09.02.2005

 

Anlat�lan Senin Hik�yendir!

Erdal Da�ta�

Kemal G�khan, Zontelekt�el Abdullah ve Ayd�nlarla Zontalar�n Sava���nda, "zonta" ve "entel" kavramlar�n� bir kar��tl�k i�erisinde ele alarak toplumsal de�i�imleri ve s�n�f atlama u�ra��n� hicvediyor.

I
1980�li y�llarla birlikte y�r�t�len global ekonomik yeniden yap�lanma �abalar� de�erlendirildi�inde, Bat��ya benzer bir �ekillenmenin az geli�mi� �lkelerde de ger�ekle�ti�ine tan�k olunmakta. Merkez-�evre ili�kilerini do�uran etkenler, gerek merkez gerekse �evre �lkelerde kapitalizmin bir �eli�kisi olarak ekonomik, siyasal, toplumsal ve �zellikle k�lt�rel alanlarda varl���n� hissettirmektedir. Her ne kadar kapitalizm, belli d�nemlerde �nemli buhran ve �eli�kilerle kar�� kar��ya kalsa da, bu sorunlar yuma��n�n i�inden ��kmas�n� bilmi�tir. Bu da, asl�nda kapitalizmin kendi evrim s�recinde dayand��� ideolojik arkaplan a��s�ndan pek de yad�rganmayacak bir durum olarak belirginlik kazanmaktad�r.

T�rkiye�de 1980�li y�llarla ba�layan ve g�n�m�ze uzanan benzer bir s�re�, t�ketim k�lt�r� ideolojisinin ivme kaydetti�i, toplumsal s�n�flar aras�nda t�ketimin i�selle�tirildi�i ve t�ketme arac�l���yla yeni kimlikler kazanma y�n�nde �aba harcand��� y�llar olmu�tur. "Hep fazla, daha fazla" t�ketme pe�inde ko�an kitlelerin t�ketim arzular� hi�bir zaman sonlanmayan bir s�re� olarak toplumda yayg�nl�k kazanm��t�r (Baudrillard, 1997). �te yandan, toplumsal s�n�flar i�erisinde t�ketim arac�l���yla bir �st s�n�fa ge�i� ve yeni kimlikler edinme �abalar� h�zla yay�lm��t�r.
Bourdieu�ya (1994:20) g�re, ekonomik a��dan belli bir birikime ula�m�� yeni zenginler, "g�steri��i t�ketim" ba�lam�nda toplumsal yap�da kendilerini farkl�la�t�rmaya �al��maktad�r. K�lt�rel sermayeleri, ekonomik sermayeleri ile kar��la�t�r�ld���nda yoksul kalan bu kesimin hayat tarzlar�, benimsedikleri t�ketim anlay��lar� ile ba�lant�l� olarak "Televole k�lt�r�"n�n do�u�una neden olmu�tur. Bu k�lt�r�n iki g�r�nen y�z� vard�r: Bir yanda �ok fazla kazanan, d�nemin do�as�na uygun olarak h�zla s�n�f atlamak isteyen ve beraberinde "ama�s�zca" �ok t�keten bir kesim bulunmakta, di�er yanda ise a�l�k s�n�r�nda ya�ayan �lkenin b�y�k kesimi "�teki T�rkiye"yi olu�turmaktad�r.
Bu ikili yap� i�erisinde, �stanbul�a g�� eden ve ancak kentin varo�lar�nda ya�ama imk�n� bulabilen alt s�n�flar ile yeni zenginler aras�ndaki u�urumun psikososyal y�n� olan bir derinlikten s�z edilebilir: Bu da bir yok sayma ya da g�rmezden gelme olarak tan�mlanabilir. Ba�ka bir deyi�le, taraflar aras�nda bir "�tekile�tirme" ya�anmaktad�r.

Gerek �stanbul�un yerlileri gerekse yeni zenginler taraf�ndan k�yden kente gelerek hayat m�cadelesine giren kesimler kamusal alan�n istenmeyenleri olarak ilan edilmi�tir. Hemen soral�m: "K�ro, keko, h�rbo, zonta, maganda" olarak tan�mlanan b�ylesi bir kesimden ger�ekten s�z etmek m�mk�n m�? Kald� ki, bu kesim b�ylesi bir nitelendirmeyi hak etmekte midir? Kendilerini �lkenin ayd�nlar� olarak tan�mlayan ancak "entel" s�fat�yla alaya al�nanlar�n, �stanbul�un miras�na sahip ��kanlar�n bu insanlar� kamusal ya�amdan d��layarak bir ba�ka "gezegene" g�ndermeye haklar� var m�d�r?

II
"Maganda" ya da "zonta" kavram�, 1980�li y�llar�n sonlar�nda �stanbul�un "t�ketim merakl�s� gen�lik" olarak adland�r�lan kesiminin alternatif k�lt�rel alanlar�ndan ve rit�ellerinden do�mu�tur. �ncelikle haftal�k mizah dergileri jargonunda ve cinselli�e dayal� espri anlay���nda somutla�an zonta, kendi hoyrat ve sald�rgan erkekli�inden tamam�yla habersiz �bu nedenle de d�nemin ahlaki s�ylemine bula�arak yeti�kin d�nyas�n�n g�rg� kurallar�n� sars�p i�y�z�n� g�steren- alay konusu naif bir tip olarak ortaya ��km��t�. �stanbul�un "t�ketim merakl�s� gen�li�i" zonta tipini yaratarak pop�ler yeti�kin k�lt�r�nden �c�n� al�yordu (�nc�, 2003: 186).

�zerinde ya�ad���m�z co�rafyada, toplumsal ili�kiler silsilesi i�erisinde �entel� ve �zonta� s�zc�kleri �o�umuz taraf�ndan farkl� ba�lamlarda dile getirilmi�tir. "K�ro, keko, h�rbo, zonta, maganda" s�zc�kleri �o�u kez birbiri yerine ikame edilen niteleme s�fatlar�n� olu�turmaktad�r. Kamusal alanda yere t�k�ren, s�mk�ren, burnunu kar��t�ran, cinsel uzvunu uluorta elleyen, bol k�ll�, b�y�kl� ve ��valye y�z��� t�r�nden aksesuarlar ile kendisini var eden tipolojiler �o�u kez "zonta" olarak de�erlendirilmektedir.

�nc��ye (2003: 190) g�re, maganda / zonta kaba kuvvete, k�ll� bir v�cuda, doyurulmas� imk�ns�z cinsel i�taha sahip bir tiptir. G�sterildi�i ortam neresi olursa olsun �ev, park, plaj, disko vb- i�ren�li�i ile hemen fark edilmektedir. Zonta, bir sosyok�lt�rel tiplemeyi temsil etmekten �ok toplumsal varolu�un dokusunda ya�ayan ancak a��k�a ifade edilmeyen bir k�lt�rel olguyu yans�tmaktad�r.

Zonta, asl�nda toplumdaki "�teki"dir. ��g�� sonucu geldi�i �stanbul gibi metropollerin varo�lar�nda ya�am�n� s�rd�ren, marjinal sekt�rlerde �al��an bu kesimin kendi i�inde resmi olmayan bir dayan��man�n ya da �rg�tlenmenin izlerine rastlamak olas�d�r.

Bir �st s�n�fa ge�mek isteyen orta ve orta alt s�n�flar�n ahlaki, estetik ve k�lt�rel a��dan d��lad�klar�, kamusal alanda y�z y�ze gelmekten �ekindikleri, kimi zaman tiksinerek g�rmezden geldikleri ya da a�a��lad�klar� insan profilinin kurumsal olarak bu niteleme s�fatlar� alt�nda kategorize edilip / edilmeyece�i ayr� bir tart��ma konusu olmakla birlikte, bu yaz�n�n temel �er�evesini Kemal G�khan G�rses�in zonta k�lt�r�n� ve ayd�nlarla (!) aras�ndaki �eli�kileri lezzetli bir �slup ve �izgileriyle aktard��� Ayd�nlarla Zontalar�n Sava�� adl� kitab�n�n sonunda belirtti�i �u uyar� c�mlesi olu�turmaktad�r: "Tela��n�z� mazur g�r�yorum. Elbette ki bu �yk� t�m�yle hayal �r�n�. �lkemizde zonta diye bir �ey yoktur. Ayd�n diye bir �eyden nas�l bahsedemeyeceksek�" (G�rses, 1989: 47).

Ger�ekten de T�rkiye�de ayd�n kimli�i nas�l tan�mlanabilir ve de�erlendirilebilir sorusunun cevab� olduk�a sorunlu. Kemal G�khan��n �izgilerinden yola ��karak ayd�n / yar� ayd�n ayr�m�n� ortaya koymak gerekiyor. Ak�z�e (1990: 68) g�re, zontan�n tersine yar�-ayd�n bir tipleme olarak entel, okul y�z� g�rm��t�. Epeyce dirsek ��r�tt���, bolca m�rekkep yalad��� bile s�ylenebilirdi. Ama pek i�e yarar bilgiler de�ildi edindikleri. Konu�mas�, kimselere benzemiyordu. G�zl�kleri yuvarlakt�. Birisi bir yerde "ayd�n" s�z�n� sarf etmeye g�rs�n, hemen kendisinden bahsedildi�ini san�yordu. Zontalara bu nitelemeyi yak��t�ran oydu. Ama ona da "entel" ad�n� takm��t� birileri ve o buna pek i�erliyordu. Entel kad�nlar sa�lar�n� k�sa kesiyor, erkekler ise sakal b�rak�p, pipo i�meye �al���yordu. Denizi g�ren �ayhaneleri, caz �alan barlar�, dergileri, panelleri, omuzunda as�l� �antas�nda kitap ta��may� seviyordu bu �lkenin entelleri�

III
Kemal G�khan��n anlatt��� zontalarla entellerin sava��, �stanbul�da bir belediye otob�s�nde ba�l�yor. Aksaray otob�s�nde, bir zonta bir entelin �st�ne aban�yor, entel de sesini ��karm�yor / ��karam�yor ama duruma fena halde i�erliyordu. "Arkada��m� Bu kolunuz biraz alan�m� etkiliyor san�yorum ben�" deyivermi�ti zontaya. Zonta ise buna �ok k�zm��t�. Hemen otob�sten indirip d�vmeye ba�lam��t� enteli. Olay� ba�ka enteller g�rm�� ve yard�ma ko�mu�lard�. Bir kad�n entel, gayretke�lik yap�p zontan�n g�z�n� ��karm��t� (ve "Ben kirlendim art�k, zonta kan� de�di elime" diye peri�an olmu�tu).

"Olay" burada kapan�r gidebilirdi. Asl�na bak�l�rsa, entelin olay� ile zontan�nki farkl�yd�. Entel i�in "feminizm, e�cinsellik, arabesk olay�" vard�. Zonta ise "olay�m oldu" dedi�inde ge�en y�l bir k�z� sevmi� oldu�unu anlatmak istiyordu. Ama bu kez olay de�i�ikti ��nk� olay ��km��, zontalarla enteller kap��m��t�. Sava� b�yle ba�lam��t� (Ak�z, 1990: 69). G�z� ��kar�lan zonta bir anda "ay�men"e d�n��erek, canh�ra� bir ���l�k atmaya ba�lar. Koca kentin b�t�n zontalar� bu ���l��� duyarak yard�ma ko�arlar. Kar�� taraftaki enteller ise "�nsanl�k onuru, zontalar� yenecektir" diyerek birle�irler. Do�u co�rafyas�nda �rg�tl� bir toplum modeli yoktur. Ancak, iyi ve k�t� g�nlerde etnik, mezhepsel ve hem�ehrilik ili�kileri ba�lam�nda dayan��ma devreye girer. T�pk� entellerin kendi aralar�nda ge�ici ittifaklar kurdu�u gibi zontalar da kendi aralar�nda birle�ir.

Zontalarla entellerin sava�� �yk� boyunca s�rer. Zonta yap�lanmas� Topkap��daki Anadolu otogar�nda ba�lamaktad�r. Hem�ehrilik ili�kileri ba�lam�nda h�s�m, akraba ve yak�nlar �ncelikle otogarda kar��lanmakta, sonra da e�itilmek �zere Belgrat Orman� Zonta Kamp��na g�t�r�lmektedir. Burada zonta adaylar�na nas�l y�r�n�lece�i, t�k�r�lece�i, feminist entellerin mor i�nelerine kar�� nas�l savunma geli�tirilece�i ��retilmektedir. Kamp�n sahibi ve zontalar�n reisi, lahmacun tr�st� olarak bilinen Zonta Zeynel�dir. Zeynel, d�nya g�r��� olarak �lk�c� / milliyet�i bir kaynaktan beslenmektedir. Burada entel kesim ise "gom�nist" olarak tan�mlanmakta ve 1980 �ncesi d�nemin siyasal ko�ullar�n�n bi�im de�i�tirerek farkl� mecralarda s�rd���ne i�aret etmektedir.
Zontalar, "arabesk" konulu bir paneli basarlar. Arabesk hakk�nda devletin s�ylemiyle, panele kat�lan entellerin g�r��lerinin benzer oldu�unu "ba��racaklard�r": Onlara g�re zontal�k, ya�anan bir realite ve olgudur. Kendilerinin, entellerden daha fazla ezildi�ini de eklerler. Televizyon ve radyoda �ark�lar�n�n yasakland���n� hat�rlatarak panel yapmay� da kendileri yasaklarlar.
Zonta-entel sava��n�n �iddet kazand��� anlardan biri, Zeynel�in adamlar�ndan birinin Tarlaba�� semtinde Hac� H�srev Baba�n�n g�m�t�n�n bulundu�u mezarl�kta �ld�r�lmesi olmu�tur. Zontalar�n reisi Zeynel �ok sinirlenir ve m�ritlerine arkada�lar�n�n intikam�n� almalar�n� emreder: "Bir garde�imiz gom�nistlerce gatledildi� Gan� yerde kalmayacak� Ben Zeynel�sem, onlar da bitiktir aynen�"

Bunu destekleyen iki olay pe�i s�ra geli�ir: Birincisi, entellerin bir imza g�n�ne kat�ld��� ve standlarda yer alan kitaplar� inceledi�i bir s�rada zontalar kitabevini basarak yang�n ��kar�rlar. �kincisi ise, entel bir gen� olan Kenan��n, zonta k�kenli Hat�e�yle a�k�n�n mutsuz bir sonla bitmesidir. Hat�e�nin zonta a�bisi duruma m�dahale ederek Kenan�� d�vm��t�r. Kenan dayak yemi� ve h�z�nl� bir �ekilde rak� sofras�nda ya�ad��� olay� arkada�lar�yla payla��r.

Tam bu noktada Kemal G�khan, ta en ba�a otob�se geri g�t�r�r bizi. Entel i�inden, "Aa!.. Buras�!.. Aman yarabbim! Demek d��m�� her �ey! Ben hi�bir d���nd���m� s�ylememi�im ve bir karabasanm�� g�rd�klerim�" der.

Bizim entel a��r� tepki g�stererek �nce zontaya dirsek atar ve sonra ��yle der: "Hayvan! K�y�ne d�n! Kolumu eziyorsun! S�rt�ma ��k�yorsun! Nefret ediyorum! Bilmiyor musun?.." Zonta ise mah�up bir ifadeyle entelin k�zg�nl���na �u cevab� verir: "Niye �yle s�yl�yorsunuz garde�im� Bir an tikkatsizlik etmi�im, �ok �z�r dilerim do�r�s�� pard�n�"

Entel, bu durumu �a�k�n bir y�z ifadesiyle de�erlendirmektedir. Hik�yenin anlat�c�s�, bir sonraki sayfada yer alan foto�rafta, Beyo�lu�nda g�rd��� bizim entele, i�inden "Hayretlerim sonsuzdur!" diye k���mseyerek bakar. Kemal G�khan, zonta k�yafetiyle �ektirdi�i foto�raflar nedeniyle tarafgir say�labilir mi? Yoksa ironi say�p ge�elim mi?

�yk�n�n sonunda sava�� zontalar kazand�lar ve manifestolar�n� yay�nlad�lar: "Tak�lma olay�ma, hayretimi al�rs�n�" Tabii b�t�n bunlar birer masald�. Ne de olsa "istemedi�i kadar Do�u�da, ba�arabildi�i kadar Bat��da" bir �lkenin kocaman kentinde ge�iyordu. Kemal G�khan G�rses, kitab�n� haz�rlarken zontalar a��s�ndan olaya bakt���n�, entelleri, yar� ayd�nlar� ise daha fazla karikat�rize etti�ini s�ylemektedir. Ger�ekten de, kitaptaki zontalar "ger�e�e" daha yak�n konu�urken, rakiplerinin s�ylemlerinde bir "ekstra" abartma g�r�nmektedir (Ak�z, 1990: 69).

IV
Kemal G�khan��n zonta-entel ikilemine ili�kin bir ba�ka kitab�, Zontelekt�el Abdullah (metin i�inde bundan sonra ZA olarak ifade edilecektir) tiplemesinin ser�venleri hakk�ndad�r. �yk�de ana karakter olarak yer verilen ZA karakteri, Do�u-Bat� ala��m�, melez bir tipolojidir. Zontal�ktan entelli�e y�kselen, oradan da politikaya soyunan Abdullah��n hayat hik�yesi, a��k bir entellik ele�tirisini de i�ermektedir.

ZA, yaz�n�n giri�inde de belirtildi�i �zere d�nemin ekonomik, siyasal, toplumsal ve k�lt�rel havas�n� yans�tan �nemli bir tipleme �rne�idir. K�yden kente g�� eden k�rsal k�kenli kalabal�k bir ailenin, kentin varo�lar�nda do�an (do�du�u anda da diktikleri gecekondunun ba�lar�na y�k�ld���) ve mahalle aralar�nda arabesk ile b�y�yen �ocu�u Abdullah asl�nda olduk�a naif bir tiptir. Ne var ki, sonradan g�z� a��lacak ve h�zla s�n�f atlaman�n yollar�n� arayacak, ba� d�nd�r�c� bir y�kseli�in ard�ndan yeniden kendi s�n�fsal konumuna geri d�necektir.

ZA��n hayat�, asl�nda hayat�n i�inden bir hik�ye olarak �nem kazanmaktad�r. Abdullah �ncelikle zontal���n, sonras�nda entelli�in t�m �zelliklerini ki�ili�inde toplam��t�r. ZA, ba�lang��ta �stanbul �mraniye�deki amele pazar�nda i� bekleyen, amele arkada�lar�yla tek g�z odada kalan ve arabesk dinleyen vas�fs�z bir �al��and�r. Hafta sonlar�, arkada�lar�yla mektepe (geneleve) gider.

ZA, esasen ince bir ki�iliktir. �rne�in, a�z� kokmas�n diye lahmacun yemez, genelevdeki hayat kad�nlar�na ac�d��� i�in onlarla yatmaz ve bunun �zerine arkada�lar� taraf�ndan "kibar hanzo!" diye alaya al�n�r. Onlara verdi�i tepki ilgin� ki�ili�ini de anlatmaktad�r: "Kesin lan amele muhabbetini� Siz �kamu vicdan��ndan ne anlars�n�z ki! His �z�rl�ler�"

Zontalar ile enteller aras�ndaki ilk gerilim yine bir belediye otob�s�nde ba�lar. Kemal G�khan��n neredeyse bir m�zikal havas�nda kurdu�u sahne Ortak�y�de sonlan�r. Enteller, zontalar�n �stanbul�u kirletti�ini s�ylemekte, otob�slerde "ford�uluk" yapmalar�n� ele�tirmekte ve onlar�n e�itime ihtiya�lar� oldu�unu vurgulamaktad�r. Kad�n enteller ise ayn� m�zikal havada, ironiyle ��yle demektedir: "Bize dokundurun diye! Acayip zevk al�yoruz bundan� Burun dire�imizi s�zlatan ter kokunuzdan! Uu ken ta� diiz! Bize kenta�dizebilirsiniz!"

Ayn� sahnelerde, Ortak�y��n bir entel mek�n� oldu�u ve bu mek�na zonta ve magandalar�n giri�ine izin verilmemesi gerekti�i iddia edilirken, zontalar�n �tekile�tirilmesi mizahi bir dille i�lenmektedir. Entellerle-zontalar aras�nda ge�en bir diyalogtan:
"Size daha �nce s�ylemedik mi? Buras� ayd�n bir mek�n! Zonta istemiyoruz demedik mi? Tabii duymazs�n�z ileti�im �z�rl�ler! Mahvettiniz g�zelim �ehri! Lahmacun kokuttunuz bakire �stanbul�umuzu!"

ZA, entellere cevap vermekte gecikmez: "Kusura bakma ama hem�erim, siz de alkol kokuttunuz� Ne yani, k�r� kadar yerler a��p, bar levhalar�yla ortal��� m� ayd�nlatt�n�z? Siz de piza, hamburger kokuttunuz vesikal� bakire �stanbul�u."

Uzayan tart��ma, sonunda i�kili bar muhabbetine d�n���r. Derin bir entel-zonta "sorunsal�n�n" tart���ld��� ortamda, ZA ile �epnem aras�nda bir yak�nla�ma ger�ekle�ir. Bu s�rada, ZA��n �i�ek�i k�zdan �epnem i�in �i�ek sat�n almak istemesi, T�rk filmlerini �a�r��t�ran bir diyalogun geli�mesine neden olur. �i�ek�i, (tesad�f bu ya!) ZA��n k�yden sevgilisi Ay�e ��kar. Ay�e�nin k�skan�l�k belirtileri ve ZA�a sarf etti�i s�zler, kahraman�m�z� m�thi� derecede �zer ve a�lamas�na neden olur. Geceyi, �epnem�in evinde ge�iren ZA sabah, onunla birlikte ya�aman�n kendisine kazand�racaklar�n� �ark kurnazl���yla hesap eder. Niyeti, �epnem�in evine sevgili olarak temelli kap�lanmakt�r.

�epnem ile ya�am� payla�t��� andan itibaren, ZA��n fiziksel g�r�n�m�nde entel olma y�n�nde �nemli de�i�iklikler ya�an�r. Sa��na kuyruk yap�l�r, kot giyer, k�pe ve fular takar, pipo i�meye ba�lar. ZA, �epnem�in k�t�phaneden se�ti�i kitaplar� okumaya ba�lar. �epnem, vaktinin ve enerjisinin b�y�k bir b�l�m�n� ZA��n sosyalle�mesi ve e�itimine ay�r�r. ��nk� o zontal�ktan ��k�p, entel olmak zorundad�r art�k. ��in i�inde a�k da vard�r elbet: �epnem i�in ZA�a bir ba�lanma s�z konusudur. Panele kat�l�rlar, �epnem�in e�cinsel arkada��n�n resim sergisinin a��l���na giderler. Sergi sonras�, grup�a bir e�lence mek�n�na kafa da��tmak i�in gidilir. Kap�daki g�venlik g�revlisinin sorun ��karmas� �zerine, �epnem d�nemsel ko�ullara uygun olarak �antas�na davran�r ve kredi kartlar� silsilesini sergileyerek arkada� grubunun i�eriye girmesine imk�n sa�lar: "A�bi, art�k ne oldu�un diyil, ne kadar kredi kart�n oldu�u �nemli bu devirde!"

ZA, girdi�i e�lence ortam�nda kar��la�t��� enstantaneler kar��s�nda �a�k�nl�k g�sterir: "E�cinsel ve lezbiyen gibi farkl� / ara toplumsal cinsiyet kimlikleriyle kar��la��r. ��plak kad�nlar�n �amur g�re�ine tan�k olur. "Hey! Ben b�yle medeniyetin tam orta yerine!" der. Kad�nlar �amur i�inde debelenirken, Amerika�da mazt�r yapm��� Sanayici bilmemnenin o�lu k�z� yahut falanca �irketinin executive managerleri i�leri ge�erekten seyrediyorlar� Ben mi zontay�m yoksa bunlar m�? Deyin bi yol bana?"

ZA y�kselme, daha �st s�n�flara ge�i� yapma, dolay�s�yla "para kazanma" pe�indedir. Yumu�ak Gereklam Ajans��n�n sahibi Ali�yle bir kafede kar��la��r ve bir anda hayat� de�i�ir. Reklam yazar� olur. �lk i�i, bir ticari reklam kampanyas�d�r. ACDA markal� bir deodorant�n sat���n� art�rmas� gerekmektedir. �lk kampanya haz�rl��� patronu taraf�ndan be�enilmeyen ZA, i�i b�rakmak ister. Ancak patronu kabul etmez. Biraz dinlenmesini ve �epnem�i ziyaret ederek kald��� yerden devam etmesini ister. �yi k�t� ilk reklam i�ini tamamlar ve ba�ar� kaydeder. Reklam i�inde ��hret kazan�r ve �nl� bir rekl�m yazar� olur.

ZA, daha sonra siyasal reklam i�ine girmek zorunda kal�r. Bu durum, ZA��n bir anlamda politikaya at�lmas� anlam�na da gelmektedir. ZA��n �al��t��� ajans, Do�ru Sosyal Demokrat Anavatan Partisi�nin siyasal kampanyas�n� �stlenir. Bu konuda endi�eli olan ZA�a patronu, �u c�mleyle kar��l�k verir: "Al���rs�n Apo�cum! Sen, �Yeni D�nya D�zeni�nin adam�s�n! �st�ndeki paltoya nas�l al��t�ysan, yeni ideolojine de �yle al���rs�n!"

ZA, g�z� kara parti kampanyas� i�ine girer. Art�k o eski naifli�ini de geride b�rakm��t�r. Serde yer alan �ark kurnazl��� peki�mi�, y�kseklere z�plama arzusuyla katlanm��t�r. Siyasal kampanyay� haz�rlamakla kalmaz, parti genel sekreterinden gelen teklifi de�erlendirerek k�sa s�rede milletvekili adayl���n� benimser. Ancak, �nemli bir sorun vard�r. ZA��n milletvekilli�ine aday olabilmesi i�in aile kurmas� gerekmektedir. ZA, e� olarak �epnem ile Ay�e aras�nda karar veremez. �kisi aras�nda se�im yapmak zorundad�r. Bu durum ZA i�in zor bir se�imdir. Bir yandan �epnem�i idare etmeye ve a��k kap� b�rakmaya �al��mas�, di�er yandan da eski k�yl� sevgilisi Ay�e�yi milletvekili e�i olarak tercih etmesi ZA��n sonunu haz�rlar. ZA��n ya�ad��� bu ��kmaz, hem her iki sevdi�ini (!) hem de s�n�fsal konumunu kaybetmesine neden olur.

�epnem�in ihbar� �zerine, ZA��n asker ka�a�� oldu�u ger�e�i ortaya ��kar ve g�zalt�na al�n�r. B�ylece potansiyel milletvekili aday� olma sevdas�ndan vazge�mek zorunda kalan ZA, melez bir tipoloji olarak yeniden zontal��a geri d�nmek zorunda kal�r.

(...)

Yaz�n�n tamam� Ser�ven, �izgi Roman Ara�t�rmalar� Dergisi Say�:2'de...


En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|