18.01.2005

 

Şahap Amca Kara Pen�e�ye Karşı: Kırklı yıllarda yaşanmış dehşetengiz heyecan ve muamma hik�yesi

www.seruven.org

Şahap Ayhan, T�rkiye�nin en eski �izgi romancılarından biri. �izgi romancılığı, maceracı kişiliğinden kaynaklanmış olmalı ki en az �izdikleri kadar ilgin� olaylar da yaşamış. Kara Pen�e, bu komik ve s�r�kleyici anılardan biri.

Ser�ven dergisini yayına hazırlarken eski ustalarla r�portajlar yapmayı ama�lamıştık. Ancak deprem endişesiyle olacak elimizdeki �oğu telefonun değiştiğini, aradığımız �izerlerin muhtemelen daha emin semtlere (ya da başka şehirlere) taşındıklarını fark ettik. Kendisiyle ilk kez 1991 yılında g�r�şt�ğ�m Şahap Ayhan (1926) da izini kaybettiğimiz eski �izerlerimizden biri. Bu sayıda onunla yıllar �nce yaptığımız bu s�yleşinin k���k bir par�asını yayınlamaya karar verdik. Asıl niyetimiz bu r�portaj vesilesiyle ona ulaşabilmek, tekrar g�r�şebilmek. Ayhan, �lkemizin yaşayan en eski �izgi romancısı, artık �izmiyor. �te yandan olduk�a ilgin� bir �zelliği var ki bir�ok eski �izerden onunla ilgili hik�yeler dinlemişizdir. Şahap Amca�nın "dillere destan" macera yaşama hevesi, muhtemelen onu "ressam" yaptığı gibi �oğu birbirinden komik olaylar yaşamasına da neden olmamış değil. R�portaj, kırklı yıllarda başından ge�miş bir olayı anlatıyor. Okurken kendisini ve yaşadıklarını neşeyle anlatan Şahap Amca�nın neden �izgi romanlarla uğraştığını anlayacağınızı sanıyorum.

Nasıl başladı bu Kara Pen�e vakası?
O zamanlar Memleket gazetesinde �alışıyorum. �ncesinde gazete, Arif Oru�'un Yarın gazetesiydi. CHP'ye muhalifti. Bir emirle kapadılar. Haftası dolmadan gazete kadrosu bu kez iktidarı destekleyen Memleket�i �ıkardı. Neyse işte ben o gazetedeyim. Askere daha gitmemişim. Ger�i yarım bıraktık ama Edebiyat Fak�ltesi�ne gidiyorum. Evimiz de Altunizade'de... İşte o g�n kahvaltıyı bitirdik, işe gideceğim. Kapı �alındı. A�tım, bizim komşunun k���k kızı elinde s�sl� bir paketle karşımda s�z�lerek duruyor. "Şahap Abi, biri sana bu kutuyu g�nderdi." Baktım kutunun �zerinde "Bay Ş. Ayhan, Memleket Gazetesi ressamı" yazılı... �Kim g�nderdi?� dedim. Kız tarif etti. Tarif tam bir k�t� adam! Kızcağız korkmuş bile... Neyse, ev halkı toplandı. İleride herhangi fuzuli bir kuruntuya mahal bırakmamak i�in annem, "Anlaşıldı, yazısından tanıdım. Eflatun yollamış bunu bana oyun oynamak istiyor" dedim. Neyse, yukarı odama �ıkıp kutuyu a�tım. İ�inden kesilmiş bir kara kedi kafası �ıktı. Alnından bir tahtaya �ivilemişler. Bir de yazı var: "Bay Şahap Ayhan, sizi �l�mle tehdit ediyorum, imza Kara Pen�e" ve k�ğıdın altına kesilen kara kedinin ufak bir patisi iğnelenmişti. Harfler, kitap harfleriyle tek t�k ters olarak yazılmıştı. Manzara tahayy�l ettiğim gibiydi. İster şaka ister ciddi, olay hoşuma gidiyordu.

Tam macera havası...
Evet! Esrarengiz korku filmlerinde kullanılan m�zikleri mırıldanarak gazeteye gittim. Tabii olanları keyifle olduğu gibi anlattım. Duymayan kimse kalmadı. Ragıp Şevki Yeşim, "B�yle şaka olmaz polise haber verelim, adam kediyi kesmiş, korkulur" diyor. Ama ben yanaşmıyorum. Polise haber verirsek �korktu� derler diye istemiyorum. Neyse, aynı g�n muhasebe odasından Ekrem Bey elinde şişkince bir zarfla bana geldi. "Bu sizin, birisi bıraktı" dedi. Ben kim nasıl birisi dedim. �Gayet temiz giyinmiş fakat korkun� bakışlı, kanlı g�zl�, kaba sesli bir adam� diye tarif etti.

Kara Pen�e!
Evet! Yine bir not yollamış. Duyan herkes başıma toplandı. Zarftan neler �ıkacağını merak ediyorlardı. Hakikaten zarftan yine kesilmiş bir pen�e �ıktı. Aynı zamanda bir de g�zel gen� kız resmi... Mektupta da sanki kızın ağzından �ıkmış gibi bir şeyler yazılmış. Kız beni sevdiğinden, her zaman ve her yerde beni aradığından fakat benim ona ehemmiyet vermediğimden, hatta bug�ne kadar y�z�ne bile bakmadığımdan bahsediyor. Bu herhalde yalan olmalıydı. ��nk� resimdeki kız �ok g�zel bir par�aydı. Yani ona bakmamazlık edemezdim. Buna imk�n ve ihtimal yoktu. Son olarak benim bildiğim bir sırrın bana �ok pahalıya mal olacağından bahsediyordu. �Bu gece saat yarımda...� diye bitiyordu.

Ne sırrından bahsediliyor olabilirdi, o g�n aklınıza ne geldi?
Şimdi ben bu gen� kız masalına inanmadım. Yazı ve ifadenin erkek elinden �ıktığına emindim. Ancak kimseye s�ylemesem de bahsedilen sırrın Harap K�şk�te başımıza gelenler olabilir diyordum.

Bir macera daha, nedir bu Harap K�şk işi?
(G�lerek) Evet, o ayrı bir macera ama kısaca anlatayım. İşte �Harap K�şk� adını verdiğimiz kapısı bacası kırık, bomboş bir ev var. Biz burada esrarengiz bir şeyler olduğunu d�ş�nd�ğ�m�z i�in (g�lerek) ben, Suavi (Sualp), Eflatun Nuri, Ayhan (Erer) ve birka� arkadaş daha gece vakti Harap K�şk�e gittik. Araştırma yapıyoruz. Hakikaten orada bazı k�ğıtlar bulduk. Anlayamadık tabii ne yazıyor, ne anlatıyor, belli değil. Ama kesin şifreli dedik onlara. Lakin evden �ıkarken silahlı biri bizi �evirdi. �Ne arıyorsunuz� sorgu suali ardından birka� tokat derken ka�tık. Sırrım olsa olsa Harap K�şk işi olur.

Gece n'oldu? Hani Kara Pen�e randevu vermiş ya?..
Eve d�nd�m. Ama mest olmuş durumdayım. Hava yağmur, r�zg�r, toz, toprak, yani durum mevzu a�ısından hem de mevzuya uygun dehşetengiz atmosferiyle tam bana g�re... Yatağımı odanın tam ortasına serdim. Hatta herkes yattıktan sonra aşağıya inip kapının s�rg�s�n� �ektim. Bu suretle Kara Pen�e'nin gelişini bilakis kolaylaştırmak istiyordum. Odamın sokağa bakan camlarını a�mış, t�m ışıkları s�nd�rm�şt�m. İşi bu derece ciddiyete aldıktan sonra korunma tertibatı almayıp, kabadayılık taslamak artık enayilik aczedileceğinden nenemin Plevne'de şehit olan kardeşinin palasını tam elimin altına doğru uzattım. Ayrıca herhangi bir boğuşmada iyice rahat olabilmek i�in �zerimde ne varsa �ıkarıp attım. Tam Tarkan kıyafeti yani. Dışarıda yağmur yağıyor, r�zg�r savuruyor. Bir hortlak havası... Saati �akan şimşeklerin ışığında g�rmeye �alışıyorum. Vakit geceyarısı olmuştu. Duvarda asılı olan kemanımı indirdim. Aslında pek iyi �alamıyordum ama korkun� ve esrarengiz sesler �ıkarmakta ustayımdır. Yayı tellere iyice bastırarak t�yler �rpertici fon m�ziği yapıyorum. İ�imden de Kara Pen�e'nin morali fena halde bozuluyordur diye de g�l�yorum. Derken asfalt �zerinde bir g�r�lt� duyar gibi oldum. Safi kulak kesildim. Sanki ayağının biri tahtadan bir adam ağır ağır y�r�yordu. Define Adası�ndaki Tek Ayaklı Korsan gibi... Ama o g�r�lt�de onun duyulması i�in kasti yapıldığını anladım. Palayı iyice kavradım. Birden i�eriye taşa sarılı bir k�ğıt atıldı. Ama ben ona bakmadan dışarıya fırladım. Bir baktım, bir g�lge aksayarak hızla uzaklaşıyor. Arada epey bir mesafe var. Koşmuyorum ��nk� hem �zerim �ıplak, hem de karakol yakın o kılıkta g�r�rlerse atarlar i�eri... Neyse eve d�nd�m, a�tım k�ğıdı. "Az daha yaşayacaksın. İmza Kara Pen�e" yazılı... Ertesi g�n gazetede b�t�n olayları anlattım. Ragıp Şevki beni polise haber vermem i�in zorluyordu. Ben kabul etmiyorum. Hararetle bunları tartışırken kapıda kahvecinin �ırağı belirdi. Beni arıyor. Elinde yine şişkin bir zarf... Ben g�lerek "Kara Pen�e!" dedim. �ırak zarfı verirken me�hul adamı aynen tarif ediyordu. Herifin yanında bir de g�zel kız olduğunu s�yleyince cebimdeki resmi �ıkarıp g�sterdim. �Bu kız mı?� �ırak hayretle �Hah tamam, bu kız� dedi. Hepimiz birbirimizin y�z�ne baktık. Eflatun Nuri �vay canına!� diye mırıldandı. Ayhan (Erer) benim i�in hayli endişelenmeye başladı. İriyarı herif bunlarla da kalmayıp kahveciye on lira bırakıp, benim her istediğimi i�ebileceğimi s�ylemiş. Tabii bu benden �ok arkadaşların işine yarıyordu. Neredeyse herkes kahvecideki hesabını bu parayla kapadı. On lira iyi para... Nihad (Erman) "Bu Kara Pen�e on liraya kıydıktan sonra her şeyi yapar, kedi de keser, adam da" diye matrak ge�iyordu. Mektup yine Kara Pen�e'den... Gece olan hadiseyi aynen anlatıyor. "Palanın şimşek ışığında nasıl parıldadığını g�rd�m ha ha!.." diye yazıyordu. Hesapta ben uyuduktan sonra bu geri gelmiş, eve girmiş, odama �ıkmış... Hik�ye tabii... Lakin bunu yazan mutlaka bizim evi tanıyan birisiydi. Son olarak "Pazar g�n�n�n gecesi saat dokuz otuzda Millet Parkı�nın alt kapısında" şeklinde randevu vermiş. Arkadaşlar hep birlikte hareket edip bu işi bitirmek istiyorlardı. Kabul etmedim. Tek başıma bu Kara Pen�e'nin �stesinden gelecektim. Pazar gecesi hazırlıklarımı tamamladım. Yanıma ufak bir bı�ak alıp parka gittim. Baktım Ayhan (Erer) beni bekliyor. Beni �ok severdi. Gelme demiştim ama yalnız da bırakamıyor. Yanında �� tane de arkadaşı var. Felsefe talebeleriymiş. Benden bahsetmiş. Onlara enteresan gelmişim. Felsefeciler ya! Gen�ler hevesliler� Hesapta beni inceleyecekler. Neyse, başkaları da geldi. Eflatun Nuri ve Cazip diye bir arkadaş, sağ olsunlar benim i�in gelmişler. Ama dedim, yanıma sokulmayın, hepsi bir tarafa pusuya yattılar. Etraf karanlık, ışık yok. Parkın �n�nde dolaşıyorum. Vakit geliyor. Etrafta kimse yok. Arada bir parka giriyorum. Sağa sola bakıyorum. Ben i�eri girdiğim zaman arkadaşlar m�thiş heyecanlanıyorlarmış. Neyse uzatmayalım, vakit geldi. Ben i�eriye girdim. Birdenbire dışarıdan bir patlama sesi duyuldu. Bı�ağı kavradığım gibi dışarı fırladım. Aslında fırlamak istedim. Koşarken sırtımda bir acı hissettim. Vuruldum galiba diye dizlerimin �st�ne ��kt�m. Baktım bir şey yok, yokladım kendimi, kan falan yok... Ama bu arada �aah!� falan demiş bulundum. Patlama oldu fakat bizim �ocuklardan ses yok hani g�ya beni koruyacaklar. Seslendim �Gelin bir şey yok� diye, geldiler. Hemen parktan i�eriye doğru gruplara ayrılıp dağıldık. Kara Pen�e'yi yakalayacağız. Ben Cazip'le birlikte koşuyorum. Baktık �n�m�zde birileri koşuyor. �Hah� dedim �Kara Pen�e!� Başladık kovalamaya ama karanlık, pek g�remiyoruz. Meğerse ka�anlar, bizim felsefeci �ocuklarmış. Biz �zerlerine doğru koşunca onlar da Kara Pen�e geliyor diye başlamışlar ka�maya... Sonra tekrar toplandık. Kara Pen�e yok ortada. Fakat havuzun kenarında bir not daha bulduk. "Başkaları bu işe karışmasın yoksa!.." diye yazılmış. Eflatun yerde bir de bı�ak buldu. Ben olaya hemen a�ıklık getirdim. Sırtıma bir şey atıldığını anlattım. Demek ki bı�ağın tersi ya da kabzası sırtıma değmişti.

İş artık �ok ciddi yani.
Dur dinle esrar perdesi ��z�l�yor. Ertesi g�n gazeteye gittim. Ragıp Şevki beni odasına �ağırdı. "Şahap artık yeter, bu iş ciddi polise haber verdim" dedi. �z�ld�m tabii, şimdi bana �korktu� diyecekler diye hayıflanıyorum. �ıktım odadan, baktım Eflatun Nuri kapının dibinde sararmış bir halde "Gel sana bir şey s�yleyeceğim Aga" dedi. Merdivenlere indik. "B�t�n bunları ben yaptım" dedi.

Nasıl yapmış onca şeyi?
Nuri tuhaf adamdı. B�yle şakaları vardır. Akademide kendini �ld� diye duyurmuş. Birka� g�n sonra gitmiş, herkes hortlak g�rm�ş gibi şaşırmış. Hemen Ragıp Şevki'ye koşup �b�t�n bunları Eflatun Nuri yapmış, polisler gelince k�t� olacak� dedim. Ama o da kurt! Polise haber vermemiş, i�imizden biriyse korksun �ıksın diye numara �ekmiş... Neyse hepimiz toplandık. Bizimkisi "onca şeyi" nasıl yaptığını anlattı. Evde bir kedi �lm�ş, hınzır ya birine şaka yapayım demiş. Bunu kim kaldırır? Şahap tabii... Kutuyu hazırlıyor. Bizim komşunun kızını �ğretip eve yolluyor. O da �ok g�zel oynuyor kerata. Kendisi hafif aksak ayaktı. Taşı mahalleden birine attırıyor. Kendisi k�şede bekliyor. G�r�lt�y� yapan o. Kızın resmi, bir arkadaşın ablasının alb�m�nden... �ırağı ayarlamış, paraya kıymış. Patlama bildiğin bayramlardaki mantar. ���-d�rd� bir arada olunca epey ses yapıyor.

Ya bı�ak?
Canım ortada bı�ak yok. Camdan i�eri taşı atan �ocuk bir taşı da sırtıma atıyor. Bı�ağı sonradan bizim Nuri yere koymuş, sonradan buldum d�meni... Biz de zaten havaya girmişiz. Otomatik olaya katılıyoruz. İşte Kara Pen�e'nin hik�yesi bu.



En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|