01.08.2005

 

Masamune Sh�row�la R�portaj

www.seruven.org

�Dreamland Japan : Writings on Modern Mang�a adl� �nl� bir manga tarih�esinin yazar� olan ve ayr�ca Masamune Shirow�un baz� eserlerini �ngilizce'ye �evirmi� olan Frederik L. Schodt�un Masamune Shirow�la yapt��� bu r�portaj, Japonya�n�n Kobe �ehrindeki bir otelin lobisinde ger�ekle�mi�tir. R�portajda ge�en k�saltmalar FS: Frederik L. Schodt
MS: Masamune Shirow ve SG: Shigehiko Ogasawara (Shirow'un edit�r�)


FS: �Ghost in the Shell� ve di�er �al��malar�n�z, kuantum fizi�i, AI, robot ve network konular� �zerine hem ger�ek hem de ger�ek d��� bilgiler i�ermekte. Bu bilgileri nereden elde ediyorsunuz ve nas�l kullan�yorsunuz?
MS: Kitap ve dergi okuyorum, televizyon seyrediyorum, �zellikle de NHK kanal�ndaki bilim programlar�n� seyrediyorum. Bazen yerel �niversitelerdeki b�l�mleri ziyaret ediyorum ama as�l kaynaklar�m kitaplar.

FS: En �ok ne t�r kitaplardan etkilendiniz?
MS: Son zamanlarda b�cekler hakk�nda olanlar�n� �ok etkileyici buluyorum. B�cekbilimcilerin �al��malar�n� yay�nlayabilecekleri ortamlar fazla de�il ve sonu�ta yay�nlad�klar� zaman da yaz�lar� �ok ilgin� oluyor.

FS: �o�u Japon sanat��n�n b�ceklerden etkilendikleri veya en az�ndan �ocukken etkilendikleri g�r�l�yor. Siz de bir �ocukken Kobe�nin tepelerinde ko�up b�cek toplar m�yd�n�z?
MS: Kesinlikle... Japonya�daki erkek �ocuklar�n �o�u b�cekleri �ok sever. �zellikle a�k, atlas ve geyik b�ceklerini. Onlar oyuncak gibilerdir, hayal g�c�n�z� canland�r�rlar.

FS: Manga�lar�n�zdaki bilimkurgu ��eleri bir arka plan olarak okuyuculara ula��yor. Okuyucular bunlar�n ne oldu�unu ilk ba�ta anlam�yorlar ama zamanla �z�ms�yorlar. Bu bilerek takip etti�iniz bir strateji mi?
MS: Bu �zellikle yapt���m bir�ey de�il. Yaln�zca hikayelerin yap�l�� tarz�ndan kaynaklanmakta. Karakterlerin ya�ad��� ger�eklik hakk�nda fazla a��klama yapmam. Bu bilgi karakterler i�in a��k ve do�ald�r, okuyucular karakterlerin d�nyalar�na girerler ve bu, onlar i�in de do�al bir d�nyaya d�n���r.

FS: Hikayelerinizde ge�en o kar���k bilgileri anlayamayan insanlardan �ikayet geliyor mu?
MS: Bazen yak�n�yorlar. Hikayelerimin kolay okunabilir olmas� gerekti�inin fark�nday�m, �yle olmas�na da �al���yorum. Hikayelerimde dengeyi bulmaya �al���yorum: ne �ok kompleks, ne �ok basit olsun istiyorum. Bunun okuyucular i�in de bazen g�� oldu�unu biliyorum.

FS: Ben ki�isel olarak bilgi a��rl�kl� yakla��m�n�z� be�eniyorum ama itiraf etmeliyim ki hikayeleri �evirmek �ok g�� olabiliyor. Bir keresinde bilimsel bir terimi taramak i�in k�t�phanede g�nler harcam��t�m, sadece onu uydurup uydurmad���n�z� ��renmek i�in.
MS: (g�l�yor)

FS: Orion gibi baz� �al��malar�n�zda ve �Ghost In The Shell� de belli bir �l��de kullan�lan Budizm, Taoizm ve Shinto gibi �geler bize bilim ve teknolojiyi, din ve maneviyatla birle�tirmeye �al��t���n�z� g�steriyor. Bunun i�in kulland���n�z bir model var m�?
MS: Bu �zellikle yapmaya �al��t���m bir �ey de�il ve �zel bir modelim yok. Ama kan�mca bilim ve teknoloji gittik�e daha b�y�l� bir �eye d�n���yor. Ba�ka bir deyi�le uzmanlar neyin ne oldu�unu biliyor ama ortalama bir insan ne oldu�u hakk�nda bir ipucuna sahip de�il. �o�u insana g�re �eyler gittik�e siyah bir kutuya d�n���yor, e�er kutunun i�ine bir �ey koyarlarsa biliyorlar ki �zel bir sonu� alacaklar. Bu �zellikle bilgisayarlar i�in ge�erli. Baz� �eylerin neden ve nas�l oldu�unu ve kurallar�n� bilmek i�in uzman olmak gerekir ama ortalama bir insan uzman de�ildir. �o�u insan bilgisayar kullan�r ��nk� onlar faydal�d�r. �nsanlar bilgisayara sihir gibi bakarlar, ��nk� bu kurallar� a��klayamazlar. Bu, bilgisayarlar�n sihir oldu�u anlam�na gelmez. Bilim ve sihir d�nyas� birbirinden ayr�lm��t�r ama sezgilerimiz ve bilincimiz d���n�ld���nde ayn� noktaya yakla��rlar. Bu y�zden �al��malar�mda bilim-teknoloji ile dini birbirlerine entegre etmeye �al��t���m g�r�lebilir ��nk� onlar ayn� noktaya yakla��rlar.

San�r�m �al��malar�mda animizme yak�n bir dinsel yakla��m var. Din derken, mutlak erk sahibi tanr�n�n kontrol�nden bahsetmiyorum, do�a baz�nda g��leri kastediyorum. Bu bir t�r efsane ya da hik�ye tarz�nda, kad�n tanr��an�n Tsunami yaratmas� gibi. Bir ejderhan�n g�lden ��k�p g�ky�z�nde ya�mur olu�turmas�, suyun buharla��p ya�mura d�n��mesidir asl�nda. Bu ayn� olay�n farkl� yollarla tan�mlanmas�d�r. Bunlar, insanlar i�in ayn� n�ansa sahiptir, sadece biri daha bilimsel bir yoldur. Orion�da bu konsepti olu�turmaya �al��t�m.

FS: Birka� y�l �nce Japonya�daki robot end�strisi hakk�nda geni� bir ara�t�rma yapt�m ve bilim ve teknolojinin din ile birle�tirildi�i - �zellikle Budizmle- planlanm�� bir �al��madan �ok etkilendim. Masahiro Mori ve di�er bilim adamlar� taraf�ndan y�r�t�len Mukta Enstit�s�'nde, ara�t�rmalardaki yarat�c�l��� artt�rmak i�in �rne�in Budizm bir ara� olarak kullanmaya �al���l�yordu. Dr. Mori, robotlar�n geli�mesi ile insanlar�n kendilerini daha iyi anlayabilece�ine inan�yor ve Buda mant���n� ortaya ��kar�yordu. Bu enstit�y� duydunuz mu ve hatta belki �yesi bile olabilir misiniz?
MS: Hay�r, ama �ok ilgin� g�r�n�yor. �nsanla�an robotlar yaratmak, insan yap�s�n� ne kadar taklit edebilece�inizi g�rmenizi sa�lar ki bu da insan olman�n ne oldu�unu anlaman�za neden olur. Bu ba�lamda elimizdeki robotlar, bize sadece en basitinden insan�n kas ve kemik yap�s�n� ��zd���m�z� g�sterir. Son zamanlarda, baz� insanlar duygular�n kimya ile a��klanabilece�ini s�ylese de sonu�ta akl�m�za �u soru gelir: E�er duygular kimyasalsa, o zaman neyiz biz? Kimyasal olarak ba�ka bir �eylerin varl���n� d���nmemiz, ba�ka fakt�rlerin oldu�unu g�stermektedir. Bu konuda ara�t�rma yap�labilecek �ok �ey var. Robotlara kimyasal reaksiyonlar� kullanan bir �ey, yeni bir t�r bio-bilgisayar ekledi�imizde, insana daha �ok yakla�aca��z. Buda�n�n do�as�n�n insanlar taraf�ndan zor alg�lanabilmesi, Mukta'n�n yakla��m�nda problem olabilir. E�er bir robot, Buda mant���n� anlayabilecek ve herkese anlatmay� deneyecek �ekilde yap�l�rsa, o zaman sorun ka� insan�n bunu anlayabilece�i olur.

FS: "Landmates" ve"Fuchikomas" gibi pek �ok robotunuz var. Robotlara kar�� bu �zel ilginiz nereden kaynaklan�yor ve �r�mceklere kar�� bilinen �zel merak�n�z�n, robot tasar�mlar�n�za etkisi var m�?
MS: Nedenini bilmiyorum ama Japon �ocuklar�n anime ve mangalarda ilk alg�lad�klar� �ey, kahraman robotlar gibi g�z�k�yor. Bu, Doraemon, Arare-chan ve di�er karakterler i�in de ge�erli. Sonu�ta insanlar, robotlar�n g��l� birer dost ve arkada� oldu�u fikrine sahip olmu�. Ve bu san�r�m mangama da yans�t�l�yor. Ayr�ca bug�n Japonya�daki fabrikalara bakarsak �al��anlar�n �o�u robottur ve bunun insanlar �zerinde b�y�k etkisi vard�r. Robotlar�m �r�mce�i and�r�yorsa, bu san�r�m sadece �r�mceklere ilgi duymamdan dolay�d�r. Son zamanlarda Honda iki ayakl� robotlar�n� geli�tirene kadar iki ayakl�lar stabil kabul edilmediler. Daha �ok aya��n yap�y� g��lendirece�ini d���nd�ler. Dolay�s�yla �o�u robotun en az 4 veya 6 aya�� vard�. Ben zaman�m�n bir b�l�m�n� �r�mcekleri incelemeye ay�r�yorum. En �ok, "fly-catchers" denilen atlayan �r�mceklerden etkilendim ki bunlar a�lar�n� �rmeden avlar�n�n pe�inden giderler. Robot gibiler, d���n�yor olabilirler ama belli bir ama�la programlanm�� robotlara benzeyen bir t�r canl� gibiler. Bir ama�lar� var, etraf� dikkatle inceleyip ataklar�n�n zaman�n� ayarl�yorlar, olduk�a ak�ll� g�r�n�yorlar.

FS: Amerika�daki internet pop�laritesindeki patlaman�n, Japonya�da b�y�k bir �ok yaratt��� s�ylenir hep. Bug�n, yakalamak i�in g�sterilen b�y�k �abalara ra�men Japonya�n�n Amerikan�n �ok gerisinde oldu�u s�yleniyor. Ghost in the Shell ve di�er �al��malar�n�zdaki Network a��rl�kl� gelecek, sizce bu mangalar�n Kuzey Amerika�daki pop�laritesi i�in bir neden olabilir mi?
MS: Bilmiyorum ama Network, bilgisayarlar ve Network su�lar� gibi konular�n Amerika'da �u an ge�erli oldu�unu d���n�yorum. Japonya�da bunlar �ok ger�ek g�r�lm�yor ama Amerika�da art�k �nternetin de yay�lmas�yla bunlarla daha �ok insan ilgileniyor. �yle g�r�n�yor ki Japonya�da insanlar�n �nternet hakk�ndaki konu�malar�, Amerika�da konu�ulandan h�l� farkl�. San�r�m yeterince fiber optik ba�lant� altyap�s�na sahip de�iliz ya da ileti�im y�k� y�ksek. Her ne olursa olsun felsefesi farkl� g�r�n�yor. Biz internetin as�l avantaj�ndan, yani en fazla say�da insan�n en fazla kazanc� almas� fikrinden biraz sapm�� g�r�n�yoruz.

FS: �o�u yabanc�ya g�re Japonlar d�zenli, temiz bir toplum olarak g�r�l�r ama siz, mangalar�n�zda kirli, karma��k, d�zensiz, �ok �rkl� olarak tan�ml�yorsunuz. Japonya�da sadece insan varyasyonlar�n�n de�il, cyborg ve robotlar�n da toplum bireyleri olaca��n� �nceden sezdiniz mi?
MS: En ideali, insanlar�n ya�amak istedikleri yerde ya�amalar�d�r. �ok �rkl�l�k bak�m�ndan Japonya gittik�e bat�ya daha �ok benzeyecektir. Robotlar�n, bu kar���m�n e�it bir par�as� olmas� b�y�k bir zevk olurdu ama �lene kadar bunu g�rebilece�imi sanm�yorum. Bir robot, insanlarla ayn� �artlarda olabilecek kadar geli�tirilirse, o bir robot mudur? Bence o sadece farkl� maddelerden yap�lm�� bir insand�r. Tabi ki burada robotlar�n d���nemedi�i tart���labilir, bug�n fabrikalarda robotlarla insanlar bir arada �al���yor. Yerleri temizleyen vakum temizleyici robotlar etrafta ko�arken san�r�m daha �ok insana benzeyecekler. As�l problem ise, ger�ek insan robotlar�n� ne zaman elde edece�imiz. E�er bir robot hareket ederken bir �ocu�a zarar verirse ne olur? Davalar� d���n�n art�k...

FS: Japonya�da, teknolojinin getirdi�i agresif davran��lar g�ze �arp�yor. Bunun, bilim adam� Ted Kaczynski taraf�ndan temsil edilen ve bat�da var olan teknoloji kar��t� d���ncelerle biraz ilgisi var gibi g�r�n�yor. Sizce b�yle bir hareket Japonya�da ortaya ��kar m�?
MS: Bence bu �ok d���k bir ihtimal. Buradaki insanlar, bilimden ve teknolojiden endi�e ediyor gibi g�r�nm�yorlar. Burada insanlar�n endi�e etti�i �eyler e�itim sistemi ve hukuk sisteminin yetersiz olmas� veya sosyal sa�l�k sisteminin yeterince geli�memi� olmas� gibi konular. Ve tabii ki sadece insanlar�n teknolojiyi nas�l kulland��� bir problemdir, teknoloji kendi ba��na bir problem de�ildir.

FS: Gelecekte Japonya�da, mangalar�n�zdaki gibi nanoteknolojik, mikro-makineler, network ve genetik m�hendisli�i gibi konular�n d�zenli yay�laca��n� d���n�yor musunuz?
MS: Bence bunlar ortalama bir insan taraf�ndan sorunsuz kabul edilecektir. As�l problemse hukuk sistemidir. Japonya bu alanda g�l�n� derecede yava�t�r. �rne�in k�sa bir s�re �nce kabul edilebilen ve hep tart���lm�� olan organ nakilleri. Organ nakilleri veya mikro-makineler veya klonlanmak... Hukuk sistemine bunlar� oturtmak zaman alacakt�r. Ama ortalama bir insan, bunlar� �abuk kabul edecektir. Bat�da bireysellik dedi�imiz konuyu Japonya h�l� ele alm�� de�il ve bu �u anlama geliyor ki bir ki�i d�zg�n y�ksek-teknoloji bir �eye sahipse siz de bir tane isteyeceksiniz. �nsanlar ayn� olmak isterler ki bu da teknolojinin h�zla yay�lmas�n�n ve kabul edilmesinin en �nemli nedenidir. Ayr�ca Japonya�n�n d�nyada yeni teknolojiler i�in en karl� pazarlardan biri olmas�n�n en �nemli nedenlerinden biridir. Ama di�er taraftan teknolojinin tan�t�m�nda problemler olursa bu her �eyin durmas� anlam�na gelir. E�er her �ey tamamsa, problem yoktur.

FS: Bu kalp naklinin ortaya ��kmas� ile ilgili bir �ey mi? Anlad���m kadar�yla bu t�r operasyonlar, y�llar �nceki bir ba�ar�s�zl�ktan dolay� durma noktas�na gelmi�.
SG: Bu tamamen �eylerin nas�l konumland�r�ld��� ile ilgilidir. Bunlar, insan hayat�n� etkiledi�i zaman probleme d�n���rler. �rne�in portatif telefonlar veya bilgisayarlar problem olmam��t�r ��nk� kimseye zarar vermemi�lerdir. Japonlar, ki�isel kararlar� gerektiren konularda o kadar ba�ar�l� de�iller. Ayr�ca elektronik imalat��lar�m�z�n geli�tirdi�i �r�nler, bize kazan� sa�lad� ya da bizi etkilemedi, ba�ka bir deyi�le bize zarar vermediler ve pozitif g�r�ld�ler.
MS: Do�ru. G��l� bir ses, daha iyi bir g�r�nt� ve bu t�r �eyler.. Teknoloji, v�cutlar�m�z� do�rudan etkilemeye ba�lad��� zaman sonu� daha kar���k bir hale d�n���yor. �rne�in insanlar�n, direkt enjekte edilen mikro-makineler hakk�nda konu�maya ba�lamas�. Bu, teknolojinin nas�l konumland�r�ld��� ve yasala�t�r�ld��� ile ilgilidir.

FS: Sizce insano�lu gelecekte yeni teknolojinin t�m�yle ba� edebilecek mi?
MS: Umar�m �yle olur. Bunun kesinlikle olmas�na �al��mal�y�z. E�er gelecekte teknolojinin, insano�lu i�in kullan��l� olmas�n� istiyorsak, zengin ile fakir aras�ndaki u�urumu ele almal�y�z. Sosyal garantinin fazla oldu�u bir t�r kapitalizm olu�turmaya ihtiyac�m�z olacak, yoksa kapitalizmin en k�t� taraf� yani g��l�n�n g��s�z� ezmesi ger�ekle�ir. Gelir u�urumunun artmas� daha da k�t� bir duruma d�n��ecek. Sosyalizme geri d�nelim demek istemiyorum, sadece san�r�m daha dengeli bir �eye ihtiyac�m�z var. Uzmanlar�n ciddi bir �ekilde �zerinde �al��mas� gereken ve bizim ciddi bir �ekilde d���nmemiz gereken bir �ey bu.

FS: Bug�n Japonya�da, bas�lan kitap ve dergilerin %40��n� mangalar olu�turmakta. Manga yazarlar�, medyan�n �nl�leri haline geldiler, sanattan politikaya pek �ok konuda fikirleri sorulur durumdalar. Bunun iyi bir �ey oldu�unu d���n�yor musunuz?
MS: Fikirlerinizi ifade edebilmeniz harika bir �ey. Ama bu fikirlerin, uzman g�r��lerine dayanan kesin bilgiler olmas� sorumlulu�u vard�r. �izer sadece bir �izerdir. D�nyan�n durumu ile ilgili cafcafl� g�r��leri olan benim bile kendimle ilgili pek �ok ��phem var. Ama bunlar benim ki�isel �zg�n d���ncelerim oldu�u s�rece tamamd�r.

FS: Hi� deniz a��r� yolculuk yapt�n�z m�? Bu �a�da bunun gerekli oldu�unu d���n�yor musunuz?
MS: Hay�r, hi� yapmad�m ama gerekli oldu�unu d���n�yorum. Ger�ek d�nya ile sanal aras�nda h�l� bir fark var. Sanal d�nya biri taraf�ndan beslenir veya programlan�r, dolay�s�yla i�indeki her �ey tahmin edilebilir. Ger�ek d�nyada, beklemedi�iniz her t�r �ey olur, beklenmeyen pek �ok ke�if yap�labilir B�t�n�yle m�kemmel bir g�r�nen d�nyan�n, do�al d�nyay� taklit etmesi i�in onu b�t�n�yle anlamam�z gerekir ki buna ula�maya h�l� uzun bir yol var. Biz ormanlar� yakt���m�z s�rece, kat edecek daha �ok yolumuz var.

FS: Amerika ve Avrupa�da pek �ok hayran�n�z var. Onlar� ziyaret etmek i�in oralara gitmeyi d���n�yor musunuz?
MS: Olabilir ama u�aklardan korkar�m ve zaman bulmak �ok zor.

�eviri: EC, Alpin
www.anime.gen.tr sitesinden arkada�lar�m�z�n izniyle al�nm��t�r
Geni� bilgi Ser�ven #4'te...



En Son Eklenen 5 Röportaj

Kemal G�khan G�rses: �Arzum G�ncel Bir Hik�yeyi G�n� G�n�ne �izebilmek��
03.07.2006
Ayşeg�l Savaşta alb�m�yle ilgili olarak Kemal G�khan G�rses ile yaptığımız r�portajı aktarıyoruz....

Evrenin Kalbinde, Jodorowsky Konuşuyor
07.06.2006
L.A. Weekly�den Jay Babcock, underground ve muhalif k�lt�rlerin �arpıcı �reticilerinden biri olan Alexandro Jodorowsky ile r�portaj yapmış. Bu r�portajı vesile ederek T�rkiye�de nerdeyse hi� tanınmayan bu �arp&...

Gerhard F�rster: �Giderek �oğalan Aktif Bir Okuyucu Var�
11.05.2006
Gerhard F�rster, Avusturya�da yaşayan, �izgi roman araştırmaları dergilerinde �alışmaları yayınlanan bir araştırmacı-yazar. Fumetti tutkunu olan F�rster, �izgi roman d�nyasına ili&...

Ozan K���kusta: ��izgi Roman İ�in Her Zaman Heyecanlıyım�
20.04.2006
Dergimizin son sayısının kapağını �izen Ozan K���kusta ile konuştuk. Ozan, yayın hazırlıkları s�ren Tam Macera ekibinden....

Uzaktan Sevin�le İzliyorum
12.03.2006
T�rkiye�nin ilk kadın karikat�risti sayılan Selma Emiroğlu-Aykan, �zellikle Kara Kedi �etesi �izgi romanıyla bir kuşağın b�y�k sempatisini kazanmıştı. Sorularımız �er�evesinde �ize...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|