07.06.2006

 

Hayalar Hayalcidir

Serdar K�k�eoğlu

Jodorowsky, Guardian'dan r�portaj i�in kendisiyle buluşan Steve Rose'a daha hen�z r�portajın başında; normal bir adam olmadığını, normal bir bedene sahip anormal bir zihin olduğunu hatırlatıyor.

Kısa filmle uğraşan bir arkadaşım, yazdığı bazı hik�yelerin kısıtlı imk�nlar y�z�nden film yapılamayacağını anlayınca, memleketin �nemli �izgi romancılarından birini ziyarete gidiyor. Tam bir grafik roman hayranı olarak, hik�yelerini iyi bir �izere teslim etmek istediğini s�yl�yor. Deneyimli, parasını işinden kazanan �izgi romancı ise, arkadaşımızın kısa filmlerini de izledikten sonra, şaşırtıcı bir cevap veriyor: "B�t�n resimli romancılar film yapmayı ister, sen film yapmayı �ğrenmişsin; bizim �lemde ne işin var! İkisi birlikte olmaz..." B�y�k cevapları genelde kendisine saklayan �ekingen arkadaşım hik�ye dosyasını, kafasındaki sayısız hik�ye ve projeyi toparlayıp evine geri d�n�yor. Sonradan bu orta yaşlı �izerin Jodorowsky'i hi� duymadığını �ğreniyorum. Aslında �ok da şaşırmamak gerek, aynı sorun pek �ok sinemacı i�in de ge�erli. Ve fakat �izer dostumuz Alejandro Jodorowsky'den haberdar olsaydı, bu sıkıcı cevabı kesinlikle vermezdi ve kim bilir, sanat konusundaki fikirleri daha ilgin� olabilirdi.

Nedense, herkes kendi alanında at koştursun, bizim b�lgemize ge�mesin istiyoruz. Jodorowsky'e g�re bu batı tarzı uzmanlaşmanın bir sonucu. Adeta sanat�ının yerini kadın doğumcu alıyor. Neyse ki, sinemanın hen�z end�stri olmadığı �lkelerde �alışan sanat�ılar bize işlerin daha farklı y�r�yebileceğini g�steriyor. Jodorowsky'nin niteliklerini saymadan �nce kendisine kulak verelim. Guardian'dan r�portaj i�in kendisiyle buluşan Steve Rose'a daha hen�z r�portajın başında; normal bir adam olmadığını, normal bir bedene sahip anormal bir zihin olduğunu hatırlatıyor. (Bu�uel'in r�portaj �ncesi silahını kontrol etmesinden farklı değil) Bir konuda ise gayet emin:

�Sinemacı Değilim�
O, sinemacı sıfatını kesinlikle kabul etmeyen ve ben �ylesine bir insanım diyenlerden. 15 yaşında kom�nist olmayı deneyen fakat hayatı boyunca anarşist kalan, 18 yaşında ise kendi tiyatrosunu kuran biri. 1929 yılında Şili'nin bir sahil kasabasında, Rus Yahudi�si bir ailede a�ıyor meraklı g�zlerini. Hen�z d�rt yaşında, �� Silahş�rler'le beraber okumaya başlıyor. Bu y�zden kitapların her zaman g��l� bir silah olduğuna inanıyor. Erken yaşlarda en �ok şiirle sarhoş oluyor. O d�nem g�nd�z �ğrenci, akşam palya�o. �niversiteden ve k�klerinden sıkılınca, Bu�uel'in de ge�tiği yollardan ge�mek �zere ipini koparıp Fransa'ya doğru s�rrealist bir yolculuğa �ıkıyor. �ıkmadan b�t�n adres defterini denize atar, geri d�n�ş� olmayan bir yolculuktur bu. Farklı şehirler gezecektir hayatı boyunca ve en �ok kendi i�inde yaşamayı sevecektir.

Yıl, 1953. Fransa'da, İspanyol oyun yazarı Fernando Arrabal ve Roland Topor ile Panik Tiyatrosunu kurar ve bir dizi happening ger�ekleştirir. Babaları tanrı Pan'dır. Buda'nın bile egosu olduğunu, egoyu yok etmekten �ok (bilin�altına) eğmek gerektiğini s�yler. Bu ise, kendisinin de herkes gibi d�nyanın merkezi olduğunu keşfetmesiyle noktalanır. Panik yılları sanat�ı kimliğini g��l� bir şekilde oluşturacağı zamanlar olur. Bu arada hen�z d�nyanın en iyi �izgi roman yazarlarından birisi değildir. �izgiler i�in yazmaya, 1966 yılında Manuel Moro ile Anibel 5 ile başlar. Fabulas Panicas gibi, gazete i�in kendi �izdiği şeyler de olacaktır.

1965 yılında, Marcel Marceau ile beraber Meksika'ya gidince, tiyatro �alışmaları hız kazanır ve sınırları zorlayan tiyatro denemelerinin ardından sıra sinemaya gelir. Meksika'da �ektiği ilk film, Arrabal'ın bir oyunun Jodorowsky uyarlaması olacaktır: Fando y Lis. Oyundan akılda kalanlar ve sıfır b�t�eye rağmen, hedef on ikiden kanlar i�inde yere d�şer! S�rreal aşk hik�yesi Meksika'da olay olur, y�netmeni �ld�rmek isterler. Jodo, ş�phesiz Bu�uel'in ge�tiği yollardan ge�mektedir, fakat yıl 1967!

Eastern
Meksika zamanı. �lem, birbirinden k�t� western yapmak i�in yarışıyor. Kafayı Zen'e takan Jodorowsky, t�re kendi imzasını atacağı bir western �zerinde �alışmaya başlıyor. Bu, kadınları seven bir silahşorun hırsının kurbanı olup, yeraltında yeniden doğması ve �atlakları a�ıp ışığı yeniden yeraltına d�nd�rmesinin mistik hik�yesi olacaktır. Batıya �zg� bireysel intikam ve m�cadelenin yerini doğu mistisizminin alacağı kişisel bir deneme. Sonu� inanılmazdır. Tek kelimeyle!
El Topo, New York'ta bir sinemada yedi ay boyunca g�sterilir. Ger�ek�st�, mistik, sert ve sapına kadar bir western. John Lennon filmi izlerken g�zl�ğ�n� d�ş�r�r. Karşık�lt�re ilgi duyan yeraltı gezginleri ve limuzinler sinemanın �n�nden eksik olmaz. Film, geceyarısı sineması k�lt�r�n� de başlatan filmlerden biri olur. J. Hoberman ve Jonathan Rosenbaum, Midnight Movies kitabında filmin gece yarıları insanları k���k salonlara nasıl �ektiğini ayrıntıları ile anlatır. Gen�ler, geceleri yatağından kalkıp gizlice sinemaya gelmeye başlarlar.

Film, uyuşturucu kafasıyla bir tutulsa da, y�netmeni o d�nemde LSD bile kullanmadığını itiraf ediyor. Bu film en �ok da John Lennon'ı etkilemiş olmalı ki, m�zisyen bir arkadaşını Jodororowsy'nin yeni filmi i�in bir milyon dolar koymaya ikna eder. G�r�şme i�in y�netmen u�ak ve limuzinlerle yolculuk eder ve hatta bizzat Beatles tarafından tatlı bir Kızılderili gen� kızla �d�llendirilir.
Yeni film Holy Mountain'ın �ılgın dekorları, kost�mleri, şapkaları, ayakkabıları, hepsi y�netmenin �nc�l�ğ�nde hazırlanır. Film, yapımcısının negatif elektriğine rağmen bir kez daha batı seyircisini sarsar ve kendine getirir. G�rd�ğ� ilgi El Topo'yu bile aşar. Ş�phesiz, �nce Avrupa sarsılır. Kamera arkası da mistik bir mucize �rneği olarak sanat d�nyasının efsanelerinden birisine d�n�ş�r. Ekip aynı evde, az uykuyla ve sıklıkla kendinden ge�erek �ekmiştir filmi. Batı uygarlığının �arpık k�şelerinde zaman ge�iren bir grup insanın yaşadığı uyanışın (tırmanışın) hik�yesidir bu. Bir kez mutlaka ayık kafayla izlenmesi gereken, inanılmaz sahnelerden oluşan bir �yolculuktur�.
Ve fakat y�netmen yorulur, dinlenmeye karar verir. İleride bu d�nemi anlatırken, Buda'nın bekleyişini anımsatacaktır. Zayıf Tusk'ın ardından, Dario'nun kardeşi Claudio Argento bir g�n kapısını �alınca, Santa Sangre ortaya �ıkar. Bir sirk hik�yesinden, tuhaf bir anne-oğul ilişkisine d�n�şen, t�rler �st� bir korku filmidir bu. ���nc� başyapıtı olarak kabul edilecektir.

Ne Kadar Şiddet, O Kadar Sanat!

Tusk ve Sangre'den sonra �ektiği The Rainbow Thief'i sevmez. Fena da bulmaz bu filmleri, ama tam anlamıyla sevmez. ��nk� i�inde kendisi yoktur, şiddet yoktur. �Sanat şiddet ister, şiddet olmazsa, sanat da olmaz� Frank Herbert'in Dune serisinden yapılacak uyarlama �l� doğduysa da, �nl� �izer Moebius ile �alışabileceğini anlar. Fakat Dune biraz i�inde kalır, proje i�in nefis bir ekip kurmuştur. Orson Welles ve Dali oynamayı, Pink Floyd ise m�zikleri yapmayı kabul etmiştir. Hollywood, proje b�y�y�nce panik yapar ve fişi �eker. Jodorowsky i�in bu olay, sinemanın ticari y�n�yle ge� kalmış bir y�zleşmedir. Hik�yelerini �izgi roman kitaplarında ve dergilerinde sunmanın b�y�s�yle sarhoş olmaya başlar. Devir, Avrupa k�şelerinde, yağmurlu manzaraya g�zleri kapayıp yenid�nyalar yaratma devridir. �stelik masadan bile kalkmadan!

Sanat, Superman ve Spiderman...
Sinemanın yerini �izgi roman almaya başlar. �zellikle bilim-kurgularını �izgi roman sayfalarında diriltmeye karar verir ve �nl� evren kurucular ile beraber �alışmaya başlar. Bu arada, dev �izer Moebius'u g�rd�kten sonra �izmeyi bırakıp sadece yazmaya karar verdiğini de eklemek gerek. İki sanat�ının ilk işbirliği, 1978 yılında Les Yeux du Chat ile oluyor. İki yıl sonra ise abs�rd bilim kurgu kahramanı John Difool'u yaratıyorlar. 1982 yılında, Alef-Thau i�in Arno ile beraber �alışıyor. Daha sonra Silvio Cadelo, Georges Bess, Zoran Janjetov gibi sanat�ılarla, �izgi roman yazarlığını geliştiriyor.

Bizde de Moebius ile olan hik�yeleri İthaki'den �ıkan The Incal; yaratım s�reci olduk�a sancılı ge�en, Juan Gim�nez'in �izdiği The Metabarons; Georges Bess ile Son Of The Gun ile The White Lama ve Fran�ois Boucq'la �alıştığı Bouncer gibi başyapıtlara imza atıyor. 1997 yılında, Janjetov ve Fr�d�ric Beltran ile başyapıt The Technopriests'i yaratıyorlar.

Son d�nemde Jodorowsky imzalı �izgi romanlar Amerika'da da yoğun ilgi g�r�yor. Humanoids/DC Comics, sanat�ının yazdığı �alışmaları �zenle basıyor. Ama o Avrupa ve Amerika ayrımının farkında. Bir r�portajında, Amerika'da �izgi romanın Superman, Spidermen ve benzerleri; Avrupa'da ise sanat olduğunu s�yl�yor. 1996 yılında, Georges Bess tarafından �izilen Juan Solo'nun ilk sayısı kendisine senaryo dalında bir �d�l getiriyor.

Ş�phesiz, Jodorowsky'nin tarot uzmanlığı başka bir yazının konusu, ama belirtmek gerek. Bu heyecan verici, �anormal� adam �l�me meydan okuyor ve bozuk İngilizcesi ile kurduğu c�mlelerle sıkıcı d�nyamızı etkilemeye ve baştan �ıkarmaya devam ediyor. Kolay kolay kimseyle konuşmuyor ve �alışmayı tercih ediyor. Bu arada, 150 yaşına kadar yaşamayı hedefliyor. 120'den ise gayet emin. O ger�ek�st� sinemanın en has yapıtları ile bilimkurgu �izgi romanının en sıkı �rneklerini bir �mre sığdırmaya başardı. El Topo'nun devamını kendi �kafasına� g�re �ekmek i�in ise, sinema end�strisine kafa tutmaya devam ediyor. İzindeyiz...

�Pek �ok y�netmen g�zleriyle film yapar, ben hayalarımla yapıyorum!�
1. Haya: erbezi, husye, testis.
2. Tartışmalı Papa se�iminin hemen ertesinde, Jodorowsky'nin son �alışmalarından birisi olan Manara �izimli Borgia'yı, Heavy Metal'in Mart 2005 sayısında okumayı da ihmal etmeyin. Sanat�ı, Papalık makamının k�klerine dair g��l� ve �şiddetli� bir hik�ye anlatıyor.



En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|