15.04.2007

 

Coşkun Kuzgun: �Hayatta Tesad�f veya Şans Diye Bir Şey Yoktur�

www.seruven.org

Tam Macera dergisinde yayımlanan Deli G�c�k �izgi romanının �izeri Coşkun Kuzgun ile konuştuk.

- �izgi roman severler sizin �izgilerinizle ilk kez karşılaşıyor, o y�zden sizi �ncelikle tanıtmak istiyoruz. Kendinizden bahseder misiniz ?
- 1961 Muğla doğumluyum. �izgi romanların yoğun olduğu mutlu �ocukluk yıllarından sonra, benim de nasibimi aldığım; ideolojik �alkantıların b�t�n şiddetiyle devam ettiği d�nemlerde, Muğla End�stri Meslek Lisesi Tesviye b�l�m��nde okudum. Daha sonra askerlik d�nemi olan 1981- 83 yıllarını takiben, Muğla b�lgesinde kısa bir d�nem s�ren tabelacılık mesleğinden sonra, 1989 yılında, 28 yaşındayken profesyonel anlamda sanat ve tasarımla uğraşma tutkusunu daha fazla bekletmeden İzmir D.E.�. G�zel Sanatlar Fak�ltesi, Grafik b�l�m�n� kazandım. İzmir�de �ğrencilik yılları da dahil olmak �zere Reklamcılık sekt�r�nde, 17 yıl gibi uzunca bir s�re �alıştıktan sonra artık bu meslekte ulaşabileceğim veya kendimi var edebileceğim bir nokta olmadığını anladım. Dolayısıyla hayatı devam ettirebilmek i�in, asıl yapmak istediğim işleri ertelemenin ve t�kenmenin hi�bir anlamı yoktu. B�ylece, aslında �ocukluk yıllarında karar verdiğim, �izgi roman �izerliğine adanmak i�in, yapmam gereken en doğru kararı verip grafikerlik mesleğini terk ettim. Zaten son birka� yıldan beri �izgi roman �alışmaları yapıyordum. Bu kadar gecikmeye bir �zeleştiri olarak, geriye d�n�k bakıldığı zaman, maalesef benim kuşağımı etkileyen, �nemli kararlar alınması gereken yaşların, hep ge�iş d�nemlerine denk gelmesi ve k�kl� toplumsal değişimlerin, bir değerler karmaşası yaratması �nemli bir etkendir.

-�Deli G�c�k� ten �nce �izgi roman �alışmaları yapmış mıydınız ?
- �Deli G�c�k� ten �nce ilk defa, 2003 yılında, Yaşar Kemal�in, �arpıcı bir tarihsel biyografik romanı olan ��akırcalı Efe� yi senaryolaştırarak, 12 sayfalık bir �alışma yaptım. Bu ilk �izgi roman �alışmamdı; �izgi roman alanındaki s�rekli g�zlem ve �zlemlerimi en iyi şekilde ortaya d�kmem gerekiyordu ve amat�rl�k d�nemine yer yoktu. Bu d�ş�nceyle, bug�n de bir sahneyi olabilecek en iyi şekilde �izmeye �alışıyorum. ��akırcalı Efe� romanında beni en �ok etkileyen, �ocukluğumda kimi zaman b�y�klerden de dinlediğimiz, Ege y�resinde de �ok iyi bilinen �Efe� k�lt�r�n�n i�inde, en sivri, en efsanevi kişilik olan ��akırcalı Efe� nin başarı, g�� ve aksiyon dolu yaşam �yk�s�d�r. �yle ki benzeri, tarihsel d�nem itibarıyla Meksika�daki halk kahramanı �Pancho Villa� yla �rt�ş�yordu. Yaşar Kemal� in kitabın �ns�z�nde; �gelecek kuşakların bu konuya tekrar eğileceğini d�ş�n�yorum� dediği gibi, ben de bu �yk�y� �izgi roman yapmaya karar vermiştim. �stelik romanın anlatımı bunu fazlasıyla hak ediyordu. Maalesef Yaşar Kemal� e başvurduğum halde bir yanıt gelmedi. O d�nemlerde amacım bu �alışmayı, y�re gazetelerinde g�nl�k olarak yayınlatıp, �izerlik mesleğine adım atmaktı. Yine bir sonu� alamadım. Şu bir ger�ek ki, eğer bir değer �retiyorsanız, bunu en iyi şekilde değerlendirebilecek kaynaklara y�nelmelisiniz.

Deli G�c�k �alışmalarından �nce, �akırcalı Efe� nin yanı sıra, yapmayı d�ş�nd�ğ�m �izgi roman projeleri de vardı. Maalesef bunlar şu anda taslak dosyalar halinde bekliyor. İ�eriğe �nem veren birisi olarak ve farklı t�rleri deneyerek, �rneğin Tarantino ve David Lynch filmlerindeki gibi bir sinemasal kurguyu �ağrıştıran, fantastik bilimkurgu ve psişik i� d�nya temalarını ele alan bu �yk�leri, fırsat bulduk�a uygulamayı d�ş�n�yorum.

- Tarzınız İtalyan �izgi romanlarını andırıyor. Hangi �izerleri beğeniyorsunuz, neleri okuyorsunuz?
- �ncelikle, �izgi roman t�r� olarak beni ve benim kuşağımı en �ok etkileyen, yayınlandığı d�nemlerde nerde �retildiğini bile bilmediğimiz �Esse Gesse� ve �Bonelli� yayınlarıdır. K���k yaşlarda �Samim Utkun� ve �Aslan Ş�k�r� �n yaptıkları �izgi roman kapaklarını hayranlıkla izler ve nasıl yapıldığını merak ederdim. �yle ki, kuru boyalarla, imzalarına kadar taklit ederek renklendirme bilgilerimi geliştirmiştim. Biraz daha b�y�y�nce doğaldır ki bu ilgi, daha duyarlı bir şekilde artarak, Bonelli �izerlerine y�nelmeye başladı. �rneğin 14 - 15 yaşlarındayken keşfettiğim, benim i�in bir �zg�ven sembol� olan, destansı �Teks� maceraları; Ticci� nin resimlediği � Vaadedilmiş Topraklar� ve Letteri� nin �izdiği �El Diablero/ Şeytanlar Vadisi� �yk�lerinin b�y�s�n� hi�bir zaman unutamamışımdır. O d�nemlerde defalarca okuduğum, �yle ki nerdeyse kare kare hatırladığım, beni �ok etkileyen ve bir �Teks� tutkunu olmama yol a�an �yk�lerdir. Giovanni Ticci, daha o zamanlarda, hafızama kazınmış bir ustaydı zaten. Daha sonraları �Conan� ı tanıdık ve elbette ki bir �ok usta daha. Tarz sahibi bir�ok �izerden etkilenmemek olası değil, ama �ncelikli olarak, kıvrak �izgileriyle, Alex Nino, John Buscema, İvo Milazzo, farklı bir u� olarak Simon Bisley ve elbette ki bir �ok il�strat�r� derinden etkilemiş olan, fantastik atmosferlerin b�y�c�s�, Frank Frazetta.

Severek okuduğum �izgi romanlara gelince, olanaksızlıklar y�z�nden, maalesef takip edemediğim Amerikan (Marvel - DC - İmage vb. gibi) �izgi romanlarını saymazsak eğer, son zamanlarda okuduğum ve etkilendiğim, B�y�l� R�zgar�ı �zellikle belirtmek isterim. Benim gibi, Western tutkunu okuyucuları da tatmin eden, �zellikle ok�ltizm, telepati, telekinezi, hipnoz, astral seyahat gibi bir�ok sprit�el olgulara vurgu yapan ve bence aslında, hepimize bir ucundan dokunan ama farkına varamadığımız, evrensel değerlere pencereler a�an, mucizevi �yk�ler �retmiş aslında Manfredi. Her biri birer sinema konusu olabilecek ve şimdiden bir klasik sayılabilecek bu �yk�lerden dolayı kutlamak gerek. Teks ve B�y�l� R�zgar dışında, yine Bonelli yayınlarından Dylan Dog, Dampyr, Ken Parker, Martin Mystere, ayrıca Sandman, Hellboy, hi� okuyamadığım Ghost in the Shell de benim i�in se�kin bir yere sahipler.

- Yerli �izgi roman �retiminin azalışını yalnızca ekonomik nedenlere bağlayanlar �oğunlukta, siz de katılıyor musunuz bu g�r�şe ?
- Her şeyden �nce �izgi romanı aşağılayan, t�m �nyargılı ve dar g�r�şl� tutumları bir yana bırakarak yaptığımız işi bir k�lt�r hizmeti olarak algılamamız ve buna inanmamız gerekiyor. Eğer s�yleyecek veya anlatacak bir şeyleriniz varsa, ona ihtiya� duyan birileri de vardır. �rneğin 70�li yıllarda �retilen birka� kişisel yerli �izgi roman yayını vardı ve hi� kimsenin tercih etmek gibi bir derdi olmadığı i�in, her yaştan okuyucuya sahipti. Yerli �izgi roman yayınları i�in ge�mişe baktığımızda sadece onları g�r�yoruz ve onları konuşabiliyoruz. Elbette ki, hi�bir şey ge�mişteki gibi değil. �ncelikle bunun farkında olmak lazım. Bug�n itibarıyla okuyucunun se�me şansının ve beklentilerinin y�kseldiğini anlamamız gerekiyor. En azından bug�nk� �izgi roman okuyucusu daha bilin�li ve belli bir k�lt�re sahip. �stelik insanların t�ketim ekonomisine endeksli yaşama bi�imi y�z�nden, ihtiya� �eşitliliği ve �nceliği de artmış durumda. B�yleyken, zaten �lkemizde kısıtlı olan okuyucu kitlesini -en azından- korumak ve sağlam ilişkiler kurmak i�in beklenmedik bir kaliteyi sunmamız gerekir ki, onlar da bu �r�nlere harcama yapsınlar. Okuyucunun nabzını s�rekli taze tutmak ve beklentilerine kulak vermeliyiz ki, birer marka haline gelebilecek �ok isabetli, uzun �m�rl� karakterler veya alb�mler oluşturabilelim ve okuyucu heyecanla diğer sayıları merak etsin. Bu noktada �retici kitlenin �nemi beliriyor ve bence şu d�nem itibarıyla yerli projelerin zamanıdır diye d�ş�n�yorum. 80�li yıllarda Ali Recan yerli bir �retim modelini yapabildiği kadar hayata ge�irmeye �alışmıştı. Ama o d�nemin alacakaranlığında b�yle bir modelin hayat bulabilmesi i�in erkendi. ��nk� gerekli olan �retici altyapısı, hen�z hazır değildi. (Her ne kadar Ali Recan� a k�f�r seviyesinde hakaret edenler olsa da, onun yaptıklarının olumlu taraflarına odaklanmak lazım) Bug�nse, fanzin veya kişisel �alışmalarla kendisini yetiştirmiş bir kitle var ve g�n�m�z teknolojisiyle bir�ok kaynağa erişmek m�mk�n. �rneğin bazı arkadaşların yurtdışına y�nelik �alışmaları, takdire değer olduğu gibi, dışarıya �ıkmadan, T�rkiye�de de aynı kalitede bir şeylerin �retilebileceğine ve bizim yaptıklarımıza da değer verileceğine olan inancı g��lendiriyor ve bence bu işe g�n�l vermiş daha bir�ok arkadaşı da, cesaretlendiriyor, hırslandırıyor. Bu t�r kişisel başarı �rnekleri arttık�a, bu �lkede yavaş yavaş, �izgi romanı meslek olarak benimseyen bir kitle oluşmaya başlayacaktır. Kendi adıma bu arkadaşların azmini ve zaferini y�rekten destekliyorum. Buradan şunu anlamak gerekiyor ki, eğer bir şeyler �retmeye hevesli ve adanmış bir kitle varsa, o projeyi daha rahat hayata ge�irebilirsiniz. İhtiya� duygusunun belirdiği bu noktadan hareketle, Okur, senaryo yazarı, �izer ve girişimci birbirlerini tamamlayan unsurlar olacaktır. Zaten batı �lkelerindeki benzeri modellere baktığımızda, g�rev paylaşımı ve belli bir yayıncılık anlayışı �er�evesinde istikrarlı bir yayını olan alb�mlerin daha kalıcı bir etkisi olduğu g�r�l�yor.

Daha �nceden maalesef saman alevi gibi yanıp s�nen yerli �izgi roman projeleri bence, ekonomik sebeplerden ziyade, �nceden hesaplanamamış bir�ok a�ık noktası bulunan girişimlerdi. Benzetmek gerekirse; eğer yeterince ışık olmayan karanlık bir mağaraya girecekseniz, yanınıza -en azından- el feneri ve yeteri kadar yedek pil alırsınız, yoksa, o karanlıkta el yordamıyla ilerleyemezsiniz ve d�şersiniz. Dolayısıyla g�n�m�zde, �izgi roman projelerinin �retiminden, okuyucuda yapacağı etkiye kadar her şeyin baştan planlanması ve tesad�flere yer bırakılmaması lazım. Belki hepsinden �nemlisi emek veren herkesin, yayıncısına kadar �izgi roman g�n�ll�s� olması şart. Buna en g�zel �rnek, Marvel�i iflastan kurtaran Avi Arad� ın �izgi roman tutkunu olması veya �r�mcek Adam filmlerinin y�netmeni Sam Raimi�nin �nceden �r�mcek Adam tutkunu olması, tesad�f değil, bilin�li bir se�imin ve planlamanın sonucunda, yapacakları işe inanmış olan ekibin elde ettiği başarının g�stergeleri. Zaten hayatta tesad�f veya şans diye bir şey yoktur. B�yle d�ş�n�ld�ğ� zaman yapacağınız şeyi belirsizliklere terk etmiş olursunuz. Sadece sizin inancınızın g�c� yansımasını bulur; başarı ve zafer olarak geriye d�ner ya da yenilgiyle sonu�lanır.

Ge�mişteki girişimlerin kısa vadeli olması, aslında kimseyi yıldırmamalı, �rneğin yapacağı işe inancı tam olan hi�bir ressam, resimlerim satmıyor diye resim yapmaktan vazge�mez, sadece doğru ��z�mlere odaklanmak beraberinde istenilen verimi ve başarıyı getirecektir. Yerli �izgi roman girişimlerinin okuyucusuyla sağlam bir ilişki kurabilmesi ve yeni okur kitleleri oluşturmak i�in, daha yaratıcı fikirler geliştirilebilir. �rneğin hedef kitlesi �ocuklar olan Yayınevlerine �izgi roman �retimini teşvik etmek amacıyla �neriler g�t�r�lebilir. Medya desteği ��z�mleri �retmek i�in �izgi roman k�lt�r� konusunda belgesel, bilgilendirme ve tanıtıma y�nelik program �nerileri g�t�r�lebilir. Ayrıca internet etkili bir şekilde kullanılarak, tanıtım ve okuyucuların buluşacağı forumlar oluşturulmalıdır. Sonu� olarak, �izgi roman projeleri farklı alanlardaki girişimlerin başarısına �ok ta uzak değil, dolayısıyla d�r�st, ilkeli ve kalite anlayışından �d�n vermeyen bir vizyon i�inde olunduğu s�rece, ��z�mler �oğaltılabilir ve olumlu sonu�lar alınabilir.

- �Deli G�c�k� ilk hikayeye bakıldığında, bir masal kahramanı gibi. �yle mi ger�ekten? veya siz onu tanımlar mısınız?
- �ncelikle s�ylemek gerekirse �Deli G�c�k� projesinin asıl yaratıcısı, karakter tasarımı ve �yk�lerin yazarı Aziz Tuna�dır. �Deli G�c�k� aslında bir masal kahramanı. Zaten ben de onu birka� yıl �nce elime ge�en �ocuklara y�nelik eski bir �izgi roman alb�m�ndeki bir �yk�den tanımıştım. Haksızlıklar karşısında, tepkileri bastırılmış ve sindirilmiş olan Anadolu halkının, doğa�st� g��lerden, ermiş veya bilge kişilerden korkması ve medet umması Deli G�c�k� te simgeleşiyor ve bu inan� doğrultusunda ilahi adalet, Deli G�c�k aracılığıyla tecelli ediyor. Yine halk arasında �delidir, ne yapsa yeridir� s�z�nden hareketle, �Deli G�c�k� kanunları kendisi uygulayan bir �vigilante� gibi de d�ş�n�lebilir. Aynı zamanda, onun �Deli� lakaplı olarak, yaptıklarından sorumlu tutulamaması, ironik ve s�rpriz olaylara da yol a�ıyor. Deli G�c�ğ�n etrafında �r�len bu gizemli tarafı, onun Anadolu s�ylencelerinde bolca bulunan mistik ve fantastik �ğelere de olanak veriyor. Eminim ki, projenin asıl yaratıcısı, Aziz Tuna daha bir�ok s�rpriz �yk� hazırlıyor ve ben de pek �ok okur gibi heyecanla bunları bekliyorum.

Coşkun Kuzgun e-posta adresi: coskunkuzgun@yahoo.com


En Son Eklenen 5 Röportaj

Fabio Civitelli: "K���kken, Annem Uslu Durayım diye �n�me Kurşun Kalemler ve Kağıt Koyardı"
22.12.2007
Portekizli �izgi roman dostlarının, Nisan 2007�de yapılan 16.Uluslararası Moura �izgi Roman Fuarı nedeniyle Civitelli ile yaptıkları g�zel s�yleşiyi sunuyoruz. ...

Ferri anlatıyor
03.11.2007
Federico Castagnola�nın Zagor�un efsanevi �izeri Ferri Gallieno ile yaptığı bir r�portajı aktarıyoruz....

Moreno Burattini: ��ocukluk Kahramanıma Senaryo Yazdığım İ�in �ok Mutluyum�
15.10.2007
Zagor�un yakın d�nemdeki en �nemli senaristi olan Burattini, bu yıl 500.sayısı yayınlanacak �nl� İtalyan �izgi romanını anlatıyor....

�RAK Beş Yaşında
22.09.2007
İstanbul'da dikkatli g�zler birka� yıldır bu d�rt harfi sadece �izgi romanlarda değil duvarlardaki �ıkartmalarda ve afişlerde de yakalıyor. �izgi filmlerin s�t ve kurabiyeyle iyi gittiğini bilen ama i...

�Biz Kendi Ruhumuzu Ararken Bu Hikaye Ortaya �ıktı�
05.05.2007
Setne ve Taş Tanrılar adlı yerli �izgi roman alb�m�n�n yaratıcıları olan Taner ve Yener Duran ile konuştuk. Kamra Yayıncılık tarafından yayınlanan alb�m �izgi roman satan her yerde...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|