28.01.2007

 

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...

Emre Kuzuoğlu

�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme...

Adobe/Macromedia Flash programını herhalde duymuşsunuzdur. Daha �ok dinamik internet sitesi hazırlamak i�in tasarlanan Flash, son yıllarda pek �ok kişi tarafından kullanılan kolay ve olduk�a yetenekli bir program.

Boş zamanınız olursa bir ka� saatte eğlenceli şeyler �ıkartabiliyorsunuz. Flash ile yapabileceğiniz en basit şeylerden biri animasyon. Zamanı karelere b�len programda diyelim ki bir odanın i�inde bir kutu �izdiniz ve bu kutuyu bir yerden başka bir yere taşımak istiyorsunuz. Yapmanız gereken şey hareketin başlangı� ve bitiş karelerini g�sterip, kutunun bu karelerde nerede duracağını belirlemek. Arada kalan diğer karelerde kutunun yapacağı hareketi -yani bu karelerdeki konumunu- Flash sizin i�in kurguluyor. Sonunda �Oynat� tuşuna bastığınızda kutunun belirli bir s�re i�inde bir yerden bir yere gittiğini g�r�yorsunuz. Bu sizi eğlendiriyor: �O zaman kutu gidip a�ılsın ve i�inden bir şeyler fırlasın, şu olsun, bu olsun...� diye d�ş�n�yorsunuz. Program binlerce yeni fikre, harekete, hik�yeye neden oluyor.

Ben de Flash ile oynayıp, teknoloji nerelere geldi, nelere kadir, diye d�ş�n�rken aklıma birden kafamın i�inde y�r�tt�ğ�m kendi Flash programım geldi!

Evet, bir karenin i�inde tanımlanmış olan resim ile bir sonraki karedeki resim arasındaki değişimi kendiliğinden canlandıran ve bana b�y�k bir zevk veren beynimin belki de bilin�sizce geliştirdiği bir program var. Dahası, bu m�kemmel program farklı renk, karakter ve konumlarda yazılmış kelimeleri kafamda farklı tonlarda ve duygularla seslendirebiliyor. Ve karelerdeki resimlerin oluşturduğu hareket ile sesleri bir montaj masasından �ıkmış kadar m�kemmel bir halde kurgulayabiliyor.
Tabii, tıpkı Flash'ta olduğu gibi benim de bu programı �alıştırmam i�in bazı anahtarlara, tanımlanmış objelere ihtiyacım var: Harflere, renklere, resimlere, �izgilere, yani �izgi romanlara...

Hi� �izgi roman okumanın ne kadar uzun s�rd�ğ�n� d�ş�nd�n�z m�? Ben onların bu kadar �ok vaktimi almalarına hep şaşırmışımdır. ��nk� bir ka� kelime ve bir beş-altı resimden oluşan sayfalara yalnızca g�z gezdirseniz yeterli olabilir sanki... Ama nedense �izgi romanlar b�yle okunmaz. Hatta d�ş�n�yorum da �okumak� belki de �izgi romanlar i�in yeterli bir kelime değil. Yapılan şey daha �ok tasarlanmış bir hik�yeyi yeniden; resimlerin birbirleri ile olan ilişkilerini, sesleri, karakterlerin hareketleri kurgulamak. Bu y�zden de resimler ve topu topu on-onbeş kelimeden oluşan sayfalar olduk�a uzun zaman alıyor. Onun i�in �izgi romanlara g�z gezdirmek yeterli olmuyor. İnsan ister istemez bu d�nyaya ve onun kendine has algılayış bi�imine kendini kaptırıyor.

Bir �izgi romanı okumak (??!) aslında olduk�a y�ksek bir konsantrasyon da gerektiriyor. Mesela ben �ok meraklı ve hilebaz biriyimdir. S�rprizleri sevmem. Ama şimdiye kadar bir kez bile �� kare sonrasına baktığımı hatırlamıyorum. Hi� aklıma gelmedi. Bu izlediğiniz bir filmin son sahnesini filmin ortasına yapıştırıp sonrada filmi izlemeye devam etmek gibi bir şey olurdu sanırım. Kaldı ki �izgi romanda harcadığınız efor, film izlerkenkinden �ok daha fazladır. Sinema da koltuğa oturduktan sonra sizin yaptığınız �ok fazla bir şey yoktur. Film şeridinde t�m kareler bizim i�in �nceden doldurulmuştur. Hayal g�c�ne (izleyicininki) yer yoktur.

Basım adetlerinin son yıllarda artığı ve okuyucu profilinin giderek �eşitlendiği �izgi romanı herhalde insanoğlu her seferinde yeniden yeniden keşfediyor. Zira daha �ok bir şehir k�lt�r� olarak kabul edilse de �izgi roman aslında bin yıllardır kullanılan bir anlatım bi�iminin son y�z yılda aldığı yeni şekilden başka bir şey değil.

Nedir �izgi romandaki temel fikir? Birbiri ardına yerleştirilen resimlerle bir hik�yeyi veya fikri anlatmak. Resimlerin arasındaki boşlukta da �programın� y�r�t�lmesini sağlayıp sayfalarda bulunan karelerin dışında, okuyucunun kendisinin g�receği anlık g�r�nt�ler yaratmak. �ok mu parlak bir fikir? Hayır, ama zaten pek �ok şeyde -�zellikle de sanatta-olduğu gibi burada da ne yaptığınızdan �ok nasıl yaptığınız �nemli. Ve eğer resimlerle hik�ye anlatımı bir dilse ve biz buna �izgi roman dili diyorsak. Yani ilk �nermemiz bu ise; Vatikan�daki k���k Sistine kilisesinin tavanında herhalde bu g�ne dek yapılmış en muazzam �izgi romanlardan biri var.

Daha geriye gidecek olursak, �nl� mağara resimleri bile bize o d�nemin �kahramanlarının� nasıl �korkun� dev� bir mamutla savaştıklarını anlatmıyor mu? D�ş�n�n ki k�ğıt ve kalemden �nce resim ve �izgi romanın kullandığı dil vardı. Bu anlatım şekli basit, hızlı ve etkileyici olduğu i�in de �nemini hi�bir zaman kaybetmedi. Hayatımızın bir par�ası haline geldi. Bu dil bizim o kadar temel bir algımızla kullanılıyor ki, �izgi roman tarzı şeyleri s�rekli yaratıyoruz. Mesela, evde ailenizin yaptığı alb�mlere bir bakın; basit �izgi roman dili ile toparlanmıştır bu alb�mler. �zerlerinde genelde �Cem 1980 � 82� yazar. İ�ini a�ıp baktığınız da k���k bir �ocuğun resimlerini g�r�rs�n�z. Sanki kapakta yazılı yıllarda Cem�in hayatının kısa bir �zeti alatılmaya �alışmıştır. Cem emeklerken, doğum g�n� pastasının �n�nde, ilk kez y�r�rken, tatilde, Cem�in yılbaşı fotoğrafları... Hepsi b�t�nde- ve kendi i�lerinde � bir hik�ye anlatır bu resimlerin. Alb�m� kapattığınız da kısa bir hayat hik�yesini izlemiş gibi hissedersiniz. Bir anlamda bu fotoğrafların arasındaki zamanı da kendi programınızla hareket ettirirsiniz.

Zaman ise bu dilin �zerinde y�kseldiği en temel kavramdır. Kareler i�ine sıkışmış olan resimleri �zg�r bırakmamızı, onları hareket ettirmemizi sağlıyıp, her kareyi bir SONRAkine ve bir �NCEkine bağlar. Sonu�ta �izgi roman okuru �nce ve sonraya h�kim olduğunda resimlerin arasındaki zamanı da kendisi şekillendirir.

Bu algı bi�imi insanın s�rekli olarak tekrarladığı en doğal d�ş�nme s�recidir. �izgi romanlar işte bu s�rece anahtar g�rseller ve metinler ile kendi hik�yelerini anlatırlar. �izgilerle yepyeni cesur d�nyalar yaratılır. Yazılar ve resimler birbirini destekler. Karelerin i�inlerinde birbirinden �zg�n, heyecan verici pek �ok yenilik sunulurken, okuyucu kafasındaki Flash programı ile kolayca bunları birbirine bağlar ve benimser.

Bir �izgi romanı herkes zevkle okuyup, anlayabilir. Zaten belki de bu y�zden �izgi romanın değerlenmesi, bir sanat olarak kabul g�rmesi bu kadar zor oluyor. Yani bize bu kadar basit, algılanmasının bu kadar kolay olmasından �t�r�. Sanat, T�rk Dil Kurumu�nun resmi sitesinde �Bir duygu, tasarı, g�zellik vb.nin anlatımında kullanılan y�ntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya �ıkan �st�n yaratıcılık.� olarak tanımlanmış. Yani yaptığınız şey ne olursa olsun beğeni toplayan �st�n bir yaratıcılık başrollerden birini oynamakta. Resmin ve metnin kullanıldığı bir bi�imde �st�n bir yaratıcılığın g�sterilemiyeceğini iddia etmek ise herhalde insanoğlunun aklına yapılabilecek en ağır hakaretlerden biridir.

Sanat eseri dediğimiz şeyin değeri iki bi�imde �l��l�yor. Para ve adet! �izgi roman ise i�eriğinden dolayı değil ama mecrasından dolayı (yani �ok sayıda basılan bir dergi olarak) hem sayıca fazla hem de ucuz. Tıpkı �nl� bir ressamın m�zedeki resminin posteri gibi... Aslında �ok arada kalmış, hor g�r�lmeye meyilli bir tanımı var.

Bu yazının amacı evinizdeki Kızılmaske, Zagor ya da herhangi bir �izgi romana bir sanat eseri olarak bakmanız değil elbette. Ama onlara vurulan basitlik etiketini yırtıp atmak... Onların yaratım s�re�lerinde sanat�ıların ve sizin okurken verdiğiniz emeği bir kez daha g�zler �n�ne sermek. Tabii ki m�ze ve galeridekilerin dışında milyonlarca resim olduğu gibi binlerce k�t� �izgi roman var. Nasıl ki klasiklerin yanının da binlerce ticari m�zik yapılıyor. Basit ve t�ketime adanmış �izgi romanlar da var. Ama kendi adıma s�per kahramanlardan giderek daha az haz alsam da arada bir r�nesans resmini hatırlatan kaslı kahramanların g�rkemli resimlerini g�rmek, cesur ve taviz vermeden hayatlarını yaşamalarını izlemek beni etkiliyor. Bazen de t�ylerimi diken diken eden, bana yepyeni bakış a�ısı kazandıran �sadece bir ka� resim ve yazıdan� oluşan ve herkesin sahip olabileceği değerli bir şeyin var olması �ok hoşuma gidiyor...

[Abdulcanbaz vinyeti: Mehmet Saygın]


En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|