22.09.2007

 

�RAK Beş Yaşında

www.seruven.org

İstanbul'da dikkatli g�zler birka� yıldır bu d�rt harfi sadece �izgi romanlarda değil duvarlardaki �ıkartmalarda ve afişlerde de yakalıyor. �izgi filmlerin s�t ve kurabiyeyle iyi gittiğini bilen ama iş yaratmaya geldiğinde onu ciddiye alan bir grup gen� 2002 yılında kurdukları topluluğu artık yeni nesle bırakmış durumda. Merak uyandıran hareketleri, kulaktan kulağa yayılan efsaneleri ile �RAK beş yaşında.

İstanbul'da dikkatli g�zler birka� yıldır bu d�rt harfi sadece �izgi romanlarda değil duvarlardaki �ıkartmalarda ve afişlerde de yakalıyor. �izgi filmlerin s�t ve kurabiyeyle iyi gittiğini bilen ama iş yaratmaya geldiğinde onu ciddiye alan bir grup gen� 2002 yılında kurdukları topluluğu artık yeni nesle bırakmış durumda. Merak uyandıran hareketleri, kulaktan kulağa yayılan efsaneleri ile �RAK beş yaşında.

Arda (Sander), İT� �izgi Roman ve Animasyon Kul�b� başkanı bu konuda konuşmaya alışmış, H�rriyet'in İK eki onlarla bir r�portaj yapmış bile, oysa ne pop�ler k�lt�r�n bir par�ası onlar, ne de anaakım bir iş yapma hatta bu kişisel zevklerini bir işe d�n�şt�rme �abasındalar.

Pekala, �RAK'ın sihri nerede?

Birinci sınıftayken Mimarlık Fak�ltesi'nden isimleri m�him değil birka� arkadaş, G�neş (Direk), Emre (Kovankaya), Deniz (G�k), Yekta (G�rel), ben, genellikle �ukurcuma'daki evi paylaşan insanlar, bunu d�ş�n�yorduk. Ben bol bol -genellikle İtalyan �izgi romanlarını okuyordum, Emre animasyonla uğraşıyordu, Deniz koleksiyoncuydu. Aklımızda �ok b�y�k, �zel bir proje yoktu. Sadece oluşan g�zel �evreyi, sohbetleri resmiyete d�kelim bir yandan da �niversitenin desteğini alarak kaynaklarından faydalanalım, g�sterim yapalım, dedik. Kul�p olmak i�in aşılması gereken b�rokratik engelleri; �ye sayısı, t�z�k meselelerini ben halletmeye �alıştım. Y�netim de bize olduk�a yardımcı oldu.

�n�m�zde herhangi bir �rnek yoktu, yine de başka kul�plerden de bizi rahatsız eden, kemikleşmiş başkan/�ye, eski/yeni kavramlarının bizim aramızda baştan beri yeri olmadı. İsteyen, bir fikirle gelip bir şey yapmak isteyen, o fikri alıp g�t�r�r, hayata ge�irirdi.Neredeyse bir siyasi parti gibi �alışan kul�plerin hiyerarşik yapısının aksine, daha demokratik, �zg�rl�k�� bir yapımız vardı bile denebilir; inisiyatif almak isteyen alırdı, herhangi bir �st kontrol mekanizması yoktu, herkesin her etkinliğe katılması beklenmezdi. �zerinde konuşularak verilmiş kararlardan bahsetmiyoruz, kendiliğinden oldu herşey.

Ne �ıktı ortaya?

Elli k�s�r g�sterim yaptık, bazen salon dolup taşarken, bazen de animasyonları biz bize izledik. Stop motion, animasyon at�lyeleri, ill�strasyon sergileri a�tık. Yapmak isteyip de olduk�a uğraş verdiğimiz ancak sonunu getiremediğimiz bir projemiz de oldu; Tema'nın ilk�ğretim �ğrencilerine g�stermek istediği bir bilin�lendirme filmi projesi i�in karakter oluşturduk, taslaklarını hazırladık, hikayeyi yazdık, �ekim y�ntemini belirledik, t�m filmin storyboardlarını kare kare hazırladık, ancak bu s�re�te bize bir geri d�n�ş olmadığı, bir teslim tarihi verilmediği i�in proje askıda kaldı, biz de olduk�a �alışmış olmamıza rağmen devamını getiremedik. Bitirilen g�zel bir proje ise i�inde bol bol �izim olan bir Taşkışla ajandasıydı. Arkadaşların, biz ajanda �ıkaracağız, diyerek geldiği, bizim �ok karışmadığımız bir projeydi.

Ne yazık ki sonradan aramıza katılan arkadaşların hepsi bu kadar bağımsız hareket edemiyor, yol g�steren biri olsun, etkinlik olsun, katılayım, diyor, s�per bir �st-�rg�tlenme, her sene yapılan belirli şeyler arıyor insanlar. Ama �yle bir şey yok, o sene orada bulunan insanlar ne yaparsa, o oluyor; bir şey yapmazlarsa da hi�bir şey olmuyor. O y�zden o an orada bulunan insanların o ortamı sahiplenmelerine bağlı herşey. Biz sahiplendik, y�r�tt�k. Bizden sonra, şimdilerde, bir şeyler yapılıyormuş galiba, ama olmazsa dağılabilir de, k�t� bir şey değil, neden dağılmasın ki?

Nasıl oluyor da herkesin sizden haberi vardı?

Biz bir şekilde reklam yaparak kendimizi tanıtmaya, anaakım bir şeyler yapmaya �alışmadık, amat�r ruhlu, bu işe hobi olarak bakan insanlardık, bu sayede ağızdan ağıza yayıldı herşey. Sohbet ediyor, iyi insan ilişkileri kuruyorduk, m�thiş, b�y�k bir şey �retmemiş bile olsak, o organik ilişki insanları cezbediyor.

�S�t-Kurabiye� gibi...

Onun �ıkış noktası �ocukluğumuzdaki �sabah kuşağı �izgi filmleri� kavramını yeniden canlandırmaktı. Taşkışla bahar şenliğinde, sabah 9-12 arasında koridora minder atıp, s�t ve kurabiye dağıtarak, duvara He-Man, Voltran, Thundercats gibi eski �izgi filmleri yansıttık; Clementine de aradık ama bulunmuyor ne yazık ki.

Olağan g�sterimlerde de bazen s�t ve kurabiye, bazen patlamış mısır dağıttık, bir şekilde avantgarde bir yaklaşım: ni�in s�t ve kurabiye, ni�in sabah kuşağı �izgi filmleri? Bunlar da insanların bir şekilde bizden haberdar olmalarını sağladı.

B�y�d�n�z, mezun oldunuz ve her şey bitti...

Ben h�l� �izgi roman okuyorum, Martin Mystere, Conan h�l� keyif veriyor bana. Bu projeye ekip olarak başlayıp, ekip olarak bitirdiğimiz i�in hi�birimiz eskisi gibi devam etmiyor tabii ama aramızdan d�nyada bir numara olan Gnomon G�rsel Efekt Okulu'na devam etmek isteyen bir arkadaşımız vardı, bir yıl �zerinde �alıştığı portfolyosunu sunarak kabul edildi. Zafer bundan bir hayal gibi bahsederdi ama hepimizi şaşırtarak bunu başardı

�RAK'ın oluşumunda �niversite-olgunlaşma kaygısı ve �ocuk kalma karşıtlığının payı var mıydı?

Yapılan işlerin en �ocuk�ası s�t-kurabiyeydi, biz animasyonu �ok ciddiye alırdık. Sayısı �ok az olması dolayısıyla �� boyutlu bilgisayar modellemesi şeklinde �retilen animasyonları �zellikle g�sterirdik, toplamda altı uzun metrajlı film vardı. Bunun ve sabah kuşağının dışında hep yetişkinlere y�nelik �izgi filmler g�sterdik. Başından beri nostalji ya da �ocukluğa bir �yk�nme yoktu işin i�inde.

Hobi zaten, mutlu olduğun ve başka bir şey aramadığın eylem durumudur, biz de �yleydik, mutluyduk. Bu da aslında hangi yaşta yaparsan yap �ocuk�a bir şey.

Bu y�nden bakarsan, gelişimini tamamlamış, �nlerindeki b�y�k geleceğin, birka� sene i�inde mezun olup dağılacaklarının bilincinde bir s�r� insan bir araya gelip, �izgi film tartışır, yaratır, g�sterirken, o kendilerini bekleyen gelecekten bir korkuları da vardır belki. �ocukluğun naifliğine, g�zelliğine bir �yk�nme vardır, mutlaka vardır.

R�portaj: Sezgi Uygur


En Son Eklenen 5 Röportaj

Fabio Civitelli: "K���kken, Annem Uslu Durayım diye �n�me Kurşun Kalemler ve Kağıt Koyardı"
22.12.2007
Portekizli �izgi roman dostlarının, Nisan 2007�de yapılan 16.Uluslararası Moura �izgi Roman Fuarı nedeniyle Civitelli ile yaptıkları g�zel s�yleşiyi sunuyoruz. ...

Ferri anlatıyor
03.11.2007
Federico Castagnola�nın Zagor�un efsanevi �izeri Ferri Gallieno ile yaptığı bir r�portajı aktarıyoruz....

Moreno Burattini: ��ocukluk Kahramanıma Senaryo Yazdığım İ�in �ok Mutluyum�
15.10.2007
Zagor�un yakın d�nemdeki en �nemli senaristi olan Burattini, bu yıl 500.sayısı yayınlanacak �nl� İtalyan �izgi romanını anlatıyor....

�RAK Beş Yaşında
22.09.2007
İstanbul'da dikkatli g�zler birka� yıldır bu d�rt harfi sadece �izgi romanlarda değil duvarlardaki �ıkartmalarda ve afişlerde de yakalıyor. �izgi filmlerin s�t ve kurabiyeyle iyi gittiğini bilen ama i...

�Biz Kendi Ruhumuzu Ararken Bu Hikaye Ortaya �ıktı�
05.05.2007
Setne ve Taş Tanrılar adlı yerli �izgi roman alb�m�n�n yaratıcıları olan Taner ve Yener Duran ile konuştuk. Kamra Yayıncılık tarafından yayınlanan alb�m �izgi roman satan her yerde...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|