07.12.2009

 

John Lent: �Amerikan �izgi Romanı Gen�leri Koleksiyoncu ve Spek�lat�rlere D�n�şt�rd��

Şenol Bezci

D�nya �izgi romanının yaşayan en �nemli uzmanlarından biri olan akademisyen John Lent ile �nl� International Journal of Comic Art dergisini ve �izgi romanı konuştuk.

IJOCA nasıl başladı? Akademik bir �izgi sanatları dergisi fikri nasıl ortaya �ıktı?
1987�de başlayıp bir on yıl sonra yayın hayatına son verene kadar bir karikat�r dergisinin idari edit�r� olarak �alışmıştım. Akademik bir dergi değildi ama araştırmacıların bazı ihtiya�larını karşılıyordu. Yani �izgi sanatlarıyla ilgili akademik bir dergiye ihtiya� olduğunu biliyordum. 1990�larda �� yıllık kısa hayatında Inks (M�rekkepler) bu ihtiyacı kısman karşıladı ve ge�en zaman i�inde akademik bir dergi i�in girişimlerde bulunulmuştu. Pop�ler K�lt�r Derneği ve Uluslararası �izgi Sanatları Festivali�nin (ICAF) konferanslarında gen� akademisyenler akademik bir dergiye ihtiya� olduğunu s�yleyip duruyorlardı ama b�yle bir girişim i�in b�y�k para �neredeyse 20,000 dolar- gerektiğini d�ş�nd�klerinden bir şey yapamıyorlardı.

Daha �nce, baş etmek neredeyse imk�nsız denen başka zorluklarla m�cadele etmiştim; bunları birer meydan okuma olarak g�rm�şt�m. 1975-76 yıllarında Malezya/ Singapur/ Brunei �alışma Grubu ve b�ltenini oluşturmuştum, 1994�de Asya Sineması dergisinin edit�r� ve Asya Sineması �alışmaları Derneği�nin �ki her iki alan da o zamanlar tamamen �l�yd�- başkanı olmuştum. 1975 civarında, ortada hi� b�yle bir şey yokken medya �alışmalarını başlatmıştım. Aslında, 1940 ve 50�lerde, daha bir ortaokul �ğrencisiyken bile zorlukların �zerine gidiyor ve yokluğu, eksikliği hissedilen alanlara elimi atıyordum.

Derginin ilk sayısı i�in para bulmaya karar verdim (neyse ki gen� akademisyenlerin tahmin ettiği kadar y�ksek bir meblağ gerekmiyordu).Bir sayfalık bir metin yazıp 1998 yılında ICAF�da dağıttım ve Uluslararası �izgi Sanatları Dergisi adını verdiğim bu dergi i�in yardım istedim. İsimde uluslararasılığı �zellikle kullandım ��nk� Amerikalı akademisyenlerin s�per kahraman �izgi romanlarından başka bir şey bilmediklerinden ve başka bir şeyi umursamadıklarından hep şik�yet ederdim. Benim kendi araştırmalarım ise Amerika odaklı değildi, �zellikle Asya ve Karayipler konularında �alışmıştım. ICAF konferansında bir ka� kişinin projeden şevkle bahsetmesi işe koyulmama yetmişti. Sonraki haftalarda bir ka� kişi 25 dolarlık dergi aboneliği parasını bile g�nderdi. Asya Sineması dergisinin baskı işlerini yapan matbaayla �alıştım ama �nce farklı yazılar bulup, d�zenlemeleriyle uğraştım. Saygın bir tarih�inin 19. y�zyıl Japon karikat�r dergileriyle ilgili yaptığı bir konuşmadan sonra kendisinden konuşma metnini IJOCA�da basmak istediğimi s�yledim. Tarih�i bundan mutluluk duyacağını belirttiğinde doğru yolda olduğumu anladım. İki doktora �ğrencim, T�rkiye�den Aslı Tun� ve Kore�den Daiwon Hyun dizgi ve mizanpaj işlerinde bana �ok yardımcı oldular.

İlk sayı �ıktığında, ilgi g�rmek umuduyla bazı kişilere (ve tabii abonelerimize) dergiyi �cretsiz olarak g�nderdim. K���k bir broş�r hazırlayıp katıldığım konferanslarda dergilerle birlikte dağıttım (bunu h�l� yaparım). ICAF ve Pop�ler K�lt�r Derneği �alışanları toplantılarında dergiyi tanıtıcı konuşmalar yaptılar. B�ylece, yavaş yavaş abonelikler gelmeye başladı; dağıtım kuruluşları ve k�t�phaneler de abone olarak derginin s�rekliliğini sağladılar.

Başlangı�ta dergiye gelen tepkiler nasıl oldu? Dergi nasıl karşılandı?
Tepkilerin iyi ve destekleyici olduğunu s�ylemem gerek. Başlarda k���k meblağlarda parasal destek verenler oldu. Para bittiğinde bağış taleplerinde de bulundum. Unutmayın ki dergiye başladığımızda arkamızda bizi destekleyen bir kurum yoktu; bir �niversite ya da yayınevine bağlı değildik. Bunu �zellikle istemedik ve b�yle olunca işlerin y�r�mesi i�in ekstra bir gayret gerekiyor. Bağımsız kalmayı becerdik ��nk� dergiden kimse para kazanmıyor, ne ben, ne karım Xu Ying, ne Jae-Woon Kwon, ne de bize yardım eden diğer �alışanlar. Ama b�t�n bunlara değiyor.

Bu aşamada karşılaştığınız en b�y�k zorluk ne oldu, yani para bulmaya ek olarak?
Başlangı�taki ve hali hazırdaki en b�y�k zorluk �retim ve dağıtım. Elbette d�zenlemeler ve yazarlarla iletişime ge�mek (ikisini de ben yapıyorum) yorucu bir iş, elektronik posta yoluyla d�zeltmelerin yapılmasını sağlamak ve yazıları formatlamak �ok zaman ve emek istiyor. Diğer bir zorluk da dergileri postalamak. Baskı dışındaki her şey, zarfların hazırlanması d�hil, benim evimde yapılıyor. Bu iş de iki ya da �� kişiyle yapıldığında �ok zaman alıyor. Yaşadığımız b�lgedeki postane bizi yıllarca uğraştırdı. Kanunen yapmaları gerektiği halde zarfların �zerine pul yapıştırmayı reddettiler. Zarfları tarttırıp, her biri i�in gerekli miktarda pul alıp, tek tek yapıştırmak zorunda kaldık. �zerlerindeki sekiz dokuz pulla zarflar bazen reng�renk oluyordu. Şimdi kilometrelerce uzaktaki bir postaneyle �alışıyoruz ama oradaki memur daha yardımsever birisi.

IJOCA benzeri başka bir dergi var mı, bildiğiniz kadarıyla?
Bildiğim kadarıyla hen�z benzer bir dergi yok. Bu boyutta, bu �eşitlilikte bir başka dergi kesinlikle yok: her sayı 600�den fazla sayfa ve y�zlerce g�rsel malzemeden oluşuyor. Her sayıda, sadece �izgi roman değil, �izgi sanatlarının farklı y�nlerine değinen, olabildiğince �ok �lkeden makale yayınlamaya �alışıyoruz. Akademik bir dergiyiz ama ayaklarımız da yere basıyor. Kuramsal makaleler kullanıyoruz ama bunların okunabilir olmalarını da istiyoruz. Dergide ayrıca kitap, dergi ve sergi incelemeleri, karikat�r, s�yleşiler ve anılar da yayınlıyoruz. Olmadık yerlerden ve sıra dışı durumlardan makaleler ve karikat�rle ilgili hik�yeler bulmaya �alışıyorum, mesela yıllık toplantılardan. Belki b�t�n bu nedenlerle pek �ok kereler IJOCA gibi bir derginin daha olmadığı s�ylenmiştir bana.

Peki, IJOCA akademik iklimi ve �izgili sanatların akademideki algılanmasını değiştirdi mi sizce?
Bunu benim değil de başkalarının değerlendirmesi gerekir. Ama pek �ok kereler dergini takdir edildiğini duydum ��nk� dergi bu alandaki araştırmacıların �alışmalarını yayınlamalarına ve akademide onay g�rmelerine olanak veriyor. D�nyanın d�rt bir yanında dergiye abone olan �niversite ve kurum k�t�phanelerine, pek �ok alandan akademisyenin bize g�nderdiği makale ve dergiyi sitemlerine d�hil eden index ve veritabanı sayısına bakarak s�ylersek, evet, akademide bir etkimiz oldu.

Ayrıca, IJOCA�yla bağlantılı olsun ya da olmasın, �izgi sanatları şu anda �nemli bir alan, bu on yıl �nce b�yle değildi. G�n ge�tik�e daha �ok şey basılıyor, bazı yayınevleri �zel diziler yayınlıyorlar; daha �ok konferans, sempozyum ve karikat�r dersi d�zenleniyor, hem de daha �nce bu işlerle hi� ilgisi olmamış, burnu havada olan �niversitelerde bile. �niversite k�t�phaneleri, birincil ve ikincil derecede karikat�r ve �izgi roman malzemesi toplamaya başladı. B�t�n bu ilgiyi ve �alışmaya biz sebep olduk demiyoruz ama k���k bir katkımız dahi olmuşsa, yorulmamıza değmiş diye d�ş�n�yoruz. Biliyorsunuz ya, bazen tek gereken birisinin ilk hareketi yapmasıdır. �oğu insan gibi akademisyenler de kendi k���k odalarına tıkılıp kalmışlardır ve ellerindeki işi kaybetme korkusuyla bu k���k odadan �ıkmaya korkuyorlar. Ama birisinin dışarı �ıkıp, ayakta kalmayı başardığını g�rd�klerinde, onlar da adımlarını dışarı atıyorlar. �izgi sanatları �alışmalarında olan da, bence budur. Sebep ne olursa olsun, �izgi sanatları bir anda saygın, hatta moda oldu.

IJOCA�da yayınladığınız en ilgin� makale neydi?
Bu soruya cevap vermem zor ��nk� sevdiğim pek �ok �alışma yayınlandı dergide. �rneğin, d�nyanın pek �ok yerindeki akademisyenin �izgi romanla nasıl ilgilenmeye başladığıyla ilgili yazı dizisi, �izgi romanlardaki onomotopeia incelemeleri, konuşma balonlarındaki dil, �lke araştırmaları, Latin Amerika karikat�r� sempozyumu, �izgi roman ve �l�m, Asya karikat�rleri vs. ilk aklıma gelenler ama biraz daha d�ş�nsem sevdiğim daha pek �ok yazı gelir aklıma. Galiba b�t�n makaleleri seviyorum ��nk� hepsiyle tek tek ilgilendim. Bir başkası dergideki yazılara bakıp başka bir favoriler listesi oluşturabilir; IJOCA�yı ilgin� yapan da bu zaten, yani eklektik yapısı.

IJOCA�nın okur kitlesini nasıl tanımlarsınız? Kimler okuyor IJOCA�yı?
�oğunlukla akademisyenler ve araştırmacılar diyebilirim. Sadece onlar değil tabii. Karikat�ristler, yayıncılar, �izgi roman ve karikat�r sevenler, koleksiyoncular ve başkaları. Derginin her sayısını g�nderdiğimiz ve okuduklarını sandığımız Danışma Kurulu�nda Will Eisner, Mort Walker, Max, Jerry Robinson, Ralph Steadman, Pran, Art Spiegelman, Arthur Asa Berger, Arturo Kemchs, Chai Rachawat, He Wei, Lat, Miroslav Bartak, ve Tan Oral gibi �ok parlak insanlar var. Aralarında Angoul�me, New York School of Visual Arts, MIT, Victoria & Albert Museum, University of Kent, University of Quebec, University of Helsinki, L� Association, Bilkent, NIAF, Columbia ve Stanford�un da olduğu, 16 farklı �lkeden 92 k�t�phane dergimize aboneler. Dergi 47 �lkedeki kişi ya da kuruma gidiyor. Bu sayılardan da g�rebileceğiniz gibi okur kitlemiz geniş ve farklı meslek sahiplerinden oluşuyor.

IJOCA i�in nasıl bir gelecek �ng�r�yorsunuz?
Doğrusu bir tahminim yok. B�ylesi kurumsallaşmış ve şirketleşmiş bir d�nyada biz bireylerin, herhangi bir tahminde bulunurken g�zetmesi gereken pek �ok unsur var: postalama �cretleri, baskı maliyeti, ekonomik baskılarla işleyen devlet m�dahalesi, rakip dergiler (�zellikle on-line olanlar) vs. Ancak kendimizi olabildiğince kurumsal bağlardan uzak tuttuk; bağımsız ve iş d�nyasının ve h�k�metin a�g�zl�l�ğ�nden koruduk kendimizi. Bunun avantajları da dezavantajları da var. Devamlılık, yani derginin yayınına devam etmesi en �nemli mesele. Ben artık IJOCA�yı idare edemez bir duruma geldiğimde dergiyi devralma ve onu bir t�r kar aracı haline getirmeme istek ve kararlılığında birisinin olması. Ama birilerinin b�yle bir akademik dergiyi s�rd�receğine eminim, IJOCA olmasa bile onu takip eden başka bir dergiyi.

Peki �izgi roman i�in nasıl bir gelecek g�r�yorsunuz?
�izgi romanın, diğer sanat dallarına nazaran pek �ok avantajı, �st�nl�ğ� var. �ok değişik kullanım alan ve işlevleri var: eğitim/�ğretim, propaganda, toplumsal duyarlılık yaratma, eğlendirme, tanıtım, estetik. �izgi sanatları kendini beğenmiş, g��l� h�k�metlere dersini vermekte kullanılmıştır (her ne kadar burada, Amerika�da h�k�metler buna alışık olmasalar da, �zellikle de, g�rd�ğ�m�z en burnu havada h�k�metin h�k�m s�rd�ğ� bug�nlerde), halka temizlik ve sağlıklı beslenme ve AİDS�ten korunma yollarının �ğretilmesinde kullanılmıştır; bizi g�ld�rm�şt�r, hatta kendi komik alışkanlıklarımıza bile g�ld�rm�şt�r ve bize okuyacak ya da bakacak sanatsal değeri olan bir şeyler vermiştir. Kitle iletişim araştırmalarında hep g�z ardı edilmişse de �izgi sanatları �ok g��l� bir iletişim kanalıdır. �yle hemen aklıma gelen bir zayıflığı, dezavantajı da yok ��nk� insanları şiddete y�nelttiği, yanlış yollara ittiği gibi fikirlere katılmıyorum.

�izgi sanatlarının geleceğine gelince� iyi bir gelecek g�r�yorum ��nk� yenilik�i sanat�ılar bu sanat dalını, bir anlamda tekrar tekrar icat ederek canlı tutuyorlar- grafik romanlar, otobiyografik/ alternatif hayat bi�imi konuları, online teknolojisi� D�nyanın pek �ok yerinde ilgini artması ve �zellikle Avrupa, Japonya ve Kore gibi, Amerika�nın �tesindeki coğrafyalardaki �alışmaların dışarı a�ılmasına �ok seviniyorum. �izgi roman deyince artık akla sadece Amerikan s�per kahramanlarının gelmemesi i�imi rahatlatıyor. Ayrıca yaratıcı sanat�ıların �lkeden �lkeye ge�erken kendi felsefelerini, bi�emlerini ve formatlarını g�t�rmeleri de hoş bir şey.

Hoş olmayan ise bu gelişmelerle �zdeşleştirilen �st d�zeydeki şirketleşme ve t�ketim k�lt�r�. Time, Warner, Disney ve News Corpration gibi b�y�k şirketlerin �izgi roman/animasyon işine daha �ok bulaşmalarını istemem. Bu alana tek getirecekleri tek-tipleşme, �izgi kirliliği ve işi ticarileştirme olacaktır. Bu aslında baştan beri olmaktadır ama ge�en on yıl i�inde bu etkiler �ok artmıştır.

Peki bu olumsuz etkilere rağmen Amerikan �izgi romanı neden bu kadar pop�ler?
Belki sorunun cevabı şu ger�ekte yatıyordur: Bildiğimiz kadarıyla �izgi romanın doğuşu Amerika�da olmuştur. Amerikalı �izgi roman şirketleri prototipi oluşturdular ve d�nyanın geri kalanı oluşturulan pazar kurallarına uydular. Hollywood�un sinemada yaptığı gibi, b�y�d�ler ve eğlence sekt�r�n�n bu kısmını y�nlendirdiler. �izgi romanlar İkinci D�nya Savaşı sırasında Amerikan askerleri arasında �ok yaygındı ve bu askerler �izgi romanlarını gittikleri yerlerde bıraktılar. B�ylece Filipinlerde, Avrupa�da ve diğer yerlerde Amerikan �izgi romanları sevildiler. Amerika�da geniş bir �retim ve dağıtım ağı vardı, b�ylece Amerikan �izgi romanı k�şeyi d�nd� ve o k�şeyi kimselere bırakmadı. Elbette �r�n kalitesi de vardı ama aynı kalite Fransa-Bel�ika, İtalyan, İspanyol ve Japon �izgi romanında da vardı. Bence asıl farkı yaratan kimin daha etkili bir �retim sistemine, en geniş dağıtım ağına ve karşısındakini ezme g�c�ne sahip olduğudur.

Bu tarihsel bağlamın dışında baktığınızda Amerikan �izgi romanını nasıl buluyorsunuz? Amerikan �izgi romanının sizce g��l� ve zayıf olduğu y�nler nelerdir?
Amerikan �izgi romanında �ok iyi işler yapıldığını ink�r edemeyiz. Harvey Kurtzman, Will Eisner, Art Spiegelman, Chris Ware, ve pek �ok usta sanat�ının işlerini g�rmezden gelemeyiz. Amerikan �izgi romanının g�c� g�zel hik�yeler anlatmasından ve bunları iyi anlatmasından geliyor. Ge�en zaman i�inde daha �ok sanat�ı geleneksel yolların dışına �ıkıp ya �alışmalarını kendi basıyor ya da k���k bağımsız yayınevleriyle �alışıyorlar. Ayrıca �izgi roman gazeteciliğinde de gelişmeler var . Joe Sacco, Ted Rall, Joe Kubert gibi sanat�ılar bayatlamış, �h�k�met �yle diyorsa doğrudur� haber anlayışındaki Amerikan televizyonculuğunun ve hisse sahiplerinin elinde birer piyona d�n�şen gazeteciliğinin dışına �ıkmaktadırlar. Bu t�r �izgi roman bence b�y�k bir başarıdır.
Amerikan �izgi romanının bu saydıklarımın dışında da başarıları vardır ama zayıflıklarına gelince, Amerikan �izgi romanına h�kim olan anlayıştaki işlere, yani s�per kahraman t�r�ne bakmamız gerek. Bu anlayış �parayı vur� anlayışını empoze ederek, gen� bireyleri okura değil de koleksiyonerlere ve spek�lat�rlere d�n�şt�rd�. Bu yakın zamana kadar kendi i�ine kapanık ve diğer �lke ve k�lt�rlerle alış verişi olmayan bir anlayıştı.

Japonya pek �ok alanda Amerika�nın en b�y�k rakibi. Manga Amerikan �izgi romanı i�in bir tehdit oluşturur mu?
Manga sadece bir s�reliğine tehdit oluşturabilir. Anaakım �izgi romanı her zaman mangayı kendi lehine kullanmayı bilir ve bilmiştir; Marvel�in manga yayncılığına soyunmasında olduğu gibi. Ayrıca, bazı eleştirmenler manga modasının ge�eceğine, manganın cazibesinin yeniliğinden ve kaynaklandığı k�lt�r�n farklılığından geldiğine inanmaktadır.

Japonya gibi �izgi sanatlarında �nemli aşamalar kaydetmekte olan başka �lkeler var mı?
Bazı �lkelerde �izgi sanatları �ok pop�ler ve bu �lkelerden bazıları �alışmalarını �lkelerinin dışına ihra� ediyor. Asya�yı bu konuda dikkate, pek �ok sebeple almamız gerek. Bu sebeplerin başında �in, Hindistan, Kore, Tayvan, Malezya ve Singapur�daki ekonomik b�y�me geliyor. Asya�nın 21. y�zyılım imparatorluğu olacağı s�yleniyor. Adı ge�en �lkelerden �zellikle G�ney Kore, Tayland, �in ve Singapur�da �izgi roman ama daha �ok da animasyon, bir gelişim alanı ve �nemli bir ihra� malı olarak devletlerin dikkatini �ekmişlerdir. Bu �lkelerde devlet festival, organizasyon ve eğitim merkezlerine y�kl� miktarda para akıtmışlardır. Sonu� olarak da bu �lkelerde �retilen �izgi roman ve animasyonların uluslararası festivallerde (Angoul�me, San Diego, Annecy) ve uluslararası pazarda g�r�yoruz artık.

�izgi sanatlarının T�rkiye�deki durumuyla ilgilenme ve bilgilenme fırsatınız oldu mu?
Evet. �lkenizde �izgi sanatlarıyla ilgili en az �� toplantıya katıldığımı hatırlıyorum. Bu yolculuklar sırasında karikat�r dergilerinizi topladım ve pek �ok karikat�rc�yle konuştum. T�rkiye�nin bu konuda �ok g��l� bir geleneği var. Pek az �lkede o kadar �ok karikat�r/mizah dergisi ve uluslararası ş�hret yapmış karikat�rc� g�rd�m. Ve �lkenizde, politikacılarla uğraşan ve onların hatalarını eleştiren cesur karikat�rc�ler de g�rd�m. Bunlardan bazıları, maalesef, hapis ve başka t�rl� cezalara maruz kaldılar. Sonu� olarak, �izgi sanatlarının geleceğinde �lkeniz i�in �ok faydalı olacağına inandığım geniş bir i�erik ve bi�em yelpazesi g�rd�m.



En Son Eklenen 5 Röportaj

John Lent: �Amerikan �izgi Romanı Gen�leri Koleksiyoncu ve Spek�lat�rlere D�n�şt�rd��
07.12.2009
D�nya �izgi romanının yaşayan en �nemli uzmanlarından biri olan akademisyen John Lent ile �nl� International Journal of Comic Art dergisini ve �izgi romanı konuştuk....

�Alb�mlere Devam Edeceğiz�
11.04.2009
Deli G�c�k, Osmanlı Taşrasından Dehşet ve Korku Hik�yeleri alb�m�yle ilgili olarak alb�m�n edit�rl�ğ�n� yapan Levent Cantek ile konuştuk. ...

Y�cel K�ksal: �Ne yaparsın, İş Beklemez�
25.12.2008
Binlerce resim, ill�strasyon, vinyet, kapak ve �izgi roman� Y�cel K�ksal, meslekte emek, enerji ve �zveri dolu 50 yılı geride bıraktı. Nice yıllara�...

Ragıp Derin: �Ortaokulda Tanışmadığım �izer Kalmamıştı�
16.12.2008
Yetmişli yıllardan g�n�m�ze �izgi d�nyamızın en �alışkan �izerlerinden biri olan Ragıp Derin, ge�mişi neşeyle hatırlatıyor. ...

Levent Cantek : "L�auteur fran�ais le plus admir� en Turquie est Moebius"
20.11.2008
La Turquie �tait l�invit�e de la 60�me �dition de la Foire du Livre de Francfort. La qualit� de sa production de bande dessin�e nous a surpris, de m�me que la maturit� de la sc�ne critique qui publie aussi bien des encyclop�dies que des ess...



 

雪茄| 雪茄烟网购/雪茄网购| 雪茄专卖店| 古巴雪茄专卖网| 古巴雪茄价格| 雪茄价格| 雪茄怎么抽| 雪茄哪里买| 雪茄海淘| 古巴雪茄品牌| 推荐一个卖雪茄的网站| 非古雪茄| 陈年雪茄| 限量版雪茄| 高希霸| 帕特加斯d4| 保利华雪茄| 大卫杜夫雪茄| 蒙特雪茄| 好友雪茄

古巴雪茄品牌| 非古雪茄品牌

Addmotor electric bike shop

Beauties' Secret化妝及護膚品

DecorCollection歐洲傢俬| 傢俬/家俬/家私| 意大利傢俬/實木傢俬| 梳化| 意大利梳化/歐洲梳化| 餐桌/餐枱/餐檯| 餐椅| 電視櫃| 衣櫃| 床架| 茶几

Wycombe Abbey| 香港威雅學校| private school hong kong| English primary school Hong Kong| primary education| top schools in Hong Kong| best international schools hong kong| best primary schools in hong kong| school day| boarding school Hong Kong| 香港威雅國際學校| Wycombe Abbey School

邮件营销| 電郵推廣| edm营销| 邮件群发软件| 营销软件|