23.12.2004

 

Kenan Yarar: �ini Atlaslarının Sakin ve Sabırlı İş�isi

www.seruven.org

Kenan Yarar, son kuşak gen� �izgi romancılardan. Mesleğe yaklaşık on yıl �nce Rr (Resimli Roman) ve Zeplin dergilerinde başladı. Rr i�in �izdiği sayfalar, derginin iki sayılık kısa �mr� nedeniyle �en azından o dergide- yayımlanamasa da Zeplin onun i�in iyi bir başlangı�tı. Sonra Dıgıl, Avni, Car-Men, Eroskop gibi dergilerde �alışmalarını s�rd�rd� (...)

Kenan Yarar, son kuşak gen� �izgi romancılardan. Mesleğe yaklaşık on yıl �nce Rr (Resimli Roman) ve Zeplin dergilerinde başladı. Rr i�in �izdiği sayfalar, derginin iki sayılık kısa �mr� nedeniyle �en azından o dergide- yayımlanamasa da Zeplin onun i�in iyi bir başlangı�tı. Sonra Dıgıl, Avni, Car-Men, Eroskop gibi dergilerde �alışmalarını s�rd�rd�. Hıbır ve HBR Maymun ise onun �izgi kişiliğini ve kendi okuyucusunu bulduğu verimli bir mecra oldu. Daha sonra ge�tiği L-Manyak�ta derginin komik bi�emine uygun �yk�ler anlatmak zorunda kaldı. Aynı ekibin LeMan grubundan ayrılarak �ıkardığı Lombak dergisinde ise bu zorunluluktan kurtularak kendi tarzını ve kişiliğini yansıtan hikayelere y�neldi.

Başlangı�ta Bilal etkisinde olan �slubu ve Manara�dan feyz alan erotizmi ve kadınları, sabırlı, sakin ve kendine �zg� titiz ayrıntıcı iş�iliğiyle harmanlandı. Mizah dergilerinde �izgi romancı olmanın kendi deyişiyle avantajları vardı: �..�ok �abuk isim yapıp, sivrilebiliyor, yoğunluğu haliyle karikat�ristlerden yana olan bir dergide, azınlıktaki �� beş �izgi romancıdan biri olabiliyorsunuz. �stelik sınırlı dergi sayfalarından bir, birbu�uk, iki sayfasında kendinizi g�sterme şansı da veriliyor. Ayrıca b�t�n bunlara ek aynı dergi b�nyesindeki karikat�r �izerleri �izgi roman �izerlerine arka �ıkıp itibar da g�steriyorlar. Bunlar, tabii olağan�st� g�zellikler�. �te yandan mizah yapma zorunluluğunun ahrazları yok değildi ve okurların beklentilerini yakalayamamak �nemli bir sorundu. Okuru yakalamak ise kimi zaman yaratıcının kendi d�nyasından ve anlatmak istediği �yk�lerden kopması anlamına geliyordu. Bu da, her sayı �izmek gibi bir sorumluluğun �tesinde bir baskı oluşturuyordu. Ama �elişkilerin, �ıkmazların ve baskıların sanatın kaynağına giden anayol olduğunu hatırlatmaya gerek yok sanıyorum.


Bir �izgi romancı olarak kendini, bir �nceki kuşağın; G�n�lay, Tekin, Aratan ve Ertem gibi �zellikli isimleriyle kıyaslayarak nasıl tanımlıyorsun?

Ben onlarla kendimi hi�bir zaman bir �izgiye koymadım. Benim i�in m�thiş yaratıcı insanlardı. Halen de �yleler. Onlar ve burada adı ge�meyen daha bir�oğu. Amat�rl�k devremde her birinin ustalıklarına �yk�nd�m, yaratıcılıklarına gıpta ettim. Şu anda onlardan kaptığım �ok şeyle kendimi ifade edebildiğime, �izgi romanlarımı daha ustaca ortaya koyabildiğime inanıyorum. Onlar; yetişmeleri, g�r�şleri, hayal d�nyaları, dilleri, tarzları ve yapıtları aynı kuşak i�erisinde sayılsalar bile birbirlerinden �ok farklılar. Benimle onlar arasındaki fark da sanırım en fazla bu kadar olur.

İlk �izgi roman �alışmaların Zeplin dergisinde �ıkmıştı.. bug�nden baktığında o başlangıcı nasıl buluyorsun ?

Zeplin'in ilk hazırlanıp �ıkacağı tarihlerde ben aklı bir karış havada yol yordam bilmez amat�r bir �izerdim. Hatta derginin �ıkmasına bir iki hafta kala birinden duyup gitmiş, iş istenmiş, apar topar bir şeyler �izmiş, onu da ���nc� sayfa ve kapakta g�r�nce pek sevinmiştim. Şu an d�ş�n�yorum da o dergilerin ruh hali de benden pek farklı değildi. Ama k���k dahi olsa bir başlangı�, bir atılım, hi� kimsenin zararına değildi. İlerisi i�in bir işaretti. Ben bile tahmin edemiyorum bu noktalara gelebileceğimi :))

İstanbul�u nasıl yaşıyorsun nasıl bir mit senin i�in ? Memleketi ve dolayısıyla �yk�lerini nasıl etkiliyor?

İstanbul'u mitleştirmen �ok hoş. Tam bir fantezi alemi. Bir labirent. İstanbul'u bir labirente benzetiyorum, k���k kapılarla b�y�k hangarlara a�ılıyor sokakları, caddeleri tam bir panayır alanı. Evde oturup bir Tarantino filmi seyrediyorken televizyonumda, E5'e bakan penceremden birbirine giren arabaları, ambulansa taşınan par�alanmış insanları da aynı anda aynı doğallıkla seyrediyor, ekrandaki filmin etkilediği kadar etkileniyorum. İki cam arasında bir fark g�remiyorum. Akıl sağlığın i�in bu gerekli buna da inanıyorum. Ve gitgide ger�eğine yabancılaşıyorsun şehrin. G�vensizlik getiriyor; paranoya, depresyon ve herşeyi paylaşmana rağmen insanlardan ka�ış ve yalnızlık. Bu koca kalabalığın ve hengamenin arkasında yalnız olabilmek kitlelerce gelenek halini almaya başladı. Değişken, d�zenli bir d�zensizlik i�erisinde aptal bir sarka� gibi sallanıp dururken, ne yapıyoruz sorusu zırt pırt gelir oluyor insanların aklına. Ama kimse bu soruyu fazla takmıyor, yine de bildiğimizi okuyoruz. Sağlıklı bir şehirli olmak yarı deliliği de getiriyor beraberinde. Bunlarla beslenen bir sanat�ının eserlerinde fazla bir tutarlılık da beklenemez bana kalırsa. Mutluluk ve umutsuzluk her insanda değişik anlarda yaşanır ama asıl şaşırtıcı olan bu ani gidip gelmelerdir. Benim şehrim hep bir Polyanna masalı uydurur sakinlerine. O Pollyanna ki bakire değil! d�nya tatlısı bir de kızı var..

Fantastik ve ger�ek�i (ya da ona yakın) olan �yk� t�rleri arasında yaptıkların, yap(a)madıkların ve yapmak istediklerini de d�ş�nerek tercihin nedir?

Fantezi benim kullandığım dil. Arap�a ya da Fars�a konuşmak gibi birşey. Ama s�zc�ğ�n ve kelimenin anlamı her dilde birdir. Kendi d�nyamı, aşkımı, acımı, cinselliğimi, �fkemi, arzumu, şehrimi �iziyorum. Kuşkusuz insanları eğlendirmek de amacım. �izgi romanlarım bir beyin jimnastiği, bir zeka oyunu da olabiliyor, ya da durduk yere ruhsal bir boşalma. İnsanların zihnine larva bırakıyorum. Gecenin bir vakti ya da g�n�n ortasında o larva 'v�r�' diye fırlasın d�ş�nceden, beynini, benliğini kemirsin istiyorum. K���k bir vir�s olsun kurcalasın aklını.
Nedense ger�ek�ilik ger�ek gibi durmuyor benim �izgi romanlarımda. Mesela ger�ek bir olaydan doğrudan bire bir resimlenmiş "KARI GARI" adlı �yk�mde, tren garında pezevengin birinin bir gence orospu pazarlaması ve oral seks yaptırması, fikrini sorduğum kişilerce sıradan, hatta biraz hayalci ve kurmaca bulundu. Ger�ekliğini yadırgadılar. Kuşkusuz başlarına gelmediği s�rece kimse fantezinin ger�eklerden bir farkı olmadığının ayırdına varamıyor. Yaşasa bile farkına varamıyor.

Kalabalıklar ve okuyucular diye başlayayım :)) Kalabalıklar senin i�in neyi temsil ediyor? Aynı kalabalık i�inde-ya da dışında-okuyucuların kimler?

Kalabalıklar toplumu, toplum da yabancıları temsil ediyor. Okuyucuma gelince, kendini sorgulamayı seven insana hitap ettiğime inanıyorum. Biraz psikolojiye az bu�uk felsefeye girip �ıkarken karamsar veya trajik bulunsam da kimi zaman kafalara takılan uygunsuz soruları gelişig�zel anlatsam da sağlam d�ş�nce ve fikirlere dayalı, eğlenceli ve komik olduğuna inandığım �izgi romanlarımdan �zellikle bu t�r insanların keyif alacağına inanıyorum. Bence asıl bu t�r insanlar yaşamdan birşey koparmasını beceren, hayatı her nasılsa kendi istedikleri gibi yaşanır hale getiren, d�zeyli, disiplinli ama kendi i�inde ipini koparmış, u�arı tipler. Hayatı bir oyun gibi g�r�yorlar. Ama asıl acıyı bir oyuncu olmadıkları i�in �ekiyorlar. Kimseye bunu belli etmeyecek kadar usta oyuncular aslında. Karşılarına diktiğim hikayenin bir hikaye değil ben ya da kendisi olduğunu ��zen, �� boyutlu bir resme bakarken o resmin altında bir d�rd�nc� boyut arayan insanlar. Kuşkucu ve g�vensizler. Ama bir o kadar da g�venilirler. Hepsinin i�inde bir şeytan yatıyor. �stelik o şeytan onlara istemediklerini değil tam da istediklerini yaptırıyor. Bunun dışındaki okuyuculara gelince, okudukları şeyin yalnızca bir �izgi roman olmadığını anladıkları an kendilerini kendileriyle başbaşa bırakıyorum.

Kenar mahalleler, kalabalık n�fuslu apartmanlar �yk�lerinde hep var... �te yandan da bir�ok �yk�n�n i�i�e ge�tiği anlatıları tercih etmenin sebepleri neler?

Ben İstanbul'un kenar mahallelerinde b�y�d�m. Samatya, Yedikule, Kocamustafapaşa... Neden apartmanlar? Garip, sen bu soruyu sorana kadar b�yle bir neden aramamıştım. Hem de bir on senedir bir apartmanda oturmamama rağmen. Evet, bu sanırım �ocukluk d�nemimin bir ganimeti. Ben altı katlı bir apartmanın en alt katında b�y�m�şt�m. Arka balkonları bizim bah�emize bakıyordu bu apartmanların ve ben apartmanın aklı ve yaşı sağa sola koşuşturulmaya m�sait tek velediydim o zamanlar. Ve ne zaman bah�eye top oynamaya veya kedi avlamaya �ıksam (!) apartmandan biri rica minnet bir şey almaya oraya buraya yollardı beni. Bu nedenden, g�nde altı katın altısına da koşuşturup girip �ıkıyordum. Sanırım hen�z �nemsenmeyecek yaşta olduğumdan ev ahalisinin b�t�n gizli sırlarına, mahrem dedikodularına da kulak misafiri oluyordum. Bu tarz bir �izgi romanın b�yle bir yaşantının �r�n� olarak �ıkması, şimdi beni olduk�a şaşırtıyor.

Kişisel olarak Kenan Yarar nerede duruyor (�izgi �slubu, hayat, politika, v.s.) nasıl tanımlarsın kendini ?

Kişisel olarak �slubuma tam bir ad veremiyorum. �izgi romanlarımda bazen, huzursuz ve rahatsız bir �izgiye dayalı, ��p kollu, �l� bakışlı insanlarla simgeli psiko �yk�lerin yanı sıra-estetiği ve deseni �n planda, real(ize), �eki�i ve g�zel, rahat ve esnek �yk�lere dayalı nispeten sevimli romanlar arasında gidip geliyorum. Okuyucu her haluk�rda ikisi arasında birinde karar vermenizi diretse de şu an b�yle bir ayrıma hazır değilim. İki tarzda da s�ylemek istediğim şeyler var. �oğunlukla ikinci �slupta belirttiğim hikayelerimi sağlam bir senaristle �retmek istiyorum. Korkarım �izgi roman senaristi şu an T�rkiye'de bulunması en zor adam.

(L.C)



En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|