17.01.2005

 

�izgi Roman ve Sinema

Kutlukhan Kutlu

Sinema ve �izgi roman i�in kardeş mecralar denebilir. Birbirine �ok yakın g�rsel dilleri kullanan, bazı a�ılardan benzer gramere sahip iki mecra. Ger�i şimdiye dek, s�rekli bir tarafın �tekine yaklaşmaya �alıştığı iğreti bir kardeşlikti bu. Ancak artık her a�ıdan devir değişti. Artık sinema da �izgi romanın anlatım ara�larına g�z dikebiliyor.

Fellini bir keresinde kendi sinemasının sinemadan değil, Amerikan �izgi romanların�dan doğduğunu s�ylemiş. S�ylediğine g�re �Amarcord" sabit a�ıları ve �oğunlukla hareket�siz kamerasıyla, sadece �ocukluğa değil �izgi bantlara da bir saygı duruşuymuş. Hem "Amarcord"da, hem de diğer bazı filmlerinde �izgi romanlara has o �slubu, o havayı, sabitliğe hapse�dilmiş o dinamizmi nasıl yakaladığı d�ş�n�l�n�ce, yerine �ok iyi oturan bir yorum bu. Ger�i Fellini �izgi romanlardan ilham almış tek y�netmen değil, ama aslında iki mecra arasında belli sinemacıların uygulamalarının kurduğundan �ok daha k�kl� bir bağ var. Ne de olsa yirminci y�zyılda b�y�y�p serpilmiş kitle iletişim ara�ları olarak zaten benzer tarihe sahipler. Benzer aşamalardan ge�ip, bug�n�n hakim g�r�sel k�lt�r�n�n, artık neredeyse i�g�d�sel olarak anlayabildiğimiz bir g�rsel iletişim dilinin oluşu�munda başrolleri paylaşmış durumdalar. Ve elbette bu kader ortaklığı b�y�k �l��de, iki mecra�nın s�zleri ve g�r�nt�leri hammadde olarak kullanan yapıları arasındaki akrabalıktan geliyor. Anlatım ara�larındaki bu ortaklık, iki mecranın �yk� anlatmada benzer teknikler kullanmasını da beraberinde getiriyor. Hem �izgi roman, hem de sinema, belli bir olayı aktarmak i�in, peşpeşe sıralanan g�r�nt�lere başvuruyor. �izgi romanda bu, mecranın doğasına dair �ok net ve ayırt edici bir şeye işaret ediyor. Yaptıkları işin "komik"ten gelme "comics" s�zc�ğ�yle tanımlanmasından rahatsız olan Amerikalı �izgi romancıların bu mecra i�in buldukları isimlerden birinin "sequential art" - yani bodoslama bir terc�meyle "ardışık sanat" - olması boşuna değil. Sinemadaysa, "peşpeşe sıralanan kareler" tanımının iki katmanlı bir anlamı var. �ncelikle, sinemanın doğasında bulunsa da izleyici tarafından ayırt edilemeyen bir teknik ayrıntıyı, sinemada hareket ill�zyonunun aslında sabit karelerin peşpeşe �ok hızlı bir şekilde g�sterilmesi �zerine kurulu olduğu ger�eğini anlatıyor, �teki ve nispeten daha keyfi olan anlam ise, sinemanın da �izgi roman gibi peşpeşe "an"lar g�stererek - bir andan �tekine "keserek" - belli bir s�rece yayılmış olan bir olayı tarif edebilme maharetinden geliyor. Yani bir kısa plandan diğerine atlamak suretiyle �yk� anlatabilme maharetinden. Her ne kadar g�n�m�zde alternatifi (yani belli bir s�reci peşpeşe sıralanan karelerle değil, kesintisiz tek bir �ekimle anlatma y�ntemi) giderek daha kolay kullanılabilir hale gelse de h�l� hareketli g�r�nt�n�n ana dilini oluşturan bu �yk� anlatma bi�imi, �izgi romanın kullandığı anlatım y�nteminin birinci g�bekten kuzeni sayılır. Sonu�ta iki y�ntemde de, birbirinden "kesik" resimlerle �yk� anlatılıyor. Gerek film (en azından, tek plandan oluşmayan klasik anlatımı benimsemiş bir film) izlerken, gerekse �izgi roman okurken, olayları ger�ek hayattakinin aksine s�rekli olarak değil de bir kareden �b�r�ne, bir andan diğerine sı�rayarak takip ediyoruz.

Ancak bu noktada sinema ile �izgi romanın ara�sına anlatımsal bir u�urum giriyor. Sonu�ta sine�ma, �yk� anlatmak i�in art arda sıralanmış g��r�nt�lere başvursa da, genel olarak bir "hareketlilik" ve "akıcılık" ill�zyonu yaratarak işleyen bir mecra. �izgi roman ise, hareket ve akıcılık gibi �zellikleri olmayan, hareketsiz bir zeminin �zerine raptedilmiş sabit karelerden oluşan ve "�yk�n�n akışı"nı tamamen okuyucunun inisiyatifine bırakan bir iletişim aracı. Okuyucu, k�ğıdın �zerine hapsedilmiş bir kareyi kendi istediği kadar g�rebilir; o anı dilediği kadar ayrıntıyla ve dilediği kadar uzun bir s�re boyunca "deneyimleyebilir". �izgi romanın mitik �yk�lere ve anlara (ve tabii ki s�per kahramanlara) �ok uygun olmasının bir sebebi de bu. Bizi olayın akışında b�y�k �l��de edilgen bir konuma yerleştiren sinema, g�z kırptığımızda ka�ırabileceğimiz anlarla doludur; �izgi roman ise yaratımı i�in �ok uğraşılmış ve bin bir ayrıntıyla donatılmış anları uzun uzun inceleyebileceğimiz bir zemin sunar bize. Bu y�zden, klasik sinema anlatımında anları g�z alıcı ve g�rkemli hale getirmenin b�t�n�n akıcılığını zedelediği ve k�t� bir anlatım tercihi olduğu kabul edilirken, �izgi romanda anlar sadece b�t�n�n par�aları olarak konumları bağlammda değil, kendi başlarına da birer anlatım aracı - ve hatta birer sanat eseri - olarak işlerler. G�n�m�zde "Blade" ve "The Matrix" gibi filmlerde, �izgi romanda "an"ın ve genel olarak zamanın kullanılma bi�iminin - ve bununla birlikte farklı bir estetiğin - ufak ufak sinemaya terc�me edilmeye başladığına tanık oluyoruz, �rneğin �izgi romana hi� yabancı olmayan Wachowski biraderlerin "The Matrix"de kullandıkları "bullet time" efekti, zaman ve mekan i�inde tama�men �zg�r olan �izgi romanın (ve ardından da animasyonun, �zellikle de Japon animesinin) başvurduğu anlatım tekniklerinin sinemadaki g�rkemli bir uzantısı olarak g�r�lebilir. "Blade"de ise y�netmen Norrington zamanın akışını dilediği gibi yavaşlatarak, tam anlamıyla dondu�rulmamış olsa da hareketsizliğiyle zamanın i�inde sabitlenmiş gibi g�r�nen "poz"lar elde ediyordu; �yk�n�n kahramanı Blade'i aksiyonun harareti i�inde se�ilmiş ifadeleri ve duruşlarıyla, se�ilmiş anlarıyla seyircinin zihnine kazımak i�in kullanılan melez bir y�ntemdi bu. Aralarındaki kan bağına rağmen bu iki mecra, bir taraftan kendi yolculuklarını yaparken, bir taraftan da taze ve farklı anlatım y�ntemleri bul�mak i�in birbirlerini sık sık yokladılar. Will Eisner'ın "The Spirit"inin yıllarca s�ren macerası bu karşılıklı etkileşime iyi bir �rnek teşkil ediyor. Eisner, o zamanlar sayılı anlatım y�ntemine sahip, olayları yan yana sıralanan ve genellikle benzer ya da aynı a�ılardan g�r�len resimlerde anlatan �izgi �yk�c�l�ğ�n �n�nde yeni ufuklar a�mıştı. Değişen kamera a�ılarıyla ve bariz bir ışıklandırma etkisiyle, sinemasal bir g�rsellik kazandırmıştı �izgi anlatıma. "The Spirif'in Alman dışavurumculuğunun yadigarı olan kapkaranlık g�lgelerle bezeli, bol siyah/beyaz kontrastlı g�rselliğinin hem 4O'lı yılların kara film janrından esinlendiği, hem de bu janrı etkilediği s�ylenebilir.

Sinema ile �izgi romanın bir diğer �nemli etkile�şim noktası ise, ş�phesiz Jim Steranko. Steranko, aslında �izgi romanda �ok fazla �r�n vermiş olmasa da, bu mecrayı dramatik bir şekilde etki�lemiş bir sanat�ı. Sirk g�stericisinden m�zisyenliğe, gazeteciliğe, oradan da �izerliğe uzanan renkli hayatında sanat ya da �izim eğitimi g�r�memiş olan, bu y�zden de Eisner gibi ustaları hocası kabul eden Steranko, Fellini'nin s�ylediğinin tam aksi y�nde bir ifadeyle �izgilerinin k��keninde sinemanın bulunduğunu, �slubunu tamamen sinemasal anlatım teknikleri �zerine kurduğunu s�yl�yor. Bir yandan 6O'lı yılların pop art (ve "psychedelic") estetiğini �izgi romanlara getiren Steranko, bir yandan da Eisner'ın getirdiği farklı kamera a�ıları gibi sinemasal ara�ları zenginleştirmiş, kamera hareketlerine karşılık gelen bazı g�rsel d�zenekler kullanmıştır (�rneğin yana doğru kayan kamera etkisi uyandıran, birbirine bağlı yekpare bir arka plan �zerine oturtulmuş �� ayrı an). İlgin� bir şekilde, Steranko'nun da kara filme �zel bir ilgisi vardır; t�r�n g�zde ara�larından olan dış sese �izgi romanda da yer vermiştir. "Red Tide" adlı ilk "g�rsel roman" olarak adlandırılan kitabının da aralarında bulunduğu Chandler serisi, estetik a�ıdan kara film t�r�ne bir saygı duruşu gibidir. Dahası Steranko, sinemacılardan etkilendiği gibi, sinemacıları etkilemiştir de. Coppola'nın "Dracula"sında y�netmenle birlikte "konsept danışmanı" olarak �alışan James Steranko, ayrıca Spielberg, Lucas, Alain Resnais ve Fellini gibi sinemacıların da ilgisini �ekmiş, hatta hayranlığını kazanmıştır.

Gerek yirminci y�zyılın tamamını kapsayan tarihleri a�ısından, gerekse anlatım ara�larının benzerlikleri a�ısından bir�ok ortak noktası bulunan bu iki mecra, sinemanın sadece "sahneleneni" ya da insanlar tarafından oynananı pelik�le kaydetme safhasından hızla uzaklaşıp, hayatta g�rmemizin m�mk�n olmadığı - ve belki perde de de g�rmemizin m�mk�n olmayacağını sandığımız - bir�ok şeyi ger�ekleştirecek teknik g�ce erişmesiyle giderek birbirlerine daha da yaklaşıyorlar. �izgi roman kıyısından Will Eisner'in uzattığı k�pr�, Fellini'nin izinde sabit anların b�y�s�n�n peşinden g�n�m�z filmleriyle, bilgisayar �r�n� g�r�nt�lerle desteklenmiş yeni bir sinemayla iyice genişletiliyor. �yle g�r�n�yor ki, yolculuğunun başlarında yeni anlatım yolları bulmak i�in sinemadan bir hayli faydalanmış ve zamanla bu mecrayı kendine sabit bir kaynak haline getirmiş olan �izgi romanın, borcunu �demek i�in bol bol fırsatı olacak.

Yazı daha �nce Sinema Dergisinin �Sinemada �izgi Roman� İlavesinde yayınlanmıştır (Aralık 2004).



En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|