05.01.2005

 

Levent Cantek: "�izgi Roman �nemli Bulunmadığı İ�in K�t�phanelerde Yer Alamıyor"

www.seruven.org

Ser�ven dergisinin hayati isimlerinden biri olan arkadaşımız Levent Cantek ile uzun bir r�portaj yaptık. Cantek�in 2003 yılında �ıkan Karaoğlan, Erotik ve Milliyet�i Bir İkon kitabının �ıkışında yapılan r�portajı yeni sorularla genişlettik. R�portajı İki b�l�m halinde ikişer g�n arayla yayınlayacağımızı da duyuralım

2002 yılında sizin derlediğiniz �izgili Hayat Kılavuzu adlı �ok yazarlı bir kitap �ıkmıştı. O kadar insan nasıl bir araya gelmiştiniz?
Kitap fikri, o d�nem e-mail aracılığıyla s�rd�r�len bir tartışma grubundan [Koloni] �ıktı. Yazarların �oğunluğu grubun �yeleriydi. O da benim, Kosta Ceran ve birka� arkadaşın on yıl kadar �nce birlikte �ıkardığımız, aralıklarla s�rd�rd�ğ�m�z bir fanzinden adını alan bir gruptu. Kitaptan �nce orada toplandık, yıllardır g�r�şmediğimiz, bir bi�imde tanıştığımız ya da ismen tanıdığımız insanlardı �yeler. Hoş-beş, bir yıla yakın kaldım ben o grupta. Uzun tartışmalar, makalemsi yazılar yazılıyordu o grupta. Y�ze yakın insan vardı, baya�a bir şey �ıkıyordu. Bence sanal alemin mantığına pek uyulmuyordu.

Nette konuşma diline yakın kısa c�mleler hakim yazılanlara
Genel mantık bunun �st�ne kurulu.. Yazmak yoğunlaşmak ve hayatın akışından kopmayı gerektiriyor. Yazılanın okunması ise başka bir mesele. Diyeceğim grup fena değildi. Ayrıca sanallığın lakaydi �zg�rl�k s�ylemiyle tatsız, gereksiz iddiacı, pervasız bir konuşma bi�imi vardır ya. Grup işte o kadar değildi. Bu kadar insan bir araya gelmişken bir kitap �ıkaralım dedik. �yle başladık, sonra dışarıdan katılanlar oldu.

�ns�zde yazarların �nemlice bir kısmının ilk kez bir yazısı yayımlanan isimler olduğunu yazmışsınız
Kitabın oluşumunda en meşakkatli olan da buydu zaten. Epey ısrarcı davrandım, zorla yazdırdım bazı yazıları (g�lerek). Kitabın en �ok takdir edilmesi gereken belki de tek tarafı bu kolektiflik bence. Bu kadar insan genellikle ya telifle toplanır ya da akademik gerek�elerle. �izgili Hayat Kılavuzu bunun dışında bir şey oldu.

�izgi romanla ilgili enformasyona ulaşmak �ok zor, neden zor?
��nk� k�t�phanelerde �izgi romana yer verilmiyor. Sadece ona değil b�t�n pulp sayılan ucuz kitaplara, magazinlere, erkek dergilerine, polisiyelere yer verilmiyor. �nemli bulunmuyor ��nk�. Milli K�t�phane depolarında on yıl �nce yerlere sa�ılmış bir şekilde duruyorlardı. Y�r�yebilmek i�in �stlerine basmak zorundaydınız. T�rkiye�de sol ve İslam� yayınları da bulmak zordur, rejimin d�şmanı sayıldıkları i�in onlar da kaybolurlar, gizlenirler. Ucuz ve yoz sayıldıkları i�in �izgi romanlarda t�r olarak aynı kaderi paylaşırlar.

Bu kararı kim veriyor peki.. onları kayıt dışı tutan neye dayanarak bunu yapıyor?
�ncelikle modernist pedagojinin kararı bu. Saklamaya değmediği d�ş�n�l�yor. Bir de maddi nedenleri var; inanılmaz yer tutuyorlar, kayıt tutulamayacak kadar �oklar. Dikkat edilirse bir �ok k�t�phanede tarih olarak geriye gidildik�e kayıtlı ve ulaşılabilir �izgi romanlarla karşılaşılabilir. Altmışlı yıllardan itibaren kitap-dergi yayını �oğaldık�a k�t�phanelerin sorunları da b�y�yor. Kayıt dışı tutulmalarını da modernist pedagoji meşrulaştırdığı i�in sorun ��z�l�yor. Aşk romanları, dedikodu dergileri, erotik yayınlar, film afişleri, lobiler, mizah dergileri� d�ş�k fiyatlarla �ok satan her şey heba ediliyor.

Garip olan hemen hepsinin sahaflarda y�ksek fiyatlarla satılması
Evet� Bir d�nem pop�ler olmuş herhangi bir yayın hakkında inceleme yapabilmek i�in �nce y�ksek �cretlerle onu satın almak gerekiyor. Ee bu da baştan bir sınırlılık demek.

Bir karşılaştırma yapmak gerekirse Batı�da bu t�rden sınırlılıklar var mı? En azından k�t�phanelerin durumu nedir?
Bir karşılaştırma yapmak �ok doğru olmayabilir. Burada �retim temelinde bir malzeme yok. �izgi romanı konuşuyorsak k�t�phanelerde veya resmiyet nezdinde sahiplenme anlamında bize has-bize �zg� denebilecek , itina ile korunan �alışmalar yok. Dışa bağımlı terc�me �izgi romanlardan kurulu bir pazar oldu daima. Tex, Batman ya da Tenten �retildikleri �lkeler i�in korunup saklanan değerler. Yalnız şu da var: Bizim k�t�phanelerimizde ucuz, yoz ya da değersiz bulunan �izgi roman i�in Batı�da da benzer değerlendirmeler yapılmıştır. Orada da bir �ok �izgi romancı k�t�phanelerden şikayet�i olmuştur. �izgi romanın anavatanı denilen Fransa�da Paris Bibliyotek�in de bir �ok �izgi roman ya yoktur ya eksiktir.. Karşılaştırmayı burada yapabiliriz: �izgi romanın sanat olarak kabul� orada �ok daha �ncedir. Haliyle koruma, saklama, titizlenme zamansal olarak �ok daha eskidir. Bizde �izgi roman �t�kenirken� sanat sayıldı. Herhangi bir �retimin sanat olarak kabul� o modernist pedagojiye dahil olmak anlamına geliyor. K�t�phanelerde mevcut olup olmaması hem bununla hem de s�ylediğim saklamayla ilgili �zene bağlı. �izgi romana bir belge olarak bakmadıkları i�in �nemsemiyorlar, ama sanat denirse değişiyor yargılar. Pop�ler olan her şeye y�nelik husumetin hem nedeni hem de sonucu bu. D�ş�n�n Gırgır dergisi k�t�phanelerde yer almıyor. Bir toplumun en �ok satın aldığı dergi yok ortada. Neye denk d�şt� bu dergi sorusunun cevabı i�in sahaflarda dolaşmak zorundayız.

�ocuklara y�nelik eğitim veya ruh sağlığı-akıl sağlığı meselelerinde de konuşulur �izgi roman�
Bu tartışılır, bunu anlarım. �niversiteler bunu zaten yapıyor. Ama bu k�t�phanenin işi değil ki.. Neyin zararlı ya da yararlı olduğuna niye onlar karar veriyor. Bir �r�ne iyi ya da k�t� ahlaki değerler y�klemenin gereği ne? İşin değil ki bu senin. G�n� kurtarıyor, g�rev adamı oluyor vs. O nedenle �yle bir kitap i�in bunca insanın bir araya gelmesi faydalı bir işti (g�l�şmeler)

Internette kitap hakkında eleştiriler g�rd�m, biri bu nasıl kılavuz demiş
Hayat Kılavuzu derken biz hayatı �izgi romanlardan �ğrendik gibi bir g�nderme yapmak istedim. Kimi �zellikleriyle de ger�ekten kılavuz sayılabilir yoksa elbette ki romantik bir ifade bu�Anlamamış, yapacak bir şey yok�

�izgili Hayat Kılavuzu gecikmiş sayılabilir mi? Bu t�rden kitapların �ok daha �nce yazılması gerekmiyor muydu?
Kişisel olarak ben bununla pek ilgilenmiyorum. Bu t�rden yargılar misyoner tavrı taşıyor, gecikmek, �izgi romanı kurtarmak vs.. �izgi romanı bir sosyal olgu ve sanat dalı olarak g�r�yorum ama �zc�l�k yapamam. Beni ilgilendiren yok sayılması-dışlanması. Cumhuriyet tarihine bakarken ilgimi �eken kara deliklerden biri. Şunu da atlamayayım: Ona bakarken ka�ınılmaz olarak zamanında hakkında fanzinler hazırlamış, �st�ne kitap yazmış epey bir koleksiyoncu ve �izer tanıyan biri olarak bakıyorum. Kişisel olarak yaptıklarım ya da bu kadar insanın bir araya gelerek hazırladığı kitap �izgi romanın anlamlandırılmasını etkileyebilir. Sanat olarak g�r�lmesini, sosyolojik bir ilgiyle okunabilmesini sağlayabilir. Misyonsa bu da bir misyon. Zaten bu işler de mesaj veriyorum diye �ığırtkanlıkla olmaz. Yaparsın, iyiysen kalırsın, kaldığın kadar da etkin olur. �izgi roman bir yirminci y�zyıl sanatı. Kitabın gecikip gecikmemesinden ziyade bunu hatırlamalıyız. Hakkında bu kadar nostaljik yazı �ıkması nereye doğru gittiğini de işaret ediyor aslında.

�izgili Hayat Kılavuzunda �izgi roman hakkında nostaljik yazılar yazılmasından şikayet ediyorsunuz
Hayır şikayet değil de bir tespit bu. Hemen herkesin bu t�rden yazılar yazmasının bende yarattığı bir tortu bu. Şikayet gibi anlaşılmış olabilir ama aksine sosyolojik bir anlama �abası bu. Nostaljinin nedeni d�nemsel haliyle. Bug�n yaşanan zamanın s�rati benim �izgi roman okuduğum zamanın akış hızını yıkmış durumda. �izgi roman başka bir zamanın eğlencesi olarak duruyor. Hi�bir olay ya da gelişme belleklerde yer edemeyecek kadar �nemsizleşti. En taze hatırladıklarımız binanın temelinde kalanlar, �ocukluğumuza ait şeyler. Buna bir de cumhuriyetin dil değişimi nedeniyle sınırlı bir hafızasının olması eklenebilir. Reddi miras nedeniyle 1930 �ncesi g�ndelik yaşam ancak tarih�ileri ilgilendiriyor, kimse merak edip okuyamaz dil farklılığı nedeniyle, uzmanlık ister. Hababam Sınıfı, Metin Oktay, Dikiş Makineleri vs gibi �izgi romanlar da ortak bir ge�mişin hafızasında yer eden, ge�mişi hatırlatan şeyler.

Şunu merak ediyorum �alışmalarınızda olumlu değerlendirmeler alıyorsunuzdur da peki bunlara boş işler diyen olmuyor mu? Aynı zamanda bir akademisyensiniz, akademide �alışmalarınız nasıl değerlendiriliyor? Nasıl bir tepki veriyorsunuz buna�
Kader diye bakıyorum (g�l�şmeler). Pop�ler k�lt�rle, g�ndelik yaşam tarihi gibi konularla ilgileniyorsanız yaptığınız işleri k���mseyecek g��l� bir paradigma var. Bir �ok arkadaşım ve yakınım bu kadar enerjiyi başka bir alanda kullanmam gerektiğini s�yl�yor. Bu konuda da yapabileceğiniz pek fazla bir şey yok. İlgilendiğiniz konulara ne kadar değer veriliyorsa yaptığınız iş de o kadar değerli bulunuyor. Ayrıca bu biraz da kişilik meselesi, ben TKP tarihini okurum ama TKP�nin �ıkarttığı mizah dergisiyle yazar olarak ilgilenirim. Başkaları ne d�ş�necek diye �alışmaktan vazge�mem hatta onlarla hesaplaşarak �alışırım. İyi işler yapmalısınız ki sizi okusunlar. �niversiteden şikayetlerim var, burada olmayı hayal etmemiştim, şartlar beni buraya getirdi ama bir �ok iş ve sekt�re g�re �zerk bir ortamım var.

Karaoğlan i�in yayınevinden teklif aldığınızı yazmışsınız, sevinmiş olmalısınız
Elbette sevindim. Bir �izgi roman kahramanı hakkında kitap d�ş�n�lmesi bile başlıbaşına bir değişim g�stergesi.

Peki Karaoğlan kitabı istediğiniz gibi oldu mu?
Aslında bir par�a �ekinceli başladım işe. Karaoğlan�ın yayımlandığı diziden �ıkan Dylan Dog ve Teks kitaplarını sevmemiştim. Bunlar fan kitapları, ka� kişiyi �ld�rm�ş, ka� kişiyle ne yapmış vs. Yazarının dili sarkastikti, gazeteci diliyle yazılmış sabun k�p�ğ� kitaplardı. Şimdilerde pek moda hemen herkes �keyifli� diyor, işte o kitaplar da onlardandı. Benim tarzım değildi, hele ki o kitapların arkasına eklenmiş tablolar filan. Raşit �avaş�la pazarlık ettim, yapamam bunları diye. O da dizinin formatını bozmam vesaire yaptı. Yazdıklarımı ve g�rsel malzemeleri g�rene kadar da yarı şaka yarı ciddi direndi bana.

Sizin kitabınız �keyifli� değil mi?
Hayır, kıl�ıklı, ger�ekten �yle. Şunu demek istiyorum: Ben b�yle şeyler yapamam. Karaoğlan�ı mesafeli bir dille yazmaya �alıştım, sarkastik bir dil kullanamam. Bunun nedeni onu vakti zamanında okuyup sevmiş olmam da değil. Bu t�rden bir alaycılığı magazine, gazetecilere bırakmaktan yanayım. Konuşurken yapılabilir, g�lersin vesaire ama yazarken mesafemi korumam gerektiğine inanıyorum.

(Devam Edecek)



En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|