25.04.2005

 

Psikolog G�z�yle Zararl� Ne�riyat

Sabri Esat Siyavu�gil

T�rkiye�de �izgi roman kar��tl���na �rnek g�sterilebilecek, 55 y�l �ncesinden bir yaz� yay�nl�yoruz. Yaz�n�n �nemi, Sabri Esat Siyavu�gil gibi entelekt�el ve �zg�rl�k�� bir bilim adam�n�n kaleminden ��km�� olmas�.

Bize �ocuklu�umuzda keyifli ve heyecanl� anlar ya�atan kitaplar vard�. Jules Verne'in ve M. Zevaco'nun T�rk�e�ye �evrilmi� romanlar�n� birer birer hatmederdik. Tabii, bizi bu kitaplara, ba�l�yan �ey, macera zevki idi. Bulu� �a��na kadar al�kalar�n�z, daha ziyade tabiati veya insanlar� yenen kahramanlarda toplan�yor. Bug�n�n �ocuklar�, binbir tehlikeden kurnazl��ile veya bazusunun kuvvetile kurtulup haks�zl��� alteden film kahraman�n� nas�l alk�� alk��l�yorlarsa, biz de bu romanlarda tek ba��na y�z ki�iye sald�ran sil�h��re veya icat etti�i acaip bir u�akla g�ky�z�nde g�nlerce dolanan mucide �yle hayran olurduk.

Birbirine ba�lan�p giden heyecanl� maceralar aras�nda, g�zlerimizin �n�ne tarih ve co�rafyan�n, m�sbet bilginlerin en merakl� ve en cazip sayfalar� a��l�p serilirdi. Mesel� Jules Verne'in Kaptan Hatras'� bizi kutuplar�n buzlu denizlerinde dola�t�r�rd�. Her sayfas�nda, ancak birka� seyyah�n gidip g�rebildi�i o esrarl� diyardan canl� bir tablo seyrederdik. �in�de bir seyahati okurken insanlar� ve �detleri bizim i�in me�hul, muazzam bir �lkede yasar gibi olurduk. Deniz alt�nda 20.000 fersah seyahat, bizi su alt� �leminin binbir nebat ve hayvan ile kar�� kar��ya getirirdi. Araba ile devrialem, seksen g�nde devri�lem, balonla be� hafta seyahat ve di�er romanlar�n her birinde, hem ya��m�za has macera hevesi ve zevkini tatmin eder, hem de bilgimizi artt�r�rd�k. Sil�h��rl� romanlar, yine ayn� derece de heyecanl� vak'alar i�inde, bize fas�l fas�l tarih ��retirlerdi.

Elbette ki bu romanlar�n kahramanlar� ve vak�alar� hayal mahs�l� idi. Fakat gerek seyahat romanlar�nda, gerek tarihi serg�ze�tlerde dekor hakikate uygun bulunurdu. "Onbe� ya��nda bir Kaptan" da g�rd���m�z Okyanus adalar�, rasifler, yerli ahali romanc�n�n uydurmas� de�ildi, oralar� gezip dola�m�� gemicilerin, misyonerlerin ve tacirlerin bizzat g�r�p anlatt�klar� realiteye dayan�yordu. Dumas�n�n tarihi romanlarda, mesela �� Silah��rlerinde, b�t�n XVII. as�r Fransas�, tarihi hakikate uygun manzarasile canlan�yordu. �ocuk kafas�, bu romanlarda maceradan maceraya atlarken, sayfalar boyunca kar��la�t��� hakikatlerle beslenebiliyordu.

Bu romanlar�n resimli olanlar� da vard�. Her formada, ekseriya tahta �zerine kaz�lm��, bug�nk� zevkimize g�re pek iptidai, fakat o zamanlar bay�la bay�la seyretti�imiz, birka� resim muhayyilemizin ke�fedemedi�i hususiyetleri babacan bir uslubla canland�r�rd�. Amazon nehrinin a�a�l�kl� sahillerini, bal�k�� gemisine sald�ran balinalar� adalarda oturan yerli halk�n incecik piroglar�n�, ekmek a�ac�n�, kaplan tuza��n� biz hep bu resimlerde seyrederdik. Bu resimleri yapanlar, insanlar�n k�yafetini ve tabiat manzaralar�n�, hakikatte oldu�u gibi aksettirmeye gayret ederlerdi. Nitekim �ok sonralar� mufassal co�rafya kitaplar�n� kar��t�rmak f�rsat�n� buldu�umuz zaman, bu roman resimlerile as�llar� aras�ndaki benzerli�e hayran kalm��t�k. Tarihi resimlerde de hakikate uymak endi�esi h�kimdi. Mesela XVII asr�n kad�n k�yafetleri, evler ve sokaklar, kilise veya panay�rlarda toplanan halk, romanlara hakiki manzara ve �l��leri i�inde girerdi.

�lk b�y�k harbin sonuna kadar, d�nya �ocuk edebiyat�, birbirinden tamamile ayr� iki b�y�k dairede toplanm�� gibi idi: Masallar ve romanlar. Masallar, temiz, k�vrak ve sade bir �slup i�inde, muhayyilenin b�t�n fantezilerine yer veren, �ok eski ve k�kl� bir nev�in devam�ndan ibaretti. Hen�z uzun romanlar okuma �a��na basmam�� yavrulara hitap eden bu eserler, k�rpe �ocuk kafalar�na tabiat sevgisi ve iyi ahl�k telkin ederlerdi. Romanlar ise, macera mihveri etraf�nda s�ralanm�� do�ru ve faydal� bilgilerin, hay�rl� telkinlerin ve ibret verici neticelerin cazip bir terkibi idi. Fakat ilk b�y�k harbi m�teakip �ocuk edebiyat�, hudut ve �l�� tan�mayan bir kazan� h�rs�n�n kurban� olmaya ba�lad�. �ocu�un tabii temay�lleri, baz� murabahac�lar�n elinde, enine boyuna istismar edildi. �ocuk muhayyilesi, artt�ran�n �st�nde kalan ve zorland�k�a kazan� getiren sa�mal bir ine�e d�nd�r�ld�. �nsano�lunun her zaaf�n� kurnazca istismar edip de ileriyi hi� d���nmeyen, sakatlanan kafalar�n ve bozulan vicdanlar�n azab�n� duymayacak t�ynette bir tak�m insanlar, gen� nesilleri, korkun� bir ne�riyat tufan� i�inde tabii ve makul inki�af�ndan uzakla�t�rd�lar, onlar� hoyratl�ktan zevk alan fantaziye d��k�n, hakiki bilgiyi hor g�r�p tabiat �st� hadiselere inanan, uydurma kahramanlara tapan, �l��s�z, heyecanlanma sistemi bozuk, ahlaki de�erlere kay�ts�z, ilme bigane, tesad�fe veya �ansa bel ba�layan, egoist ve kaba birer mahluk haline getirmeye gayret ettiler.

Resim bu efendilerin elinde m�thi� bir tuzak oldu. Yaz�y� hazfederek, seri halinde resimlerle �ocuk muhayyilesini en korkun� cinayetler, en i�ren� desiseler, tabiat� ve mant��� hi�e sayan manzaralar ve ilmi ihtira s�s� verdikleri uydurmalarla peri�an ettiler. Bu k�t� g�dalar�n zahiri cazibesine kap�lan yavrular, b�y�y�p de insan i�ine kar���nca, muhayyilelerindeki bezginlik, tecess�slerindeki uyu�ukluk, hatta vicdanlar�ndaki duygusuzlukla b�t�n cemiyeti hakl� bir tela�a verdiler. Yer yer bu �e�it ne�riyat�n aleyhinde �ikayetler y�kseldi, cemiyetin u�rad��� zararlar�n bilan�osu ortaya kondu, terbiyeciler, ana babalar, hatta Millet Meclisleri harekete geldi. Son zamanlarda yap�lan bir ara�t�rma neticesinde, Fransa�daki �ocuk su�lulardan y�zde seksen sekizinin bu �e�it ne�riyat�n tiryakisi oldu�u anla��ld�. Amerika�da resimle roman nevini geni� mikyasta sanayile�tirmi� olan magazin sahipleri, nihayet insafa gelerek ne�riyatlar�na terbiyevi bir mahiyet vermek �zere isti�ari bir komite te�kil ettiler. Nihayet Birle�mi� Milletlerin terbiye, ilim ve k�lt�r te�ekk�l� olan Unesco da bu davay� ele ald�.

��phesiz, bu gibi ne�riyat�n sahiplerine kazan� temininden ba�ka bir de�eri yoktu. Gerek resim, gerek yaz� bak�m�ndan harc�alem �eylerden ibaretti. Fakat as�l tehlikeli taraf�, b�t�n mevzular�n �e�itli cinayetler, kanl� bo�u�malar, sadizm seyyareler aras�nda harb, �ete ve korsan vakalar�, casusluklara inhisar etmesiydi. Gen� ve k�rpe kafalar, bu resimli hikayelerden adeta hunharl�k dersi al�yordu. Ayn� zamanda i�ine ancak birka� kelimenin s���nabildi�i bu resimleri kavraman�n kolayl���, �ocu�u tembelli�e al��t�r�yor, onda her nevi yaz�da resim g�rmek itiyad�n� k�kle�tiriyordu. �ocuk bu al��kanl�kla �yle bir hale geliyordu ki, resimsiz yaz�lara kar�� isteksizlik g�steriyor, kafas�n� m�cerret mevzular �zerinde �al��t�rmak kabiliyetini kaybediyordu. Tabii, g�zel �rneklerden mahrum kald��� i�in, meram�n� d�zg�n bir dil ile, hatta hatas�z bir imla ile ifade etmek itiyad�n� da kazanam�yordu.

Dava, resimli ne�riyat�n yasak edilmesi de�ildir. Yaln�z resmin ve yaz�n�n daha makul nisbetlerde kullan�lmas� ve her �eyden evvel, bu nevi ne�riyat�n terbiye, ahlak ve insanl�k gayelerine uygun bir mahiyet almas�d�r. �ocu�un zihni geli�mesinin birer kilometre ta�� olan alakalar�na, kendisinin ve cemiyetin hayr�n� d���nerek cevap vermek icabeder. Macera ve heyecan arayan bir �a�a, tabiat ve mant���n kadrosu d���nda, fantezi alemini pe�ke� �ekmek, yaln�z bu k�rpe kafalar i�in de�il, bizzat bu ne�riyattan menfaat bekleyenler i�in de tehlikelidir. ��nk� mutlaka bir an gelecek, en vel�d uydurucular bile, her g�n daha �iddetli heyecanlar tatmaya al��t�r�lm�� olan okuyucular�n�n arzusunu art�k yerine getiremeyecektir. ��te o zaman, pek tabii olarak, b�t�n bu fantezi d�nyas�, havas� ka�an bir balon gibi s�necek ve ortada yaln�z para h�rs�na feda edilmi� zavall� �ocuklar�n hastahanelerde veya hapishanelerde dola�an hayaletleri kalacakt�r.

Memleketimizde de k�t� neticelerinden korkmakta hakl� oldu�umuz bu korkun� ne�riyat� �nlemek, hocalarla ana babalara d���yor. H�k�metin alaca�� tedbirlerden �nce, Okul-Aile Birliklerinin bu istikamette harekete ge�mesi �ok daha m�essir olacakt�r.

24.3.1949, Yeni Sabah



En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|