bir kızgınlığı var ama artık o da bir m�ze sanat�ısı. Crumb bunun sebebini bilmediğini s�yl�yor:�Beni nasıl olup da Cy Twombly ile aynı mantık� d�zleme koyuyorlar anlamıyorum. Bu bence tam bir muamma�. Muhtemelen Twombly de b�yle d�ş�n�yordur. Ama bunun bir �nemi yok. Crumb i�in �nemli olan ve okurları i�in de �nemli olması gereken şudur: Crumb elindeki işi iyi yapıyor. Yani hep yaptığı gibi annesi ve babasının onun g�rmesini istemeyeceği t�rden �izimler.

�Zamanında olduk�a �arpık şeyler �izdim.�
Amerikanın en sevilen �izeri olmaktan sıkılmıştım. �izdiklerim konusunda daha cesur olmaya karar verdim. H�l� insanları eğlendirmek istiyordum ama aynı zamanda sınırları da zorlamak niyetindeydim. Sonunda tamamen garip cinsel fantezilerle dolu bir dizi �ıktı ortaya: Koca kı�lı şeytani akbaba kadınlara esir d�şen k���k bir adamın hik�yesiydi bu. Adam sonunda onların hakkından geliyordu. �ok sapık�a bir şeydi. Pek hoş karşılanmadı, �zellikle de bazı kadınlar tarafından. Sebebini anlayabiliyorum aslında.

Bana boyun eğen, her dediğimi yapan iri kadınlara bayılıyorum, b�t�n mesele de budur. İri yarı kadınlarla ilgili sıradan seks dergilerinde baskın olan, h�kmeden hep kadındır. Ben kadınlara h�kmetmeyi �ok seviyorum. Beni sırtında taşıyamayacak kadınlardan hoşlanmam. Bazıları bunu yapmak istemez ama bu yapamayacakları anlamına gelmez. Asıl şaşırtıcı olan kadınların �oğunun bundan hoşlanması. Y�zlercesini sırtına bindim.

Joe Blow adlı �alışmamın New York eyaletinde satışı yasaklandı. Karikat�rde babanın kızıyla seks yaptığı bir aile vardı. Aslında b�t�n aile birbiriyle sevişiyordu. Bu yetkilileri rahatsız etmiş. Burada b�y�k bir sorun var. Ensesti savunmakla, onun dalgasını ge�mek arasındaki farkı anlayamıyorlar. Ensesti ger�ekten de savunmak istesen aile �yelerini birer kahraman gibi �izersin, onları idolleştirirsin. Benim yaptığımsa onları bir mutlu aile komedisi gibi �izmekti. Benim yaptığımla, tek amacı uyarılma satmak olan pornografi arasında ciddi bir fark vardır. Bundan bazı kadınların resimlerini �izerken heyecanlanmadığım sonucu �ıkarılmasın. Devil Girl�de (Şeytan Kız) Aline�den alınma �ok şey vardır. Ama �izerken pek farkında değildim.

Zamanında olduk�a �arpık şeyler �izdim. Devil Girl ve Mr Natural, bayağı sapık�aydı� Mr Natural kafası olmayan bir Devil Girl beceriyor. Bu hik�yeyi �izmeye başladım, iki sayfasını bitirdim ve bu �ok sapık�a diye d�ş�nd�m. Hik�yeye devam etmemeye, �izdiklerimi de atmaya karar verdim. Aline�le konuştuğumda �Hayır, sakın atma. Bu hik�yeyi mutlaka �izmelisin� dedi.

Amerika�da işler gittik�e sarpa sarıyor. Her gittiğimde daha da k�t� buluyorum Amerika�yı. Her tarafta markalar, insanlar daha korkak olmuş, daha �ok kural, daha �ok yasak var, her şey �ok pahalı. Yetişkinliğimin her d�neminde Amerika�dan nefret etmişimdir. Bunun sebebi de Amerika�yı iyi bilmemdir. George W. Bush, Hıristiyan k�kten dinciliğini destekleyerek �ok tehlikeli bir oyun oynuyor- bu hayvan, bu canavar, Nazizm gibi hortlayıp, her şeyi yok edebilir.

A�ık�a politik hi�bir şey �izmedim. Eğer �yle bir şey yapsaydım, �izdiklerimden ve duruşumdan �ok emin olamazdım. Sol g�r�şl� bir gazeteye �iziyordum bir zamanlar, �ok sıkıntılı bir işti. �ok net istekleri vardı ve benden kendi politik bakış a�ılarına g�re bir şeyler �izmemi istiyorlardı. Ve eğer onlara g�re bir şey �izmedimse asla mutlu olmuyorlardı. Mesela u�suz bucaksız tarlaları s�ren devasa, korkun� tarım makineleri �izmiştim. Makinenin �n�nde elinde kılı� tutan sakallı bir hippi vardı. Makinenin i�inden de kocaman bir şey �ıkıyordu falan. �Bu olmaz,� dediler, ��ift�iler g�cenebilir�. Hep bir şey �ıkarıyorlardı karşıma.

Niye Fransa�ya taşındığımızı Aline�e sorun. Onun kararıydı bu. Ben pasifimdir, onun planlarına uyarım. Bu taşınmayla ilgili iki şey var. Birincisi, koca kı�lı b�t�n Amerikan kadınlarını �zl�yorum. Fransız kadınları �ok k���k ve sıskalar. Dişi olduklarını biliyorum; insanlar onların seksi olduğunu da d�ş�n�yor ama beni heyecanlandırmıyorlar. Fazla zarifler. İngiltere�de kadınlara bakıp �Off Yavrum!� dersiniz. İngiltere�nin ve İsko�ya�nın kadınları m�thiştir. Kendilerini sokaktan aşağı �ylece salıverirler. Fransız kadınları asla b�yle rahat olamazlar.

Fransa�ya taşınınca i�inde bulunduğum k�lt�rle ilgili yorum yapma g�revim biraz değişti. Yani, Fransız k�lt�r�yle ilgili bir şeyler �izemem. Burada ne olup bitiyor, bilmiyorum bile. Galiba biraz kimlik bunalımına girdim burada.

İlk karım Dana�yla LSD almaya 1965�de başladık. LSD o zamanlar daha yasak değildi ve uyuşturucu bizim i�in bir �eşit intihar demekti. 1967�de d�zenli olarak esrar i�meye başladım. Bu tam 8 yıl s�rd�.

LSD almamla hayatımın y�n� tamamen değişti. Ama hemen her LSD alışımda, bir noktada kendimi diz ��km�ş i�imde ne var ne yok kusarken ve �N�apıyorum ben?� derken buluyordum. 1965 Kasım�ında feci bir asit aldım ve altı ay boyunca eli kolu bağlı, deli gibi dolaştım ortada. O g�nlerde aklım kaba, rahatsız edici, adi ve ucuz şenlik g�r�nt�leriyle dolu �ok gerilimli, delice bir yere akardı. G�ndelik hayatın �ok mekanik ve k�buslarla dolu bir y�n� vardı. Benliğim o kadar �rselenmişti ki bu benim en bilin�siz olduğum d�nem olmuştur. Otomatik pilota bağlamış gibiydim ve s�rekli �iziyordum. Sevilen karakterlerimin �oğu- Mr Natural, Angelfood McSpade, Shuman the Human, Devil Girl- bu d�nemde, 1966�nın başında ortaya �ıktı. LSD beni başka bir yere g�t�rd�. Tam nereye g�t�rd� bilemiyorum. Tek bildiğim, orası garip bir yerdi. Uyuşturucular beni sosyal şartlanmaların dışına g�t�rd�. Neticede travmatik de olsa bu benim i�in iyi bir şey. Tabi tamamen mahvolabilirdim de. Ben LSD�yi olumlu ve �nemli bir hayat tecr�besi olarak g�r�yorum ama kesinlikle kimseye �nermem.
Meditasyon yaparken h�l� uyuşturucunun etkilerinden kurtulmaya �alışıyorum. Son girdiğim tripler �ok k�t� ve korkutucuydu. Sonuncusunda cehenneme gittiğimi sandım. Şimdi �ocuklar uyuşturucularla oynuyorlar ve hayatlarının sonuna kadar �ekecekleri ciddi etkilere maruz kalabileceklerini bilmiyorlar. Uyuşturucuyu sıradan, eğlenceli bir şey sanıyorlar. Farkında olma, irdeleme, algılama, hatırlama gibi muhteşem yetilerimiz var ama biz bunların ağzına sı�ıyoruz.

Der. ve �ev. Şenol Bezci


En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|