06.06.2005

 

Orhun Yakın: "EC Siyaseten Doğru Olmayan Hikayeler Anlattı Ama..."

www.seruven.org

�izgili Hayat Kılavuzu'nda Korku �izgi romanları �st�ne bir yazısı olan arkadaşımız Orhun Yakın'la bu konu hakkında bir s�yleşi yaptık

Korku �izgi romanlarında seni cezbeden ne? Mainstream anlatılardan ne kadar farklılar? Daha mı ger�ek�iler �rneğin?

�ncelikle şunu netleştireyim: ben insanın temel ruhsal derdinin korku olduğunu d�ş�n�yorum. Gerisi hep bu kaynaktan �ıkıyor. Yaşamımızda daha �nce neden/nelerden korkmuşsak ya halen ondan/onlardan korkuyoruz ya da bug�n�m�z� şekillendirmeye devam ediyorlar. Bu olabildiğince 'nat�ralist' bir yaklaşım ve tarihe de b�y�k �nem atfeden bir tarafı var. �ncesini bilmem lazım ki bug�n�n� a�ıklayabileyim. Tabii bu t�r bir yaklaşım aslında kısa hikaye tarzı i�in bir dezavantaj. Hem meraklısı olduğum 70'ler tarzı hikayeler hem de daha yakın d�nem yazılı �r�nler i�in. Ama elin oğlu o b�y�k miktarda gerekli malzemeyi de
10-12 sayfaya (bazen �ok daha kısa) sığdırmayı başarmış ve halen de başarıyor. Buradan hepsinin � en azından benim ulaşabildiklerimin � birbirinden g�zel/okunmaya doyulamayan eserler olduğu sonucu �ıkmaz ama bu işin yapılabildiğini g�sterir. Eski ustaların gotik �slubu zaman i�inde Creepy/Eerie ya da Vampirella'larda - ya da daha �ncesinde E.C. Comics'de yansımasını bulmuş bence.. �izgi �ok şey katıyor hikayeye. �zellikle E.C. hikayelerinin (s.f ya da tam gırtlaktan s�pernatural olanları hari�)�oğunun hem ciddi bir kara mizah hem de
sıkı bir ger�eklik i�erdikleri kanısındayım. Bu tabii son kertede Amerikan toplumunun i� dinamikleri ve yapısını bağlar gibi g�z�kse de bence olduk�a evrensel değerleri de i�eriyor.
Tabii beni aslında �ok da bağlamayan �zelliği E.C.'lerin 'evrensel değerler' kısmı. Ben bu hikayeleri o tarihe kadar mainstream medyada g�r�lmeyen yaklaşımı y�z�nden ve belki bug�n de pek aşıldığı s�ylenemeyecek olan �izgileri i�in seviyorum. Derginin yayım macerası 'Kılavuz'da var, burada girmeyeceğim. Ama okuyucuyu �eken/tepki alan yaklaşım beni �ok
cezbediyor. Siyaseten doğru olmayan bir dergi bu. Su�(lar) cezasız kalabiliyor. Karakterler �ylesine ahlaksız ki �ıkarları i�in � cinayet dahil � her şeyi hemen ve her yerde yapabiliyorlar.
�oğu �yk� de hi�bir şey g�r�nd�ğ� gibi değil, o y�zden hikayenin sonunda bir s�rpriz/twist olacağını bilseniz de yine de tam sizin beklediğiniz gibi bitmeyebiliyor. Adalet/aşk/sadakat v.d kavramlar bu hikayelerde sadece birer art alan.. Karakterlerin m�cadelesi işin en �nemli yanı ve bunu da �izginin yardımıyla sağlıyor. 6-7 (renkli) sayfaya t�m bunları sığdırmak bana bazen mucize gibi geliyor. Birtakım tabu konulara (uyuşturucu kullanımı) el atması ve �izgilerde bazen aşırıya ka�tığı da d�ş�n�len ger�ek�i yaklaşım beni �eken diğer unsurlar.

Korku �izgi romanları kısa hikaye konusunda ne kadar başarılılar? Asıl sırları kısa hikayeci olmaları mı?

Evet, bence bu adamlar �ok iyi birer kısa hikaye yazarı ama �izgi romanda her zaman yazan ve �izenin aynı kişi olmadığını da unutmamak lazım. Benim hatırladığım/bildiğim �rneklerin ezici �oğunluğu (en azından E.C. ve Warren'lar i�in, yazar ve �izerinin ayrı olduğu �r�nler. Ama bu kişiler �retirken �ok yakınlar ve/ya dışarıda da sosyal ilişkileri var. Neyin uygun olup
olmadığını biliyorlar/tahmin edebiliyorlar. ayrıca �izerin uygun g�rd�ğ� noktalarda duruma m�dahalesi de s�z konusu. 20 yıl sonra Warren'ın �� dergisi daha b�y�k kağıt boyutu ve (�oğunluğu muhteşem) siyah beyaz �izgilerle aynı geleneği (tabii yetmişlerin o kendine has
decadent havasını da katarak) s�rd�rmeyi başardı bence.


EC ve sonraki gelişmelerden �ok sık s�z edilir..bir what ıf sorusu soruyorum, Comic Code olmasaydı EC ve �izgi roman farklı bir yerde olabilir miydi?

Comic code olmasaydı sorusu benim genelde �ok sevdiğim 'what if?' tipi alternatif tarih
alanına giriyor ama yanıtlamak �ok zor. Kısıtlamaların getirildiği d�nemde benzer su�lamalar kara filmlere (film noir) de y�neltilmişti zaten. �oğu kısa romancıklar ya da genişletilmiş hikayelerden oluşan bu t�rle E.C. yapısı arasında sıkı bağlar var bence (aha, işte bir makale konusu daha!). Eğer karşılarına b�yle bir engel �ıkmasaydı yazar/�izer takımının tarihi biraz daha �ne �ekebileceklerini ve �rettikleri materyalin dozunu daha da y�kselteceklerini d�ş�n�yorum ama şunu da g�zden ka�ırmadan: bu adamlar bu işi yaparken �ok eğleniyorlardı, belki de mizah unsurunun hikayelere bolca yansımasının bir nedeni de budur.
G�n�m�zde 'amerikan esprisi' olarak bilinen tarzın �rnekleri bu hikayelerde bulunabilir. Ama bu esprilerin hakkını verebilmek i�in (!) bunları algılayabilecek bir d�nya g�r�ş�ne a�ık olmak gerekiyor. Burada s�z konusu tarzı 'kabullenmek'ya da 'o' d�nya g�r�ş�ne sıcak bakmayı kastetmiyorum. Anlamaya �alışmaktan s�z ediyorum. Sadece 'Emret Bakanım/Başbakanım'dan ibaret bir British sense of humour birikimim İngiltere'de
ge�irdiğim yaklaşık d�rt yıl i�erisinde ve sonrasında ciddi bi�imde değişti ve 'soğuk İngiliz' mitinin ger�ek olmadığını g�rd�m ve bu g�r�ş� savunmaya başladım. Bu da bir tarzın yakalanabilmesi i�in illaki o �lkenin sınırları i�inde belli bir zaman ge�irilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ama faydası da olabilir. Mizahın k�lt�rler arası ge�irgenliğinin olduğu bir �ok alan/konu var. Amerika'ya hi� gitmedim ama İngilizce'yi halletiğim zamanlardan beri Mad'in filmlerle dalga ge�en her sayısına g�ld�ğ�m� hatırlıyorum ki bazı filmleri(ve dizi filmleri) hi� g�rmemiştim bile.. Tabii bu esprileri m�thiş bir şekilde destekleyen Mort Drucker ustanın katkılarını da yabana atmamak lazım. Yani biraz almaya/�ğrenmeye istekli
olmak da gerekiyor bu işlerde. Korku ve mizah her zaman yakın ilişki i�inde olmuş ama bu ilişkinin sonucunu her zaman net bi�imde g�remeyebiliyoruz. Acı/dehşet verici bir son aynı zamanda okuyucuyu 'neşelendirebilir' de. ��nk� son kertede ortada 'traji-komik' bir durum vardır genellikle.

Bizdeki kısa hikayeciliği korku ve fantastik t�r�ne giren �izgi roman �rneklerini nasıl buluyorsun?

Bizde aynı geleneği s�rd�ren Galip Tekin sanırım. Birka� isim daha belki eklenir ama en iyisi o galiba.. Tabii onun vardığı daha bir 'American Psycho' noktası ve kan g�vdeyi daha fazla
g�t�r�yor (splatter punk tarzı mı desek) fakat kısa hikaye formatına �ok daha sadık ve kotarabiliyor. Ben genellikle seviyorum �ıkarttığı işleri.

Bu d�nyada haksızlığa uğrayan �l�ler neden mezarlarında ters d�n�yorlar?

�l�ler bok youluna gittiklerinin 'bilinci' ile bir �l�m sonrası aydınlanmaya uğruyorlar ve ters d�nerek mezarlarından �ıkıp bu adaletsiz d�nyada iş başa d�şt� d�sturuyla yola koyuluyorlar. Zaten bu bir ge�ici durum. İşleri bitince 'o' d�nyada kalmıyorlar zaten. En azından ben bu hikayelerin devamının geldiğini g�rmedim. Bu noktada romero'nun Dead ��lemesinden ciddi bi�imde ayrılıyorlar. Hen�z seyretmediğim fransız filmi 'geri geldiler/d�nd�ler'de sanırım gitmemekte/kalmamakta ısrarcı olanlar �zerine bir hikaye anlatıyor. Zaten Warren'dan ayrılan noktalardan birisi de bu: E.C'lerde �te tarafla ilgili bir hikaye yok (benim elimdeki k�lliyatta yok en azından) ve bu y�n�yle hikayeler fazlasıyla earthbound/bu d�nyaya demir atmış durumda.bir s�r� cins olayın anlatılması bu durumu değiştirmez bence.

Bir seferinde Dylan Dog'u bir korku �izgi romanı olarak pek sevmediğinizi s�ylemiştiniz. Yeni �ıkan İtalyan korku �izgi romanları (Dampyr, Magico Vento)hakkındaki d�ş�nceleriniz nedir?

Evet, Dylan Dog�u halen bir 'tip' olarak sevdiğim s�ylenemez. Arşak'ı da pek sevmemekle
beraber s�zc�k oyunlarına genellikle g�l�yorum-biraz Can Barslan esprilerini �agrıştırıyor sanırım - ama D.D'nin en sıkıştığı anda tabancayı fırlatan sadık yardımcısı rol�n� sevdiğimi
s�yleyemem. Nedense komiser tipi bile bana biraz daha sıcak geliyor. Geriye kalan genellikle kurtaran bazı hikayeler ve bu hikayelerin bana genellikle uyan bir tarzda anlatımı.

Dampyr adını ilk g�rd�ğ�m/duyduğum andan beri -tamam �n yargılıyım- ciddi gıcık olduğum bir seri. Hani yeni tanıştığın kişiye nedensiz duyulan gibi.. Ama inatla dost kitabevinde ayakta dikilerek okumaya �alıştım (d�kkan i�inde b�y�k değişikliğe gidilmeden �nceki d�nemden bahsediyorum) ama olmadı. Hikaye ilgimi �ekmedi, �izimleri beğenmedim ve nedense burada 'controversial' oluyoruz - inandırıcı gelmedi. Bana hep şablon bir anlatım ve hasbel kader yaratılmış ve devam ettirilmeye �alışılan bir dizi olarak geldi (bu g�r�ş�m 'Nathan Never' i�in de ge�erlidir ki S.F/B.K'yu �ok severim).

Magico Vento'da durum farklı. T�m sayılarını aldım ama 1 ay ge�se de yenisi �ıksa gibi bir ruh hali i�inde hi� olmadım. Peki neden alıyorum: �ncelikle karakterler. B. R. -tıpkı Jimi Hendrix gibi - ne orada ne de burada. Garip bir melezlik durumu bu. Hendrix tam bir melezdi (Yerli Amerikalı ve siyah Afrikalı), burada kastettiğim iki taraftan da bir şeyler taşıması ve bunun �yk�y� zenginleştirici etkisi. Yan (?) karakter Poe burada Arşak efendiden �ok daha fazla role ve etkiye sahip. Kendi sorunlu ge�mişi var ve olayların en dibine kadar giriyor. Diğer yan ve s�rekli karakterler de laf olsun diye yaratılmamışlar, tam olması gerektiği kadar katkıda bulunuyorlar ("olması gerektiği kadar" kavramı okuyucudan okuyucuya değişir tabii, hikaye bittiğinde alınan doyum bir �l�� olabilir) ve gerektiği �l��de hikayeden �ıkıp tekrar
dahil oluyorlar. B�y�k bir 'saga'ya da 'mystery' s�z konusu t�m hikayeleri birbirine bağlayan ve bu da benim devam etmemi sağladığı i�in bir başka artı puan. Hikayelerde bana 'otantik' gelen bir y�n var. İster B.R. garip/ger�ek�st� bir varlıkla �atışsın ister ge�mişi ile ilgili sorunları ��zmeye uğraşsın o �er�eve i�inde bunlar olabilir geliyor bana- en azından Teks ve yakın �evresinin yıllar ve yıllar boyu �zerlerine sıkılan binlerce kurşuna karşın bir t�rl� elden
ayaktan 'ciddi' bir şekilde kesilmemelerinden daha inandırıcı ve doğal geliyor. Fantastik/inanılırlık ve bu iki �ğenin bir arada olabilmesi konusu olduk�a derin, farkındayım ama başka t�rl� - en azından şimdilik - a�ıklayamam. B.R'ın her �izerinden memnun olduğumu s�yleyemem (tıpkı Martin Amca'nın ve Mister No'nun bazı �izerlerinden memnun
olmadığım gibi), favorim Ortiz'dir - ne de olsa 'eski korku' neslinden geliyoruz! Ama adam bir
Teks �yk�s�n� bile okunur hale getiriyor.


Hellblazer'ı okudunuz mu? Okuduysanız g�r�şleriniz nelerdir? Arkabah�e'nin �ıkardığı ilk cildi okudum ge�enlerde. Ondan �nce Garth Ennis'in yazdığı iki cildi, bir de son zamanlarda �ok meşhur olan Brian Azzarello'nun yazdığı bir cildi okumuştum. Constantine'i Constantine yapanın Garth Ennis olduğu gibi bir �nyargı vardı. Ama Jamie Delano'nun yazdığı ilk cilt de �ok g�zeldi. �yk�lerin, EC hikayelerindeki gibi politik bir yanı vardı. Yuppie'lerin cehennem zebanileri olması gibi... Garip bir kara mizah s�z konusuydu. Ben �ok beğendim.

Hellblazer'ı okumadım.. Klişe korkum vardı sanırım ama beleş bir sayı bulursam bakarım herhalde.. Constantine meselesi de aynı. filmin afişi bir itti pir itti. Vampir/ha� bağlantısını
geride bırakalı �ok oldu (Anne Rice'a teşekk�rlerimi iletiyorum) ve Batı'nın kendi alıştığı/bildiğini sandığı imgeleri pişirerek �n�me s�rmesine hi� gelemiyorum. (eski 'Korku' dergisindeki hikayeleri dahil etmiyorum, onların derdi başka). E.C mizahı ve hikayelerindeki �rg� herzaman kara mizahla bezenmiyor aslında ama insanların neye ni�in g�ld�klerini hen�z ��zebilen yok (en azından ben duymadım).. Hikaye sonlarındaki beklenmeyen (!) bir twist ve son genellikle bir (buruk?) mizah tadı taşıyor ama ben pek politik olduğunu d�ş�nm�yorum (net bu amaca y�nelik hazırlanmış hikayeleri bu genellemeye katmıyorum). Bir noktayı netleştireyim: Birbirine benzeyen/andıran, sayfa sayısını tutturabilmek i�in gereksiz ayrıntılar/konular sokuşturan, olmayan bir gerilimi varmış gibi g�stermeye �alışan, ana kahraman(lara) k�t� bir şey olmayacağı hissini/bilgisini � belki de istemeden - g�z�me sokan, �izgisi yayınlanabilir d�zeyde ama bir farklılık/yenilik taşımayan ve dolayısıyla da heyecan uyandırmayan, kalıp hikaye/kahraman i�eren �.r'ları sevemiyorum. Belki de bu y�zden �ok uzun s�re �nce Marvel/DC ve benzerlerinin (s�per kahramanlı) d�nyasına veda ettim. Gereksiz mutlu son- Clive Barker'ın da uzun s�re �nce s�ylediği gibi - beni �ok sıkıyor ve
heyecanladırmıyor.




En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|