27.11.2005

 

Keskin Ustura�dan Ekmek Teknesi�ne

Toprak Arman

Hasan Ka�an, G�rg�r ku�a��n�n tart��mas�z en medyatik ismi. Bug�n, �izerli�i, mizah anlay���yla ilgili kavgalar� ve politik tercihinden �ok Beyazcamdan yay�lan sempatik oyunculu�u ile hat�rlan�yor. Toprak Arman, Ka�an��n �slami tercihleriyle yeniden �yola ��kt���� son on y�l�n� olduk�a i�eriden bakarak inceliyor.

�nce �k�lt�r�� tart��t�k. Sonra �pop�u tart��t�k. �imdi �pop�ler k�lt�r�� tart���yoruz. �nce k�lt�r adamlar�m�z vard�. Sonra pop�ular�m�z oldu. �imdi tam olarak k�lt�r adam� da pop�u da olmayan ayd�nlar�m�z (biraz pop�ler, biraz k�lt�rl�), pop�ler k�lt�r �zerine konu�makla yetiniyorlar. Ne yetmi�lerdeki kadar k�lt�rl� yani ideolojik ne de doksanlardaki kadar pop yani bo� de�iliz. Raconu �bellemi�� olman�n �okbilmi�li�i ve yerine g�re ��mar�kl��� ile, �retori�e kuvvet� ilerlemekteyiz. �nceden ya��yorduk. �imdi yaz�yoruz. Ayr� trib�nlerde yer tutup ma�a �bak�yoruz�. Kendi tak�m�m�z lehine tezah�rat yap�yoruz. Tak�m de�i�tiren futbolcular gibi, y�n de�i�tiren pop�ler k�lt�r ikonlar�m�za da bozuluyoruz. Beriki yuhalarken, �teki alk�� tutmaya ba�l�yor sadece, hi�bir �ey de�i�miyor. Zira i� futbolda tak�m de�i�tirmekten de �te, daha derinlemesine anla��lmaya muhta�. Mesele derinde. Ancak i�inde bulundu�umuz h�l, derinlemesine hi�bir �analize� m�sait de�il hatta m�tehammil bile de�il.

H�l b�yle olunca Cem Karaca�dan, Timur Sel�uk�tan, Hasan Ka�an�dan v.b. bahsetmek pop�ler k�lt�re malzeme sa�lam�� olmak i�tihas� d���nda yaz�ya konu edilmez. Onlar oynarken alk��layan seyirci, �imdi onlara s�rt�n� d�nerken kar�� trib�nden kopan alk�� tufan� sahay� aya�a kald�r�r ama kimse bu �oyuncular��n asl�nda trib�ne oynamad�klar�n�, kendi kendileriyle kendilerine ait/dair bir �oyun�u idrak ettik�e hayatlar�na y�n verdiklerini anlamak istemezmi� gibi davran�r.

Entelekt�el-sanat�� kimli�iyle bu �lkede varl�k g�steren herkese d�r�st�e ve insafla yakla�mak gerekmez mi? Hangi ideoloji ya da hangi inan�tan geliyor olursa olsun entelekt�el kimli�in birincil sorunu kendi ile ve kendini in�a etme �abas�nda de�il midir? Entelekt�elin kuram-eylem ba�lam�nda, yap�p ettiklerini ele almadan ger�ek bir analiz yapmak ne denli m�mk�n olabilir?

��te b�t�n bunlara yaslanarak hayat�n�n bir noktas�nda kendini dini pratiklere a�m�� bir entelekt�el-sanat��n�n yap�p ettiklerini, trib�n s��l���na d��meden anlamaya �al��mak gerekir diye d���n�yoruz. �O�nun nereye gitti�ini de�il ni�in ve belki de nas�l gitti�ini ara�t�rmak gereklidir.

Bu noktada, as�l konumuzu Keskin Ustura�dan Ekmek Teknesi�ne Hasan Ka�an��, d�nden bug�ne anlamaya �al��mak olarak belirlemeliyiz. Hasan Ka�an �zerinden bizi ara�t�rmaya ve d���nmeye iten ise Ka�an��n evvelki g�n oradayken, d�n �uraya ge�mesi bug�n ise d�nk� mevkiinden de ayr�l�p daha da ba�ka bir yerde ikamet edecekmi� hissi vermesi ya da en az�ndan b�yle s�yleniyor olmas�d�r.
Ka�an, ger�ekten neredeydi, nereye geldi ve yenice bir yer de�i�ikli�ine daha m� niyetlendi?

�Kas�mpa�a�da Otursayd�m �lk�c� Olacakt�m; Dolapdere�de Oturdu�um i�in Solcu Oldum�
Kayseri�nin �ncesu kazas�nda do�an Hasan Ka�an 5 ya��nda iken ailesiyle birlikte (1962 y�l�nda) �stanbul�a gelir. �stanbul�da Dolapdere�ye yerle�irler. �ocuklu�u orada ge�er. 1970 y�l�nda O�uz Aral ile tan���r ve karikat�re ciddi bir ad�m atm�� olur. Daha sonra G�rg�r, H�b�r, Ustura, Ar�za dergilerinde karikat�rc�, Heten Keten�de reklamc�/y�netici olarak �al���r. Yeni �afak�ta k��e yazar, Kanal 7�de programc�l�k yapar. Ama y�ld�z� Ekmek Teknesi dizisinde Heredot Cevdet olarak parlar (Bkz. Haftal�k, 17.9.2003)

Asl�nda as�l �k�yamet� te bundan sonra kopar. 1994 y�l�nda, H�b�r dergisinde �al���rken �M�sl�man ya�am� se�ti�ini� a��klay�nca kopan ilk k�yametin aksine bu karg��larla de�il alk��larla gelen bir k�yamettir. Biraz ��hret, biraz da afet ama kesinlikle beklenmedik bir k�yamettir. ��nk� bu ��hret; emekli olmay� d���n�rken, kendiyle didi�irken gelmi�tir (Zaman, 9.11.2003). �kinci k�yamet yeni bir tart��may� getirir.

M�sl�man ya�am tarz�n� se�erken ya�ad�klar� kesin bir d�neme� de�il bir s�re�tir, ona g�re. O halk�n de�erlerinin horlanmas�n�, t�rk�n�n, arabeskin hafife al�nmas�n� kabullenemez ve s�re� ona inanc�yla bar���k, halk�yla bar���k yeni bir y�nelim kazand�r�r. ��nk� Ka�an ba�lang�� noktas�n�, �Kas�mpa�a�da otursayd�m �lk�c� olacakt�m; Dolapdere�de oturdu�um i�in solcu oldum� diye belirlemi�tir. Bu noktadan sonra da daima bir aray�� i�inde olmu� gibi g�r�nmektedir. Zira 1994�teki a��klamas�ndan 10 y�l sonra 2004�te �u a��klamay� yapar: �Bu on y�lda kafamda �akan en b�y�k �st ba�l�k �udur: �slam ba�ka, siyasal �slam ba�ka�� (Haftal�k, 11.9.2003).

Ka�an��n bu s�zleri bas�nda Hasan Ka�an��n yeni gelen ��hret ile yeni bir mecraya y�neldi�i �eklinde yorumlanmaya �al���lm�� hatta d�ped�z b�yledir demeye getirilmi�tir. Oysa Ka�an��n ifadelerinden ��kan sonu� onun yeni bir ya�am tercihi yapmad��� aksine on y�l �nce ad�m att��� dairede kendisini ifade edecek duru�un nerede olaca��na dair bir karara vard��� a��k�a anla��lmaktad�r:
� �Ben siyasal �slamc� de�ildim. Bunu anlad�m, bu �ok uzun bir s�reye mal oldu ama �ok ciddi bir �eydi. Ben matrak, e�lenceli, u�uk taraflar� olan ayn� zamanda ayaklar� yere basan biriyim. Bu 10 y�l mutlu ge�ti diyemem. Herhalde �ile �ekmek gerekiyormu�. B�y�k konu�tuk ��nk�. �lahi adalet, �hadi g�relim bakal�m buna katlanabilecek misin� dedi bana�.

Hasan Ka�an��n hayat�nda g�ze �arpan birka� d�n�m noktas�ndan ilki O�uz Aral ile tan��mas� ve G�rg�r ekibinde yer almas�d�r. 1994�teki tercihi onu bir s�reli�ine yaln�zl��a itmi�se de mizah dergicili�i tarihimizin (bana g�re) �nemli ad�mlar�ndan birinin ba�lang�c� i�in vesile olmu�tur. Daha sonraki hesapla�madan ise bir dizi ile ���km��t�r huzurlar�m�za� Ka�an.
Konumuzun s�n�rlar� gere�i Hasan Ka�an��n hayat�ndaki G�rg�r d�nemi �zerinde durmayaca��z ancak di�er iki hususu de�erlendirmeye �al��aca��z.

Keskin Ustura�n�n Alternatif Tra��
1994 y�l�nda ��kmaya ba�layan Keskin Ustura Dergisi hem Hasan Ka�an��n hayat�nda hem de mizah /karikat�r/dergicilik tarihimizde a��lan yeni bir sayfad�r.

Ustura i�in talihsiz bir ba�lang�� say�labilecek �ey, G�rg�r gibi �ok g��l� bir �rne�in g�lgesinde ��km�� olmas�d�r. G�rg�r ve H�b�r �rneklerinden hareketle mukayeselere konu olan ve onlara g�re de�erlendirilmeye �al���lan Ustura�ya zaman zaman haks�zl�k yap�lm��t�r bile diyebiliriz. Zira Ustura�n�n ba�ar�s� bu k�yaslamalarda aranmamal�d�r. O daha �ok mizah dergilerinden uzak, hatta nispeten onlara kar�� olan bir kesime/okuyuculara mizah dergisi satmak i�in haz�rlanm�� ve hitap etti�i �evre itibar� ile yabana at�lamayacak bir tiraj ve s�reklilik ba�ar�s� g�stermi�tir. �te yandan Ustura Hasan Ka�an��n bile ba�ar�s�zl�k sayd��� bir giri�im gibi de�erlendirilir hale gelmi�tir. ��nk� Ustura, kulvar� d���ndan bir kar��la�t�rmaya muhatap tutulmaktad�r.

Ayr�ca Ustura, Ka�an��n �halka do�ru-halk i�in-halk i�inden�� hareketini a��k se�ik �rneklerle g�sterebildi�i bir misyonu da sergileyebilmi�tir. �teden beri Hasan Ka�an ile b�t�nle�en bir tak�m �izgi kahramanlar� bu dergide daha halka yak�n bir surete b�r�nm��lerdir. E�ek Herif �afacanl���� ile, K�yl� Memet �safl���, temizli�i ile�, Deli Ziya �velili�e evrilen keramet (!) ve faziletleri (!)� ile halka do�ru, haktan bir g�r�n�m ile ��km��t�r kar��m�za.

Bunun yan� s�ra bir ba�ka k��e olarak, Mistik hikayeler ve Karao�lan��n Maceralar� eskinin eskimeyen yanlar�yla yeniye, muhta� oldu�u �eylerin nas�l kazand�r�labilece�i �rneklerini hem g�ld�rmek hem de d���nd�rmek boyutlar�yla sergilemi�tir. Mistik hikayelerin, yukar�da s�z�n� etti�imiz �rneklerinin daha �ok ilk say�lardaki (23. say�ya kadar) hikayelere ait oldu�unu eklememiz de gerekli.

Zira bu d�nemde yay�nlanan mistik hikayeler (Ben ya�ar�m, D�rb�n vb. hikayeler �rnek verilebilir burada) bizi ya�ad���m�z yanlar�m�zdan yakalam��, modern �a��n bunal�m�na �izgi boyutunda �nemli/anlaml� ele�tiriler ve �neriler getirmi�lerdir. Daha sonraki Mistik Hikayeler�de ne yaz�k ki halk�n a�z�ndan d��meyen k�ssalar�n resimlenmesinden �teye ge�ilememi�tir. Her ne kadar, dini a��dan, tart��ma g�t�r�r konular� �izmi�lerse de kimi zaman, ilk �rneklere geri d�n�lememi�tir. Bundan dolay� �uyaran� de�il �uyutan� bir mistikli�e kay�lm��t�r.

�Keskin Ustura�n�n alternatif tra��� makalesinde, Mehmet Harmanc��n�n da ifade etti�i gibi; g�ndemi takip edip, onu yorumlaman�n yan� s�ra kimileyin de �yle �izgiler olmu�tur ki, y�llard�r konu�ulan ve y�llarca da konu�ulacak gibi g�r�nen konular� birka� karede ��iirle�tirmi�ler�dir (Yeni �afak, 13.8.1995).

Bunlardan hemen hat�rlayaca��m�z ikisi Fatih Ka�an ve Turgut Y�lmaz�a ait. Fatih Ka�an toplumumuzda kimi ki�i ve kurulu�larda g�r�len �Ramazan d�nekli�i�ni, kurtadam t�r� bir espriyle m�kemmel bir �ekilde �zetlemi�tir �� karede (say�: 22). Turgut Y�lmaz�sa inanan insanlar�n 70 k�s�r y�ld�r �zyurtlar�nda itildikleri garipliklerini Necip Faz�l K�sak�rek�in dizeleriyle �izerek �iirselle�tirmi�tir (say�: 27).

Ustura�n�n Ustalar� ve Ustura�n�n ��raklar� diye iki ba�l�k alt�nda gen�/gizli yeteneklere kendilerini g�sterme imkan� sa�lamas� da Keskin Ustura�n�n takdire �ayan yanlar�ndan bir ba�kas�. Bu sayede okuruyla s�cak bir ili�ki kuran dergi, kendisi i�in taze kan mesabesinde olan gen� yetenekleri de T�rk mizah�na kazand�rm��t�r. Yine bu anlay���n devam� olarak a��lan bir k��ede okurlar�n mizah �yk�lerine yer verilmi�tir.

Derginin belki de en �zg�n yan� okuyucu mektuplar�na yer verilen k��edir. Hi�bir sans�re maruz kalmadan yay�nlanan mektuplar �o�u zaman g�nderenlerini bile �a��rtm��t�r. Nurcusundan �lk�c�s�ne; Ateistinden Marksistine kadar her t�rl� d���nceden, kamptan, gruptan, partiden insan�n mektuplar�na yer veren bu k��e (Ustura�ya mektup var), ��nsanlar konu�arak anla��r� s�z�ne lehte delil te�kil etmektedir. �birlikte ya�amak� ve �birlikte yazmak��n m�mk�nl��� bu k��eyle ispatlanmaya �al���lm��t�r.

Hasan ka�an 1994 y�l� itibariyle geldi�i noktada ilk yapt��� i�; �nceki d�nyas�yla hesapla�mas� olmu�tur. Ustura dergisinin ��k�� ama�lar�ndan bahsederken �mizah�n ��teki� insanlar�n yapt��� gibi olmas� zorunlulu�unun olmad���n� iddia ediyoruz� derken kendi dergisinin varl���n�, LeMan�a y�nelik bir ele�tiri olarak belirler.

Ustura dergisinin 75. say�s�nda LeMan�� kendisine konu olarak se�mesi Ka�an��n hesapla�mas�n�n en u� noktas� olarak g�r�lebilir. O gelenekten ald��� referansla Hacivatlar�n, Karag�zlerin, Nasreddin Hocalar�n, �ncili �avu�lar�n, Bekta�ilerin �cinselli�i� bir malzeme olarak kullanmad�klar�n� belirterek, Leman Dergisi�nin ��lkemizde ger�ek anlamda bir cinsellik problemi yokmu� gibi davran�lamaz, biz buna ele�tiri getiriyoruz� arg�man�n� pop�list olarak de�erlendirir: �Bunu bir kez �izersen ele�tiri olur, �� kez �izersen ele�tiri olur; ama s�rekli bunu �izersen sorunu s�radanla�t�rm��, me�ruiyet kazand�rm�� olursun�.

Ustura ile LeMan aras�ndaki bu gerilim bize pop�list-elitist tart��malar�n� hat�rlat�yor. Pop�ler k�lt�r�n savunucular�, varolan elitist /ahlak�� yap�n�n i�inden �zg�rle�imci bir yol a�abilme imkanlar�ndan bahsederlerken tek savunmalar� �olan� g�stermek� tir. �B�yle �eyler ya�an�yor ve biz de onu aktar�yoruz!� Gelecek b�t�n itirazlara kar�� olduk�a korunakl� gibi duruyor. Mevcut medyan�n en b�y�k zarar�, bu acayiple�mi� irrasyonel d�nyay�, oldu�u gibi �z�ne dokunmadan aktarmakt�r zaten. Medya me�rula�t�r�r. Tart���lmaz derecede normalle�tirici, ola�anla�t�r�c� etkisi oldu�undan, onun arac�l���yla olu�turulan her t�rl� kanaat, kitlelerin zihninde, m�mk�n tek ger�eklik olarak yer eder. Hasan Ka�an�a g�re, LeMan dergisinin �sadece �varolan�� aktarmak� iddias�n�n arkas�nda, mizah dergilerinin t�kenme noktas�na do�ru ilerledikleri, cinsellik kullan�m�n�, bir ka��� ve �aresizli�in ifadesi olarak g�rmek gerekiyor.

Hasan Ka�an��n Leman�a y�nelik ele�tirilerini ��phesiz yeni d�nya g�r���n�n ahlak�� tutumu ile derginin -bilinenin aksine- sisteme tahvil edilmi� muhalefeti doldurmaktayd�. Asl�nda, M�sl�man d�nya g�r���ndeki insanlar�n, kamusal deste�ini almay� d���nd��� a��k. Onlar�n �lke ile ilgili sorunlar�n� �izgi ba�lam�nda dergide g�ndeme getiriyordu. M�sl�manlara y�nelik bir mizah aray��� i�indeydi, ba��rt�l� k�zlar�n karikat�rlerini yay�nlad� vs.

Hasan Ka�an�a emekli olmay� d���nd�rtecek esas olay, ironik bi�imde kendi camias�ndan dergisine y�neltilen cinsellik ele�tirisi oldu. Lemanc�lar� cinselli�i sapk�nla�t�rd�klar� i�in ele�tiren Ka�an, benzer bir ele�tirinin muhatab� olmak zorunda kalm��t�r. �Ustura�ya mektup var� k��esinde kad�n g���slerinin abart�l� �izildi�inden �ikayet ediliyordu. Ka�an�� derin bir sessizli�in i�ine g�t�ren bu durum, onu �slami ya�ant�s�n�n i�inde yeni bir yola itmi�tir.

Ekmek Teknesi: Kah Kalp Sektesi Kah E�ek Tepmesi
��ocuklar Duymas�n�� izlerken �bir�ey diyor ama iyi bir�ey mi k�t� bir �ey mi diyor� diye merakla beklemi�tik. �lk kez halk� halk�n dilinden anlatan bir dizi ile mi kar�� kar��yay�z heyecan�yla izliyorduk. �ok ge�medi �Ekmek Teknesi� ��kt� meydana. Takke d��t� kel g�r�nd�. Baba�y� orada izledik. Anay� orada g�rd�k. Dostlu�u orada ��zmeye ba�lad�k ve ��ocuklar Duymas�n� hakk�ndaki kanaatimiz netle�ti:
-�Bunlar ma�o diye bize hakaret etmesin!�
-�T�rk erke�i ma�o de�il babacand�r de�il mi?�
-�Hulusi Kentmen rahmetli olduysa i�te Nusret Baba!�

Nusret Baba, o kadar bizden o kadar bize yak�n o kadar kabul�m�ze �ayan bir tiplemeydi ki� Babas�n�n g�lgesini her zaman daima �ok g��l� hissetmi� bir toplumuz. Sevdiklerini de korktuklar�n� da Baba diye anan bir toplum. Din ulular�na, manevi �nderlerine de, idollerine-ikonlar�na da Baba diyen bir toplum. ��te Somuncu Baba, Arap Baba. ��te Orhan Baba, M�sl�m Baba vs.

Babalardan bahsetmi�ken kendi babamla ilgili bir anekdot vererek konuya ba�lamam san�r�m �ok uygun olacak. Babam�n Ekmek Teknesi dizisini �ahlaka mugayir� oldu�u gerek�esiyle evde izlenmesini yasaklad���n� duydu�umda �ok �a��rm��t�m. ��nk� ailem ile televizyon aras�nda daha �nceleri darg�nl��a sebebiyet verecek her hangi bir kuvvetin varl���n� an�msam�yorum. Durumu annemden ��renmemle diziye ve babama dikkat kesilmi�tim. Babam�n tepkisini �eken �ey; S�ha-Mehpare ve Ruhi Efendi-S�ha�n�n Annesi aras�ndaki diyaloglard�. Zira babama g�re yatak odas� muhabbetleri alenile�tiriliyordu, T�rk aile yap�s�nda varoldu�u iddia edilen aile i�i ili�kilerdeki kopuklu�u anlatmak isterken g�ya verdi�i mesajla bu ne perhiz bu ne lahana tur�usu dedirtiyordu. Prime-time�da yay�nlanan bir aile dizisiydi ve diziyi ebeveynlerin �ocuklar�yla birlikte kesintisiz izlemesinin epey s�k�nt�l� bir durumu ortaya ��karaca��n� s�ylemi�ti.
Ekmek Teknesi dizisinde dini s�ylemlerin yan�nda, g�ndelik hayat�m�zda birer vak�a olan olaylar, ger�eklik ad� alt�nda groteskle�tirilmekteydi. Hastal�k, �l�m, annelik, zifaf, kar� koca m�nasebetleri gibi konular i�lenirken, diyaloglar�n zaman zaman mizah ad�na uygunsuzla�t��� g�r�lmekteydi.

Ekmek Teknesi�ni di�er dizilerden farkl� k�lan hususlar�n en ba��nda; izleyenleri, dizideki dini s�ylem ile kendi dini bilgileri aras�nda bir �ak��t�rma ya da ayr��t�rma yapma gibi bir �aban�n i�ine s�r�klemi� olmas�d�r. E�er muhabbetinizin konusu Ekmek Teknesi ise ��yle yorumlar duyman�z sizi �a��rtm�yor olsa gerek:
�Nusret baba namaz k�larken arkas�na d�n�yor ve konu�ulanlar� dinliyor��
�Eski bir �stanbul Kona��nda oturan muhafazakar denebilecek bir ailenin k�zlar�n�n mini etek giymesi fazla muhayyel��
�Bu mahallede ya�ananlar di�er mahallelerde ya�anacak cinsten de�il�� vb.

Dizinin anlatmak, aktarmak istedi�i �eylerin geleneksel anlat�lar�m�za denk d��en baz� hususlar�n� belirtmek gerekiyor. �ark hikayelerinde insana ula�mada, hikmetleri iletmede, tecr�beleri, birikimleri aktarmada hikayele�tirme kullan�lm��t�r. Dizide Heredot Cevdet (�smine g�nderme yap�lan �nl� tarih�inin as�l ad� Herodot�tur) karekteri s�zl� tahkiye unsurunu kullanarak, hep hikaye dinleyen �biz�e seslenmektedir. Tarihin i�inden ��k�p gelmi� bir meddah gibi yine tarihin i�inden dev�irip getirdi�i hikayeleri anlatarak dinleyicilerini ir�ad yoluna gitmektedir (ir�ad motifi).

Bir di�er husus dizide ya�anan a�k bollu�uyla ilgilidir: Jale ile Korkut, Mehpare ile S�ha, Song�l ile Naim, Zahide ile Bican, Suzan ile Gams�z Celal� A�k�n, dizide bu kadar yo�un olarak kullan�lmas�n�n nedeninin geleneksel anlat�lara yap�lmak istenen g�ndermeler oldu�u d���n�lebilir. Gelenekten gelerek genlerimize i�leyen �u ikilemeler birbirinden ayr� d��t���n� duyunca �rperdi�imiz adlarla (pop�ler k�lt�re a��lan kulaklar�m�z gelenekten gelenlere tamamen sa��r olmad� hen�z) sanki bir �a�r���m ama�lanm��t�r: Arzu ile Kamber, �irin ile Ferhat, Leyla ile Mecnun, Z�hre ile Tahir, Yusuf ile Z�leyha� Halk Edebiyat�m�zda kar��m�za ��kan Kerem ile Asl� hikayesi ile dizideki Suzan ile Gams�z Celal�in hikayesi aras�nda �ok �nemli bir benzerlik g�ze �arpmaktad�r. Her iki hikayenin kad�n kahramanlar� �gayr-i m�slim�, erkekleri ise �m�sl�man�d�r.
Geleneksel anlat�larda ki�iler kadrosunun merkezinde bir kahraman vard�r ve anlat�, onun etraf�nda d�ner. Topluma y�n veren, fert olarak kendi i�inde uyumlu, sorunsuz, olumlu de�erlerle donat�lm��, y�celtilmi�, tezatlar� ve �eli�kileri olmayan (modern anlat�da kahraman �eli�kileriyle ba� etmek zorundad�r) Tanr�sal konumdan biraz a�a��da ola�an�st� bir fig�rd�r. Ekmek Teknesi dizisi, �Nusret Baba� karakteri etraf�nda d�n�yor ve dizinin merkezinde yer alan bu tipleme mahalleye y�n veren, dergah�na ��k�l�p ak�l dan���lan ya da ondan habersiz yap�lan eylemin me�ruiyetinin olmad��� bir kahramand�r.

Dizideki geleneksel g�ndermelerin d�k�m�n� yapmak bu yaz�y� �Ekmek Teknesi� merkezli bir �er�eveye ta��yabilir. Ancak dizinin, geleneksel anlat�larda kullan�lan �imtihana ve �arta ba�l� �d�l motifi�, �aray�� yolculu�u motifi� gibi motiflere ba�vurdu�unu s�ylemekle yetinelim.

Ekmek Teknesi dizisinde, gelenekten kotar�l�p olu�turulan mahalle atmosferi kafam�z� epeyce kar��t�rmaktad�r. Hikayelerde anlat�lan �olaylar�n� ba�l�ca ortak �zellikleri muhayyel olmak, ola�an�st� rastlant�lara ve abart�ya yer vermek, dizinin ge�ti�i mahalle mekanlar�n� fazlaca kullanarak zaten s�n�rlar� belirsiz olan mahalle kavram�n� Arap sa��na d�n��t�rerek tahayy�l s�n�rlar�m�z� zorlamaktad�r.

Geleneksel anlat�lar� yard�ma �a��rarak, babal�k kavram�, hikaye anlat�c�s� ve a�k gibi konulardan yola ��karak kitleye seslenmek, kar��l��� olan� �a��rmak , diziyi ba�ar�ya g�t�ren temel unsurlar olmu�tur kan�s�nday�m. Bir de Ekmek Teknesi, izleyicisine sanki �u garantiyi verdi�ini d���n�yor: �Bizi izlerken kim olursan�z olun �una emin olun ki kutsal�n�za, de�erlerinize zarar gelmeyecek, dil uzat�lmayacak. Yok say�lmayacaks�n�z�. Bu iddiay� ele�tirmek m�mk�n, kanaatimizce, �her �ey tad�nda b�rak�lmal�� demek gerekiyor.

Sonu� ve de�erlendirme
Hasan Ka�an��n ki�isel ve entelekt�el ser�venini a��klama �abas�nda ister �se�kinler sosyolojisi� perspektifinden bakal�m ister �pop�ler k�lt�r� ba�lam�nda yakla�al�m, g�zden ka��rmamam�z gereken husus; bir �ki�i�nin kendi ki�ili�ini olu�tururken kendi �zg�r tercihlerine dayanarak gelece�ine ve gelece�e dair kararlar ald��� ve uygulad���d�r. Elbetteki bu kararlarda bireysel etki kadar toplumsal karakter ve �a�c�l etkile�imler s�z konusu olacakt�r.

�Kas�mpa�a�da otursayd�m �lk�c� olacakt�m; Dolapdere�de oturdu�um i�in solcu oldum� diyerek d���nsel tercihlerinin ilk �ekilleni�i hakk�nda olduk�a a��k konu�an Ka�an, anla��lan bu tercih d��� belirlenimin ard�ndan, ilerleyen y�llarda bireysel olarak d���nsel ve ya�amsal gelece�ine dair net tercihlerde bulunmu�tur.

Bu k�kl� d�n���m�n ilk a�amas�nda yani 1994�te �M�sl�man ya�am� se�ti�ini� s�yledi�inde Ka�an �iman� etmek bak�m�ndan nereye ait oldu�unu kesin bir �ekilde belirlemi�tir. Ard�ndan gelen ikinci d�n���m ise; aslen k�kl� bir d�n���m, yeni bir tercih olmay�p sadece bir �nceki �iman� noktas�nda verilen karar�n d�nyevi planda nas�l uygulanaca��na dair bir belirleme olmu� ve Hasan Ka�an, terminolojiye uygun s�ylersek, �amel� etmek bak�m�ndan hangi tarz� benimseyece�ine, tabi oldu�u �iman� dairesinden ��kmaks�z�n nas�l �amel� edece�ine dair konu�mu�tur. Daha a��k ifadeyle Ka�an, �nce �iman� on y�l sonra da �amel� noktas�nda bir karara varm��t�r.

Kaynak�a
Ak�it, F. K. - K. Atay (2003). �Uzun Metrajl� Hayatlar�, Haftal�k, Haber ve Akt�alite Dergisi, 11-17 Eyl�l, say�: 22.
D�ndar, Can (2004) �Rock�tan� Hakk�a��, Pop�ler K�lt�r, Milliyet Gazetesi Eki), 13 �ubat, say�: 22.
Harmanc�, Mehmet (1995). �Keskin Ustura�n�n Alternatif Tra���, Yeni �afak Gazetesi, 13 A�ustos.
Ka�an, Hasan (2003) �D�nyan�n Ortas�ndan Notlar�, Haftal�k, Haber ve Akt�alite Dergisi, 10-16 Temmuz, Say�: 13.
Zengin, H. Salih (2003). �Emekli Olmay� D���n�rken Heredot Oldum�, Zaman Gazetesi, 9 Kas�m.




En Son Eklenen 5 İnceleme

Tuna�nın Ağıdı: Plevne
03.11.2007
T�rkiye�de tarihi �izgi romanın gelişiminde �nemli bir durak olan Ratip Tahir Burak�ı ayrıcalıklı kılan se�tiği konular ve �izgisinin orijinalliği idi. ...

Kızlar İ�in Manga:
11.10.2007
Kitap d�kkanı zincirlerinden birine girdiğinizde yerde uzanmış manga � Japon yazarlar tarafından yazılmış ve �izilmiş, siyah beyaz, kalın �izgi romanlar � okuyan bir gen� kızla karş...

Harry Potter ve The Books Of Magic
03.10.2007
Harry Potter serisi ve the Books of Magic (B�y� Kitapları) serisi arasındaki benzerlikler bir �ok kişi tarafından rastlantıdan �te bir şey olarak g�r�l�yor. ...

Hanımlar ve beyler, şu elimde g�rm�ş olduğunuz �izgi roman...
28.01.2007
�izgi romanın doğasına ve potansiyeline ilişkin Emre Kuzuoğlu'dan bir deneme......

Zoraki Casus: Max Friedman
28.01.2007
Vittorio Giardino'nun �nemli bir d�nem �alışması olan Max Friedman, ayrıntıcı �izgileri ve insani hik�yeleriyle benzersiz niteliklere sahip......



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|