19.07.2005

 

Enki Bilal, Zaman�n Sonuna Yolculuk

www.seruven.org

Enki Bilal, ge�ti�imiz y�l g�sterime giren y�netmenli�ini yapt��� Immortel filmiyle yeniden uluslararas� g�ndeme geldi. Nikopol ��lemesinin uyarlamas� olan filmin sinema ele�tirmenlerinden ya da seyirciden ola�an�st� ilgi g�rd���n� s�ylemek �ok do�ru olmamakla birlikte filmin g�rselli�i dikkat �ekiciydi. UNESCO Courier yazar� Jasmina Sopova�n�n Bilal ile yapt��� bir r�portaj� temel alarak Bilal�in g�r��lerini aktar�yoruz.

[Bellek] Yarat�c� s�reci bellek belirler. Sanat��lar belle�in ve duyarl�l���n bir par�as�n� olu�tururlar. Tarihin i�erisine dalmadan ve belle�i kullanarak -hem kendilerinin hem de toplumlar�n�n ve do�an�n- �izmeksizin insanl�k ve d�nya �zerine konu�mak nas�l m�mk�n olabilir ki? Bellek bir sanat��n�n �retiminde az ya da �ok belirleyici olabilir. Ama �ok az farkedilse bile sanat�n ana maddesi odur. Un si�cle d�amour�u (Bir A�k Y�zy�l�) ele alal�m. Her ne kadar 1914�te ba�lay�p 1999�da bitse de, olduk�a bilinen tarihsel olaylar aras�nda yer alan Guernica�dan Soyk�r�ma ve Hiro�ima�ya, oradan da Afrika�daki olaylara atlasa da elimizdeki bir tarih kitab� de�il. Dan [Franck] zaman�m�z�n kurbanlar� ve kahramanlar� olan bu on �� �ahitin hik�yelerini yazd�. Ben de onlar�n portrelerini �izdim. Ama kitap tarihsel a��dan tam manas�yla do�ru say�lmaz. 1914�te Saraybosna�da ba�lay�p 1999�da yine Saraybosna�da bitiyor -kronolojinin gerektirdi�i �ekilde Kosova�da de�il- her ne kadar bu kitap i�in son derece �nemli olsa da. Okurlar bu durumu tarihi yanl�� bir �ekilde g�stermekten ziyade kasten yap�lm�� bir ihanet olarak g�rmeliler diye d���n�yorum. Bir�ok k�lt�rl� ve etnik bir yap�ya sahip olan ve deh�etin kollar�na b�rak�lan Saraybosna�n�n bu cinayetler y�zy�l�n� sembolize etti�i kan�s�nday�m.

[Gelecek] E�er olduk�a sert bir sahne tasviri yapacaksam bu sahnenin g�n�m�zde ge�mesi beni ger�ekten �ok rahats�z ediyor. E�er b�ylesi bir sahneyi 20 ya da 30 sene sonras�na konumland�rabilirsem yarat�c� s�re�ten zevk alabiliyorum. Hemen her yerde rastlad���n�z, medyan�n bize bilgi niyetine ger�ek zamanl� olarak ula�t�rd��� (bunlar�n kalitesini tart��mak istemiyorum) Afrika�dan ve �e�enistan�dan gelen resimler deh�et verici. Bu imajlar bize ger�ekli�in iki arac� vas�tas�yla ula��yor: Foto�raf ve anlat�. Her iki ara� da sanat��n�n kulland���ndan �ok daha farkl� bir dilin par�alar�. ��te bu y�zden ger�eklikten uzak durma, ki�isel bir tedirginlik ve kopu� arzusu s�z konusu bende. Ama bu durum benim kimi zaman ger�ek d�nyaya geri d�nmemi engellemiyor. Ben gelece�i ge�mi�e ve bug�ne geri gelebilmek i�in ziyaret ediyorum.

[Bilimkurgu ve t�rler] Bilimkurgu terimi beni biraz sinirlendiriyor. Edebiyat alan�nda her t�rden etiketlemeye, kodlamaya ve s�n�flamaya kar��y�m. Jules Verne, George Orwell ve H.P. Lovecraft��n ya da ayn� �ekilde Baudelarie, Kafka ve Poe�nun d�nyalar� aras�nda y�k�lamayacak kadar sa�lam engeller oldu�u kan�s�nda de�ilim. Bence t�rler aras�ndaki s�n�rlar gittik�e ortadan kalkmakta. S�rekli daha fazla say�da yazar ister roman yaz�yor olsun ister felsefe eserlerinin dokusuna gelece�i kat�yor. �te yandan �ocuklu�umdan beri s�k� bir bilimkurgu okuru oldu�umu da belirteyim. Bilimkurgu bana d�nyay� i�inde bulundu�u kozmik boyutta g�zlemleme f�rsat� verdi, d�nya hakk�nda di�er ya�am bi�imlerinin olas� ya�am �ekilleri ve insano�lunun durumu hakk�nda sormakta oldu�um sorular�m� bi�imlendiren k�resel bir g�r��e sahip olmam� sa�lad�.

[Endi�e] Beni korkutan �ey �zerinde ya�ad���m�z gezegen. S�rekli olarak g�c�n� yitiriyor. Fazlas�yla harcay�p t�ketiyoruz. D�nyadan �ok �ey al�yoruz, kaynaklar�n� hi� �nemsemeden kullan�yoruz ve tamir edilemeyecek �l��de zarar veriyoruz. K�ktendincilik de beni korkutanlar aras�nda. Din �ok tehlikeli bir hal alabilir �zellikle bir mezhep zihniyetine d�n���rse. H�zla de�i�en ve nereye gitti�i hakk�nda pek de bir fikri olmayan bu d�nyada her t�rden a��r�l�klara rastlamak m�mk�n. Gelece�in nelere gebe oldu�unu bilememek hem �ok heyecan verici hem de �ok korkutucu bir �ey. Yirmi y�l �nceki iki kutuplu d�nyada her �ey �ok basit hatta yal�nd�. Bizim taraf iyi kar�� taraf �eytand�. D��man�n nerede oldu�unu biliyorduk. Bizim yeti�ti�imiz d�nya b�yle bir yerdi. Onun i�erisinde �ekillendik. Sonra, ans�z�n, her �ey ��k�verdi. De�i�im �ylesine ani ve h�zl� oldu ki fark�na bile varamad�k. Zihinlerimiz b�ylesi bir de�i�ime haz�r de�ildi. Yugoslavya�daki sava� bu duruma iyi bir �rnek. Neredeyse bir on dokuzuncu y�zy�l sava��n� and�r�yordu. Son derece modas� ge�mi� bir sava�t�. Zaten sava��n ��kmas�na neden olanlar da �modas� ge�mi�� insanlard� (�) Avrupa 1987�de milliyet�ilik y�kselmeye ba�lad��� andan itibaren duruma m�dahale edebilirdi. Sadece askeri anlamda bir m�dahaleyi kastetmiyorum- havu� ve e�ek yakla��m� kullan�larak ��yle denilebilirdi belki: �Hey millet, Avrupa yeniden yap�lan�yor, bu f�rsat� ka��rmay�n.� O tarihte Yugoslavya, Avrupa Birli�ine giri� i�in di�er b�t�n Do�u Avrupa �lkelerinden �ok daha fazla haz�r durumdayd�. 1960�dan beri Fransa�da ya��yorum ama Belgrat�ta do�dum. Babam Hersek�liydi annem ise iki ya��ndayken �ekoslovakya�dan gelmi�ti. Ya�am�m�n ilk dokuz y�l�n� Yugoslavya�da ge�irdim. Bir Yugoslavyal� olarak do�dum ben ya da dekorlar�n� d�zenledi�im Ya�am bir romand�r (La vie est un roman) filminin y�netmeni Alain Resnais�in hitab�yla bir �Yugoslovak��m ben. O �lkeyi severdim. Split, Dubrovnik, Saraybosna, Belgrat. �ocukluk an�lar�m� yeniden canland�rmak amac� ta��sa da ilk f�rsatta geri d�nd�m oraya. O feci sava��n ger�ekli�i i�inde buldum kendimi. Ama ayn� zamanda d���nda da kalabildim. Oradan ayr�lmam�m �zerinden otuz y�l ge�mi�ti, bir g�zlemciydim art�k, �at��malar�n d���nda kalmak durumundayd�m, bir taraf�n yan�nda yer alamazd�m. Ac� veren bir durumdu bu. Bir taraftan kendimi bu tarihin pen�esinde hissediyordum ama ayn� zamanda neler oldu�unu anlayabilmek i�in geride durmay� tercih ediyordum. Ba�ard�m m� ba�aramad�m m� pek emin de�ilim. Baz� durumlar pek de mant��a uygun olmuyor (�) Mizaha ihtiyac�m oldu�una hi� ��phe yok. Baz� durumlarda tansiyonu d���rmeme yard�mc� oluyor. Ba�ka t�rl� tam anlam�yla abart�l� olabilecek baz� hik�yeleri az da olsa hafifletmemi sa�layabiliyor.

[La Foire aux immortels -�l�ms�zler Panay�r�] O kitap, Paris semalar�nda tur atmakta olan yak�t� t�kenmi� bir u�an piramidin i�erisinde monopol oynamakta olan M�s�r tanr�lar�n� anlatt���m olduk�a �zg�n bir �al��mayd�. O hik�yede �l�ms�zl���n pe�inden ko�u�u en sa�ma, g�l�n� taraflar� ile vermeye �al��t�m. Tarihin ve belle�in �oktan a��lm�� kavramlar oldu�una inanan Choublanc �l�ms�zl��e kavu�mak i�in elinden geleni ard�na koymayacakt�r. Ayn� zamanda Alcide Nikopol isimli 1992�de bir u�an buzdolab� i�ersinde uzaya ��km�� bulunan bir asker ka�a�� tamamen donmu� bir �ekilde g�kten d��er. Bu a�a��l�k �l�ml� di�er M�s�r tanr�lar�yla aras�ndaki hesab� kapatmak isteyen ve bu ama�la bedeninden faydalanmay� planlayan tanr� Horus taraf�ndan kurtar�lm��t�r. Aradan otuz y�l ge�mi� ve Paris �ok de�i�mi�tir. Alcide tam anlam�yla kay�pt�r art�k. Belle�i yava� yava� yerine gelirken i�ine d��t��� olaylar s�ras�nda s�rekli ezberden okudu�u Baudelaire�in �iirlerini de an�msamaya ba�lam��t�r. �lk �iir �l�m� en tiksindirici �ekliyle tasvir eder. �l�mden ho�lanm�yorum. Tam anlam�yla �d�m kopuyor ve onu bir �ekilde soyutlamalarla d���nmeye �al���yorum.

[Sinema] �ocuklu�umdan beri hayal g�c�m� harekete ge�irir sinema. �lk gen�lik y�llar�mda yapmay� hayal etti�im �eylerle bir paralellik kurdu�um ve kendime yak�n buldu�um bu sanat dal�ndan �ok etkilendim. Sinema hem fazlas�yla ilgimi �eken hem de ayn� �l��de ula��lmas� zor bir �ey olarak g�r�nd� bana. Bu y�zden �izmeye ba�lad�m, evde tek ba��ma �zg�rce sinema yapabilmemin bir yoluydu benim i�in.

[�izgi roman ve Sinema] �kisi birbirinden �ok farkl� d�nyalar. Sineman�n kendisi k�s�tlamalardan ba�ka bir �ey de�il zaten. Bir �izgi roman yaratt���n�zda yap�m masraflar�n�, �ekim yerlerini, malzeme ve oyuncular�n maliyetlerini d���nmezsiniz. Her �ey s�n�rs�z bir �zg�rl��� olan sanat��ya kalm��t�r. Ama bu �zg�rl���n i�inde ipin ucunu ka��rma tehlikesi de yatmaktad�r. �izerler bu �zg�rl�klerini her zaman kontrol alt�nda tutmak, dizginlemek durumundad�rlar. Ama film end�strisi de�i�im i�inde. Dijital kamera gibi yeni aletler gen� y�netmenlerin d���k b�t�eli filmler �ekmesine olanak sa�lad��� gibi bu insanlar seleflerinin hi� tatmad��� kadar b�y�k bir �zg�rl��� de ya�amaktalar. San�r�m �ok kutuplu bir sinemaya do�ru gidiyoruz. Bir tarafta muhte�em gi�e filmleri, di�er tarafta k���k b�t�eli, neredeyse underground olarak nitelendirebilece�imiz ve �ok ilgin� �eyler ortaya koyabilecek bir sinema s�z konusu olacak gibi (�) ��izgi romanvari� film yap�yor olmakla ele�tirildim. Tam manas�yla bir sa�mal�k!. ��izgi romanvari� de ne demek oluyor? Belki bu yanl�� alg�lama filmlerimin Fransa�da neden ba�ar�s�z oldu�unu a��klayabilir. Di�er taraftan Japonya�da, t�pk� kitaplar�m gibi, m�thi� bir �vg� seli ile kar��lan�yorlar.

[�izgi roman sanat�] Ki�isel olarak ben olduk�a �ansl� bir konumday�m. Medyan�n ilgisini �ekiyorum, hatta biraz fazla �ekti�im bile s�ylenebilir. Dikkatli davranmak zorunday�m. Ama baz� �evrelerde halen �izgi romana genel olarak bir k���mseme ile yakla��ld���n� hissediyorum. Bir tak�m edebiyat, yay�n hatta sinema �evrelerinde insanlar halen s�zc�klerin resimlerden �ok daha �nemli oldu�u fikrindeler (�) Bir y�l �nce Frans�z dergisi Beaux-Arts (G�zel Sanatlar) g�ney bat� �ehirlerinden Angoul�me�de d�zenlenen bir �izgi roman festivalinden bahsetmi�ti. Ana yaz� okurlar� derginin edit�rlerinin �izgi roman �st�ne �zel bir b�l�m ay�rmaya karar vermelerinin bu alan� sanat�n bir par�as� olarak de�erlendirdikleri anlam�na gelmeyece�i y�n�nde uyararak ba�l�yordu. K�sa zaman �nce Beaux-Arts benim hakk�mda be� sayfal�k bir yaz� yay�mlam��t�. Ama �imdi sanki bundan pi�manl�k duyuyorlarm�� gibi bir tav�r i�erisindeler. Uzun soluklu abonelerini k�st�rmek istemiyorlar herhalde. Ama bir taraftan da gen� okur kitlesine ula�mak istiyorlar. Bence bu hi� de d�r�st bir davran�� de�il. Ama �midimi kaybetmedim. Bu bi�imde d���nenlerin ya kaybolup gideceklerini ya da de�i�eceklerini san�yorum.

�eviri: Orhun YAKIN
Ayr�nt�lar Ser�ven #5'te...


En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|